Marmara Bölgesi'nin Güney marmara Bölümünde yer alan Balıkesir'in kuzeyinde
Marmara Denizi, güneyinde İzmir ve Manisa, güneydoğusunda Kütahya, doğusunda da
Bursa illeri bulunur. Marmara Denizi'ndeki Marmara, Türkeli, Paşalimanı adaları
ile Ege Denizi'ndeki Alibey (Cunda) adaları da il sınırları kapsamındadır.
Marmara Denizi'ne doğru çıkıntı yaparken batısında da Edremit Körfezi Ege
kıyısında geniş bir girinti oluşturur.
Balıkesir, fazla engebeli bir araziye sahip değildir. Toprakları genellikle
büyük ölçüde dalgalı, alçak sırtlarla yarılmış bir plato görünümündedir. Güney
ve doğuda daha da yükselen platonun dağlarla arasında kalan kesimleri, ovalar
içermektedir. İlin kuzeybatısında Karadağ (764 m.), Erdek ve Bandırma Körfezinin
güneyinde Edincik Dağı (360 m.), Kapıdağ Yarımadasındaki Adamkaya Tepesi (803
m.), Sususrluk ve Kocaçay vadileri arasında Sularya (600 m.) ve Gelçal (881 m.)
tepeleri belli başlı engebeleridir. Balıkesir'in en önemli yükseltisi ise, güney
ve doğu kesimindeki, Kütahya sınırının bir bölümünde uzanan Alaçam Dağlarının en
yüksek yeri olan Tilki Tepesi'dir (1.625 m). Ilin güneybatısında Izmir sınırında
uzanan Madra Dağlarının yüksekliği 1.388 m.ye ulaşır. Edremit Körfezi'nin
güneyindeki Kaz Dağının (Ida Dağı) yüksekliği ise 1.767 m.dir. İl sınırları
içerisinde Balıkesir, Manyas, Gönen, Edremit, Burhaniye, Ayvalık, Sındırgı,
İvrindi ve Susurluk Ovaları bulunur. Balıkesir su kaynakları yönünden de oldukça
zengindir. Susurluk Çayı, Gönen Çayı, Koca Çay, Havran Çayı belli başlı
akarsularıdır. Kuş Cenneti, Ulusal Parkı içerisinde yer alan Manyas Gölü,
Çaygören Baraj Gölü ve Tabak Gölü de başlıca gölleridir. Orman örtüsü ilin büyük
bir kısmına egemendir. Doğu kesimlerinde ve kıyıdaki dağlık bölgelerde çam,
meşe, gürgen, ıhlamur ve kestane ağaçlarından oluşan ormanlar bulunmaktadır. Ege
kıyılarında ise daha çok Akdeniz bitki örtüsünün izleri görülmektedir.Marmara
Denizi ve Manyas Gölü deniz ürünleri yönünden önemlidir.
Yüzölçümü 14.456 Km² olan Balıkesir’in 22 Ekim 2000 tarihinde yapılan sayıma
göre toplam nüfusu 1.076.347’dir. Balıkesir ekonomik yönden Türkiye'nin en
gelişmiş illeri arasındadır. Ekonomik etkinliği tarıma dayalıdır. Zeytinyağı ve
sabun üretiminden kaynaklanan sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Zeytin başta
olmak üzere her türlü tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Şeker pancarı, tütün, ay
çiçeği, pamuk, susam, elma, armut ve kış sebzeleri üretilmektedir. Hayvancılığın
bazı kolları çok gelişmiştir. Sığır, koyun ve tavuk yetiştirilmesi bunların
başındadır. Kültür sığırı açısından da Türkiye'nin başta gelen
merkezlerindendir. Arıcılık da yörede önem kazanmıştır. Balıkesir isminin kökeni
yöredeki bir yerleşim alanı olan Achiraus'dan geldiği söylenmektedir. Sonraki
yıllarda RomaImparatoru Hadrianus'un avlandığı bu bölgeye Hadrianoptherai
denilmiştir. Bir başka iddiaya göre de Balıkesir ismi, imparatorun Paleocastra
isimli şatosundan gelmektedir. Selçuklular zamanında buraya Bulak Hisar veya
Balık Hisar denilmiştir. Balıkesir'in tarih öncesine ait bilgiler yeterli
olmamakla birlikte son yıllarda bu bölgede yapılan kazı ve araştırmalar
yoğunlaşmıştır. Yapılan bu kazılarda Ilk Tunç Çağından kalma buluntularla
karşılaşılmıştır. MÖ.2000'lerde Bithynialılar buraya yerleşmişlerdir. Hitit
metinlerinde Assuva olarak anılan Batı Anadolu'nun bu bölgesi, antik çağda Mysia
diye anılmakta idi. MÖ 3000-1200 yılları arasında bu bölgede farklı diller
konuşan Pelasg ve Leleg kolonileri kurulmuştur. IV.Truva katında (MÖ 1800-1250)
antik çağda ismiIda olan Kaz Dağları eteklerinde geçen efsanevi Truva Savaşları
bölge halkını da derinden etkilemişti. Homeros'un Odeseus'unda anlatılan
Argonotlar Arteka (Erdek) ve Kyzikos'a bu dönemde geldiler. MÖ 1200'de
Anadolu'nun batısındaki halkların başlattığı Deniz Kavimleri Göçü sırasında
Yunanistan'dan gelen topluluklar burada buldukları alanlara yerleştiler. MÖ
600'lerden itibaren Mysia bölgesi de Pers Imparatorluğu etkisi altına girdi.
Batı bölgesi satraplık merkezi Deskileion (Ergili Köyü) idi. MÖ 546-547'de
Persler Atina tarafını tutan bütün Adramytion'luları öldürdüler. MÖ 500'de
Persler'e karşı yapılan Ionia ayaklanmasına Balıkesir bölgesindeki antik kentler
de katıldılar. Persler 494'de bu isyanı bastırdıktan sonra, Mysia'da bulunan
kentler de cezalandırdılar. MÖ 480'de Pers Imparatoru Kserkses Yunanistanüzerine
sefere çıkarken Mysia bölgesinden geçti (Maraton Savaşı). MÖ 478-477 Mysia
kıyılarındaki şehir devletleri de Aktika-Dellos deniz birliğine katıldılar. MÖ
410 Kyzikos'u saran Persler'e karşı yardıma gelen Atinalı Alkibiades Bandırma
Körfezinde yaptığı deniz savaşını kazandı.
MÖ 334'de Büyük Iskender Çanakkale Boğazı'ndan Anadolu'ya geçti. Büyük Iskender,
Biga yakınlarında GranikosÇayı'nda; III.Dareios'un Pers ordusunu yenmiştir.
Bundan sonra bölge Persler'den temizlenmiş ve Makedonyalıların hakimiyeti altına
girmiştir.MÖ 323 Iskender'in Babil'de ölümü üzerine generalleri arasında çıkan
savaşlardan sonra Mysia bölgesi Selevkos'lara bağlandı. MÖ 238-263'te Pergamon
Krallığı'nın hakimi olan Attaloslar döneminde bölge, Pergamon yönetimine
girmiştir. MÖ 133'te Pergamon Kralı III.Attalos'un vasiyeti üzerine bölge, Roma
hakimiyetine geçti. MÖ 88'de Adramytion hakimi Diador, Pontus Kralı
Mitridates'in tarafını tutarak çevrede bulunan Latince konuşan binlerce insanı
öldürttü. Sonra da Romalıların intikamından korkarak intihar etti. Roma
Imparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra (MS 395) buraları da merkezi Bizans
olan Doğu Roma yönetiminde kaldı. Bu devirde Balıkesir ve çevresi Bizans eyalet
sistemi içinde Obsikion Theması teşkilatı içinde kaldı. Körfez bölgesi bu thema
içinde Noecastron Theması'na bağlı idi. MS 670'de Istanbul'u kuşatmaya gelen
Arap ordusu Kyzikos'u ele geçirerek yedi yıl burada kaldılar. 718'de ikinci defa
Istanbul'u kuşatmaya gelen Ararplar Bergama ve Edremit bölgesini yağmaladılar.
Malazgirt Savaşı'ndan (1071)sonra, Süleymen Şah Balıkesir bölgesine
gelerekKyzikos'u ele geçirdi(1080), 1081'de Ulubat gölü kıyısında bir Bizans
ordusu yok edildi. Kyzikos ve Poimanenon (Manyas) Türklerin elinde kaldı.
1085'de Süleyman Şah doğuda savaşırken emirlerinden Ilhan Bey kısa süre önce
ellerinden çıkmış olan Kyzikos, Apollonia, Poimanenon ve Edincik dolaylarını
geri aldı.
1086'da Vezir Ebu Kasım, Süleyman Şah'ın ölümü üzerine ayaklanan bazı emirleri
bastırıp birleştirdi. Buraya yerleşen Türkmen beylikleri ilk kez denizcilikle
uğraşmaya başladılar. 1090'da Bizans Imparatoru 1. Aleksios Komnenos Mysia'da
yerleşmeye çalışan Türkmenler üzerine kumandan Eufuryanis Alexaders'i yolladı.
Apollonia'yı kuşatan Bizanslılar kanlı savaşlardan sonra kale kumandanı Ilhan'ı
iç kaleye sığınmak zorunda bıraktılar. Bu olayı duyan Türkmenler yardıma gelince
Bizanslılar geri çekildiler. Ertesi yıl Bizans ordusu, önce Kyzikos'u aldı,
sonra bir baskınla Apollonia'yı da ele geçirerek kaledekilerle birlikte
kumandanı da esir etmişlerdir.
Vezir Ebu Kasım'ın kardeşiIlgazi Iznik'te baş kaldırınca (1092), I.Kılıçaslan
tarafından yenilgiye uğratılarak Marmara kıyıları ve Edremit körfezi'ne kadar
olan yerler ele geçirildi. Buradan Ege adalarına ve Midilli'ye akınlar yapıldı.
Aynı yıl Izmir emiri Çaka Bey'de Edremit'ten Abydos'a kadar olan kıyıları
zaptetti. Ne var ki Haçlı seferleri sırasında buradaki Türkmen boyları etkisiz
hale getirildi ve bundan sonra, yöreye hakim olan Bizanslılar Türkmenlerin
ilerlemesi karşısında fazla direnemedilerse de bölge Bizanslılar ile Türkmenler
arasında sürekli el değiştirdi. Sonunda 1280 yıllarında Karasi Beyliği
Germiyanoğlu yakup bey ile beraber Mysia bölgesine girdiler ve buraya hakim
oldular.XIV.yüzyılın başlarında Karasi Beyliği merkezi Balıkesri olmak üzere
burada kuruldu. Karasi Beyliği önce Anadolu Selçuklularına, 1308-1335 yıllarında
da İlhanlılara bağlı kaldı. karasi beyliğinin toprakları 1345'te Osmanlıların
eline geçmiştir. XVI. yüzyıl ortalarında Celali Ayaklanmaları burada meydana
gelmiştir. XV-XIX.yüzyılları arasında Balıkesir Anadolu eyaletine bağlı bir
sancak konumundaydı.
XVIII.yüzyılın ikinci yarısında merkezi otoritenin zayıflaması ile birlikte,
burası çeşitli ayaklanmalara sahne olmuştur. 1836 yılında yeni oluşturulan
Hüdavendigâr Müşirliğine, 1840'da Hüdavendigâr eyaletine bağlanmış, 1845'te
merkezi Manisa'da olan Saryhan eyaletine katılmıştır. Balıkesir 1888'de kısa bir
süre içerisinde vilayet olmuştur.
II.Meşrutiyetten sonra yeniden sancak olarak yönetilmiştir. I.Dünya Savaşı ve
Kurtuluş Savaşı sırasında yöre, önemli olaylara sahne olmuştur. İzmir'in
işgalinden sonra Yunan ilerlemesine karşı burada toplanan Balıkesir Kongresi'nde
direnme kararı alınmış ve Kuvayı Milliye ile birlikte başarılı direniş
yapmışlardır. Balıkesir'de Yunan işgali 30 Haziran 1920'den 6 Eylül 1922'ye
kadar sürmüştür.Istiklâl Savaşı'ndan sonra 1923 yılında il merkezi olmuş ve 1926
yılında Karesi ismi Balıkesir olarak değiştirilmiştir
Balıkesir yöresinde Adramytteion Thebai, Adramyttion, Akhyraous, Antandros,
Artaka (Erdek), Artemea, Astyra, Aureliane (Havran), Daskleion, Hadrianoutherai,
Koryhantis (Coryphas), Kytonion, Kyzikos, Passandra, Poimanenon (Eski manyas),
Podoselene, Prokennesos (Marmara Adası), Pyrrha, Zeleia (Sarıköy) antik kentleri
bulunmaktadır. Tarihi yapılar yönünden oldukça zengin olan yörede, Yıldırım
Külliyesi (Eski Cami), Zağanos Paşa Külliyesi (1461), Yeşilli Cami (Hisariçi
Camisi), Tahtalı Cami (1452), Hakkı Çavuş Camisi (1352), Ibrahimağa camisi,
Hacıömer (Martlı) Cami (1571), Hacı Ali Bey Camisi, Karaoğlan Camisi, Kasaplar
Camisi, Ibrahimbey Camisi (1466), Sefer Ağa Camisi, Vicdaniye Camisi, Eminağa
Camisi (1897), Çınarlı Cami (1905), Alaca Mescid Camisi, Umurbey Camisi,
Hamidiye Camisi (1898) Şeyh Lütfullah Camisi, Hacı Kaya Cami, Kırımlılar Camisi
(1862), Kayabey Camisi (1907), Ali Suuri Medresesi, Karasi Bey Türbesi,
Hayrettin Efendi Türbesi, Sinan Efendi Türbesi (XV.yüzyıl), Paşa Sultan Türbesi
(1472), Balım Sultan Türbesi, Hasan Baba Türbesi, Çırpıllı Dede Türbesi, Fatma
Sultan Türbesi,Yıldırım Köprüsü, Paşa Hamamı (1461) ve Saat Kulesi
bulunmaktadır. Bunların yanı sıra da yörede çeşitli kaplıcalar, mesire yerleri
ile müzeler bulunmaktadır.
Balıkesir, Marmara ve Ege Denizine kıyı veren Türkiye'nin en çok adasını
bünyesinde barındıran tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle gerçek bir
turizm cennetidir.
Temiz deniz suyunun kumlu plajlara kavuştuğu, parlak yeşil renkli zeytinliklerle
sarılmış koyları, irili ufaklı adaları, dünyada oksijenin en çok bulunduğu
Homeros'un destanındaki İda Dağı, insanlara binlerce yıldır şifa dağıtan termal
kaynakları ile Balıkesir, ülkede turizmin ilk başladığı yerlerdendir.
Doğal Güzellikler ve Mesire Yerleri
Merkez İlçe:
Değirmen Boğazı
Değirmen Boğazı Piknik Alanı: Piknik alanı, Balıkesir- Bursa karayolunun 10.
kilometresi üzerinde bulunmaktadır. Toplam alanı 250 hektardır. Sahada; girişte
satış stantları, içeride kır gazinosu, kafeterya, büfe, çocuk oyun alanları
basketbol sahası ve otopark bulunmaktadır. Piknik alanı çam, servi, söğüt, gibi
52 tür ağacı bünyesinde bulunmaktadır.
Necati Sezgin Piknik Alanı: Balıkesir Edremit karayolunun 40. km.’-sinde
bulunmaktadır. Sahada büfe lokanta, yağmur barınağı, çeşme, piknik üniteleri
gibi ziyaretçilere hizmet verebilecek tesisler yer almaktadır. 45 km hektar
büyüklüğünde kızıl çam ağaçlarının bulunduğu sahada sakin ve huzurlu piknik
yapmak mümkündür.
Çamlık: Şehir kenarında şehre hakim bir tepedir. Çam ağaçları altında dinlenmek
ve piknik yapmak mümkündür.Özellikle gece görünümü çok güzedir. Saha içinde bir
adet Restaurant ve halı saha mevcuttur.
Atatürk Parkı: Şehrin merkezinde, çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı parkımız;
gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana
yayılmaktadır.İlimiz Kuvâ-yi Milliye Etkinlikleri ile Altıeylül Milli Fuarı
etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası
içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır.
Saat Kulesi: Saat Kulesi 1829 yılında Girit’li Mehmet Paşa tarafından İstanbul
Galata Kulesi’nin benzeri olarak silindir şeklinde yaptırılmış idi. 1897
yılındaki deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden
yaptırılmıştır. Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve
kabartma işçiliklerle de süslü hale getirilmiştir.En üst kat kubbe ile örtülmüş
ve büyük bir çan eklenmiştir. Buranın hemen altındaki katta ise dört yöne de
birer saat konmuştur.
Şadırvan: Saat kulesinin yakınında yer almaktadır. 1908 yılında Ömer Ali Bey
zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Pembe granitten yedi sütuna oturan soğan
şeklinde bir kubbe bulunmaktadır. Kemerlerle bağlı sütunların üzerinden yatay
bir silme ve saçak yer almaktadır.
Ayvalık İlçesi:
Alibey Adası
Alibey(Cunda) Adası :Ayvalık’ı açık denize karşı kapayan bu adaya bir köprü ile
karayolundan geçmek mümkündür. Yazları Ayvalık’tan Alibey Adası’na her saat
motor seferleri de yapılmaktadır. Adanın yüksek kesimlerinden boğazların,
adaların, iç içe girmiş koylarının güzellikleri seyre değer. Neo - klasik
hayranları sessizlik ve doğa ile birlikte olmak isteyenler için en uygun
yerdir.Ada merkezinde sıralanmış balıkçı lokantalarında, meşhur Papalina, deniz
mahsulleri, mezeleri ve zeytinyağlı ot yemekleri ile akşam yemeklerinin zevki
hiç bir yerde bulunmaz.
Çamlık : Şehrin hemen kenarında şehre hakim bir tepedir. Çamlarla kaplı tepede
kır gazinoları bulunmaktadır.
Pordoselene Kulesi: Pordoselene Uygarlığı’nın yeri olarak gösterilen Maden
Adasının tepesindeki kuledir.
Taşlı Manastır yada Tımarhane Adası: Çamlık Koyunun tam karşısında kocaman bir
kayalık ve bu kayalığın dibinde küçük bir bina gibi görünen bir adadır.
Tımarhane Adası mucizeleri nedeniyle bu adı almıştır.Adaya zincirlere bağlı
olarak çıkanların,akılları başlarında indikleri söylenmektedir.
Şeytan Sofrası Ve Öteki Tepeler: Şeytan Sofrası harikulade bir tepedir. Deniz,
koylar ve çamlıklar tepeye çıktığınızda ayağınızın altında kalır.Şeytan Sofrası,
yuvarlak bir sofra gibidir. Çepçevre sarp kayaların üzerindedir. Gün batımını
seyretmek için Şeytan Sofrasına gitmek isteyenler Cumhuriyet alanından
dolmuşlarla veya Çamlıktan sonra Sarımsak yoluna devam edildiğinde bir kilometre
sonra sağa işaret levhasını görüp döndüklerinde dar asfalt yolu takip edilerek
ulaşabilirler.
Tavşan Kulakları Tepesi: Şeytan Sofrası’nın yanı başındaki tepedir. Tepeye
çıkıldığında, tavşan kulağı biçiminde, 3 insan boyu yüksekliğinde iki kaya ile
karşılaşırsınız. Dipleri toprakta değil, yatay plakamsı bir kayanın üzerinde
durmaktadır.Manzarası harikadır
Çıplak Tepe: Eskilerin Kalın Dağ dedikleri kraterin tepesidir. Çamlık’ taki
Tenis Kulübünün arkasına düşer. Zirvesinden koyları ve adaları değişik bir
açıdan görme olanağı bulabilirsiniz.
İlk Kurşun Tepesi: Önceki kuşağın “İlyas Peygamber” dediği tepe. Kentin hakim
noktasıdır.Cumhuriyet Döneminde, düşmana atılan “İlk Asker Kurşunu Anısına” “İlk
Kurşun Tepesi” adı verilmiştir. İlk Kurşun Tepesi de mutlaka çıkılması gereken
bir yerdir.
Delikli Taş Ve Kartal Yuvası: Çamlık Koyunda iskeleye gelindiğinde uç kısma
kadar yürüyüp,Tımarhane Adasıyla bulunduğumuz yer arasındaki boğaza
bakıldığında, ayağınızın altından başlayan , denizin içine ilerleyen kayalıklara
eskiler ‘’Kartal Yuvası’’, az ötesinde ve denizden fışkırmış gibi duran delikli,
katran rengi kayaya ‘’Delikli Taş’’diyorlar.
Adalar : 22 adası olan Ayvalık aynı zamanda bir adalar kentidir. Cunda Adası
dışındaki adalarda yerleşim yoktur.
İşte Adaları : Çıplak/ Yuvarlak/ Kamış/ Güneş/ Yumurta/ Kılavuz/ Taşlı/ Yelken/
Yalnız/ Küçük Maden/ Maden/ Alibey(Cunda)/ Hasır/ Dolap/ Kutu/ Balık/ Kayabaşı/
Çiçek / Kız/ Poyraz/ Tavuk.
Edremit İlçesi:
Yunus Emre Parkı: Edremit girişindedir.Çay bahçeleri,havuzu ve çiçekleri ile
güzel bir dinlenme yeridir.
Zeytinyağı Fabrikaları: Sızma ve kontinü denilen sistemlerle zeytin meyvesinin
sıkılarak zeytinyağı elde edilen fabrikalar şehir merkezinde görülebilir.Ayrıca
zeytin,zeytinyağı,sabun gibi ihtiyaç maddeleri ticareti yapan bir çok dükkan ve
mağazalar görülmeye değerdir.
Akçay: Özellikle deniz turizmi açısından büyük önem taşıyan Akçay’da, bir çok
otel,motel,tatil köyü ve kamplar mevcuttur.Bunun yanı sıra eğlence
yerleri,yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. Her yıl Ağustos ayı içerisinde Akçay
Belediyesince Zeytin Festivali düzenlenir.
Denizden Fışkıran Tatlı Sular Akçay’ın en büyük özelliği içme suyunun çok bol
oluşudur.Bunun bir kanıtı da denizden fışkıran artezyen sularıdır.Akçay
iskelesinin sağ ve sol taraflarında etrafı taşlarla çevrili tatlı su
artezyenlerini görebilirsiniz.
Sarıkız Heykeli: Akçay’ın merkezi Barbaros Meydanında Turizm Danışmanın ön
kısmındadır.Sarıkız anısına Edremit Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin
önündeki havuza Sarıkız’dan dilekte bulunanlarca bozuk para atılır.Sarıkız
türbesi de Kazdağı’nın zirvesinde Sarıkız Tepesinde bulunmaktadır.
Altınoluk:
İzmir-Çanakkale yolu üzerinde bulunan Altınoluk Edremit’e 25 km.Akçay’a 17 km.
uzaklıkta olup önemli turizm beldelerinden biridir.Doğusundaki 215 metrelik bir
tepenin üzerinde bulunan antik Antandros kentini çıkarma çalışmaları devam
etmektedir.Altınoluk Anfi tiyatroda çeşitli kültür ve sanat festivalleri
sürdürülmekte ve Ağustos ayı içerisinde Altınoluk Festivali
düzenlenmektedir.Altınoluk’ta dağ kısmında çay bahçeleri,sahil kesiminde de
konaklama,yeme-içme ve eğlence yerleri yer almaktadır.Günlük tekne turları
düzenlenir.
Şahinderesi Kanyonu:Altınoluk sınırları içinde bulunan kanyon oksijen yoğunluğu
açısından dünyada Alplerden sonra % 55 le ikinci sıradadır. Kazdağları’nın
Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk’u tepeden görür.Temiz kaynak
suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir.Ayrıca bir konaklama tesisi ve
restoranı bulunmaktadır.
Subaşı: Altınoluk’un 2.5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında
şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır. Asırlık çınar ve ceviz
ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde
oturabileceğiniz kır gazinoları vardır.
Bent: Altınoluk’un 2 km doğusunda Şahin dere’nin düzlüğe çıkış noktasındadır.
Belediye tarafından 40 yataklı bir otel yaptırılmıştır.
Mıhlı Çayı: Balıkesir- Çanakkale il sınırındadır.Altınoluk-Küçükkuyu
istikametinde Altınoluk’tan 5 km. ileridedir. Mıhlı Çayı’ndan iç kısımlara doğru
gidildiğinde Baş değirmen Mevkii gelir.Baş Değirmen Köprüsü Roma mimarisi ile
yapılmış olup, eski zamanlarda Truva’ya giden tek ulaşım yoludur.Bugün ise
yöredeki zeytinliklere ve trekking yapanlara yol vermektedir. Bu mevkide ayrıca
küçük göletler ve şelaleler bulunmaktadır.
Güre:Akçay’dan 4 km. ilerisinde, Çanakkale yolu üzerindedir. Kazdağı eteklerinde
bulunan belde , özellikle sıcak suları ile ünlü termal turizm yöresidir. Çeşitli
hastalıklara şifa olan 64 derecedeki kaplıca suyu, tesisleri ile yıl boyunca
yerli ve yabancı turistlere açıktır. Belde merkezinde bulunan mini anfi
tiyatroda çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri yapılmakta, ayrıca Ağustos ayı
içerisinde, Güre Sarıkız etkinlikleri, Güre Belediyesi tarafından organize
edilmektedir. Pınarbaşı piknik yeri, Milli Park’ın rekreasyon alanlarından
olup,otoparkı mevcuttur.Piknik için idealdir.
Güre Gelinçamı Piknik Yeri:Güre Köyü’ne 3 km mesafede halka açık bir piknik yeri
Güre’den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesince
yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır.
Pınarbaşı Pik.Alanı:Güre Köyü sınırları içinde Akçay’a 6 km mesafede bir piknik
yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal
bir köşedir. Orman Müdürlüğü’nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde
Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır.
Zeytinli Çay Bahçesi: Zeytinli Çayı’nın kenarında bulunan bu piknik ve mesire
yeri, Zeytinli merkezden 500 metre ileridedir.
Sutüven Çağlayanı: Zeytinli-Beyoba üzerinden ulaşılan çağlayan görülmeye değer
yerlerdendir. Kızılkeçili Çayı üzerindedir.
Hasan Boğuldu: Kızılkeçili Çayı üzerinde bulunan Sutüven Çağlayanının biraz
ilerisinde doğal kayanın havuz haline dönüştüğü güzel bir piknik yeridir.Masa ve
oturacak yerler vardır.
Zeytinli:Akçay-Edremit karayolundan 2 km. içeride bulunan Zeytinli Beldesi
Kazdağı eteklerinde kurulmuş şirin bir kasabadır. Mehmetalan Köyü’nden Kazdağı’
nın zirvesine ulaşılır. Hasan Boğuldu ve Sutüven Şelaleleri hemen Zeytinli’ n in
1-2 km. üstündedir. Beyoba Köyü’ den sonra bu şelalelere ulaşılır. Zeytinli’ de
eski sistem zeytinyağı elde edilen fabrikaları gezebilirsiniz.
Zeytinli Altınkum Mevkii: Zeytinli’nin Akçay bölgesinde bulunan Altınkum mevkii;
belediye plajı,çay bahçeleri,otel,motel,pansiyon yeme-içme tesisleri ve eğlence
yerleri ile turizme hizmet sunmaktadır.
Kızılkeçili-Çağlayan: Kızılkeçili Çayı Sarıkız yaylasından çıkarak, derin ve
geniş bir vadide ilerleyerek Kızılkeçili Köyü’nün yanından geçer. Kızılkeçili
Akçay’a 2 km. uzaklıktadır.Çağlayan piknik yeri köyün hemen yanı başındadır.Çay
kenarı piknik için son derece elverişli olup,ulu ağaçların gölgelediği şirin bir
köşedir.Akçay-Kızılkeçili arası yürüyüş yapmak isteyenler için son derece
uygundur. Köyün merkezinde ayrıca şirin bir çay bahçesi mevcuttur.Sutüven
Şelalesine bu köy üzerinden de ulaşmak mümkündür.
Edremit Hanlar Mevkii: Edremit’ten 25 km. uzaklıkta Kalkım yolu üzerinde ulu
çınar ve çam ağaçlarının gölgesi altında sıcak yaz aylarında serin havayı
soluyabileceğimiz ve aynı zamanda piknik yapabileceğimiz geniş bir
alandır.Devamlı akan buz gibi suyu masa ve sandalyeleri ile çocuklar için
kurulacak hamaklarla huzurlu bir tatil günü geçirebileceğiniz bir yerdir.Hanlar
Mevkiine gelmeden önce Edremit’ten 14 km. sonra Talim Alanı denilen mevkii de
halka açık piknik yeri olarak düzenlenmiştir. Masa,WC ve çeşmeler mevcuttur.
Çamlıbel-Şarlak Piknik Yeri:Akçay’dan 6 km. ileride Çanakkale yolu üzerinde
bulunan Çamlıbel Köyü, Kazdağ eteklerinde kurulmuş şirin bir köydür. İdaköy
Çiftlikevi, Zeytin-bağ gibi küçük dağ tesisleri mevcuttur.Köyün hemen üst
tarafında Şarlak Piknik yeri muhteşem deniz ve dağ manzarasında yemek yiyip
piknik yapabileceğiniz şirin bir köşedir.
Kavlaklar: Güre’den Altınoluk istikametine giderken sağa dönüldüğünde Kavlaklar
Köyü’ne yönelmiş olursunuz.Burada hizmet veren Ali Baba’ nın yerinde muhteşem
bir manzara eşliğinden piknik yapabilir veya buradaki servisten
yararlanabilirsiniz.Ali Baba’ nın yerinin diğer adı “KÖRFEZİN BALKONU” dur.
Güre’ nin sahil kısmında Orman Bakanlığı’nın kampı bulunmaktadır. Kamp için son
derece idealdir, konaklama ve yeme-içme tesisleri vardır.
Bandırma İlçesi
Atatürk Parkı: Bandırma limanının arkasında, Erdek yolu üzerinde yer alan ve
bölge halkı tarafından Ziraat Bahçesi olarak bilinen Atatürk Parkı,yeşil ve
ormanlık olan bu yer Bandırmalıların gezi ve piknik yaptıkları yerdir.. Atatürk
Parkı şehrin dışında yer almaktadır. Bandırma sanayi’i şehri olma yolunda hızla
ilerlemektedir. Bu nedenle de kentin etrafındaki bitki örtüsü fazla
korunamamıştır. Şehrin merkezinde ve yakınında var olan az sayıdaki ağaç da
çevredeki fabrika atıklarının kurbanı olmuştur. Bandırma’da ve yakın çevresinde
bu büyüklükte ağaçlık alan sayısı yok denecek kadar azdır.
Bigadiç İlçesi
Yörücekler: Bigadiç'e 7 km Simav çayı kenarında, Yörücekler Köyü’nün tam
karşısında devasa çınar ağaçlarının çardak gibi örttüğü 20 dönümlük geniş bir
alan. Hafta sonu, arabasına mangalını, yiyeceğini, içeceğini koyan buraya
gelerek yemyeşil çınar gölgesinde su sesi, kuş cıvıltısı içinde tabiatla koyun
koyuna olmanın hazzını yaşarlar.
Cevizli:Balıkesir-Bigadiç yolu üzerinde ve Bigadiç'e 3 km mesafededir. Çok geniş
bir çim alan, ceviz ağaçlarının gölgelediği enfes bir dinlenme yeri.
Belediyemizin tuvalet ve çeşmelerle tamamladığı bu güzel mesire yerinde yere
hiçbir örtü ve yaygı sermeden yumuşacık çimlerin üzerine sere serpe
uzanabilirsiniz.
Bigadiç Kalesi :İlçemizin doğusunda bulunan tepe üzerinde MS.. XI. yüzyılda
Bizanslılar tarafından yapılmış Achyraos Kalesinin harabesi bulunmaktadır. Yunan
işgali döneminde karargah olarak kullanılan kalenin dış surları, yılların
tahribatına rağmen günümüze kadar gelebilmiştir.
Hisarköy:İlçe merkezine 23 km. mesafede bulunan Hisarköy'ün etrafı antik
kalıntılarla kaplıdır. Köy içinde Tonozlu köprü ve tüneller, postamentler,
tiyatro ve yazılar dikkate alındığında buranın, Roma devrinde mühim bir kaplıca
merkezi olduğuna işaret eder. Yıllarca yabancı arkeologların ilgisini çeken ve
araştırmalarına konu olan Hisarköy hakkında en kapsamlı çalışmayı 1979 yılında
Alman arkeolog Elmar Schwerthein yapmıştır. Roma dönemine ait bir çok kalıntının
bulunduğu Hisarköy, ülkemizin vitrine edilmemiş ilginç turistik yerlerindendir.
Burhaniye İlçesi
Ören:Yalnızca tarihi değil aynı zamanda Doğal Sit Alanı olan ÖREN’deki asırlık
palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek
tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile YEŞİL ÖREN kimliği de güvence
altına alınmıştır. Tertemiz suyu ve ince kumu ile ünlenen Ören Plajı, 2000
yılında bu ününü Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (Feee) tarafından verilen ve artık
tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçütü” olan Mavi Bayrak ile tescil
ettirmiştir.
İskele Mahallesi : Güzel bir balıkçı köyü görünümündeki İskele Mahallesi Yat
Limanının bitmesiyle birlikte apayrı bir kimliğe bürünmüş ve geleceğin yat
turizmi merkezi olma yolunda ilk adımı atmıştır. Sahildeki balıkçı lokantaları ,
çay bahçeleri ile ayrı bir özelliğe sahiptir. Denize de girilebilmektedir.
Öğretmenler Mahallesi : Pek çok turistik konaklama , eğlence , yeme-içme,
alışveriş ve dinlenme tesislerinin bulunduğu bir sayfiye yeridir. Çok geniş ve
güzel bir kumsala sahiptir.
Seklik Çamlığı : İlçe merkezine 3 km. uzaklıktaki Seklik Çamlığı, zeytin ve çam
ağaçları ile kaplı doğal bir mesire yeridir.
Ayaklı Kır Bahçesi : Burhaniye - Ören güzergahında , Ören sınırında bulunan
Ayaklı Kır Bahçesi yeşilliklerle kaplı ve bol su kaynaklarına sahip bir mesire
yeridir.
Taylıeli Köyü : İlçe merkezine 7 km. , İskele Mahallesine ise 1,5 km. uzaklıkta
olan Taylıeli Köyü Burhaniye açısından tarihi öneminin yanısıra tüm körfeze
hakim manzarası ve doğal köy ortamıyla da eşsiz bir dinlence yeridir. Gündüz
yeşilin binbir tonu , akşam güneş batışının muhteşemliği , gece de körfez
ışıklarının denizdeki parıltıları en güzel buradan izlenebilir.
Dursunbey İlçesi:
Suçıktı Mesire Yeri: Kaynağın geçmişteki yeri tarihi bilinmemekle birlikte, akış
yönüne bıraktığı kireç çözeltilerinin kalınlık ve şekillerine göre en az 10
asırlık geçmişi olabileceği tahmin edilmektedir. Bu mesire yerindeki çınar
ağaçlarının yaşları da bu tahmini doğrulamaktadır. Yurdumuzda herkesin gezip
göreceği ender güzellikte yerlerin başında gelmektedir. Burada bir kafeterya ve
alabalık lokantası mevcuttur.
Saz Mesire Yeri: İlçenin içinde oldukça geniş bir yeşil alan olan saz mesire
yeri, kavak ağaçları ile dolu kenarında Suçıktı deresinin aktığı güzel bir
dinlenme alanıdır. Burada bir aile gazinosu, halı saha ve yüzme havuzu tesisi
vardır. İlçenin geleneksel panayırı burada yapılmaktadır.
Çınarlı Pınar Mesire Yeri:İlçe merkezine yaklaşık 3 km mesafede bulunan içme
suyu kaynağının çevresinde eşsiz çam ağaçlarının bulunduğu yeşil bir alan ve
dinlence yeridir.
Orman İçi Dinlenme Yerleri: İlçede doğal güzellikler sahip yerlerde Orman
İşletmesi tarafından mesire yerleri ve dinlenme evleri yapılmıştır.
Yayla Tesisleri: Orman İşletme Müdürlüğü’nün Sakız Köyü civarındaki Yayla
İşletme Şefliği idare binası yanında tesis edilmiştir. Civarındaki geyik karaca
bakım istasyonu vardır. Merkeze uzaklığı 30 km olup 14 yatak kapasitelidir.
Değirmenek Tesisleri: Alaçam İşletme Müdürlüğü Değirmenek Şefliği bünyesinde bir
misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 26 km olup, 10 yatak kapasitelidir.
Alaçam Tesisleri: Alaçam İşletme Müdürlüğü Alaçam Şefliği bünyesinde bir
misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 28 km olup, 15 yatak kapasitelidir.
Candere Tesisleri: Orman İşletme Müdürlüğü’ nün Candere Şefliği bünyesinde bir
misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 35 km olup, 10 yatak kapasitelidir.
Gölcük Şefliği: Alaçam İşletme Müdürlüğü Gölcük Şefliği bünyesinde bir
misafirhaneden ibarettir. Merkeze uzaklığı 30 km olup, 80 yatak kapasitelidir.
Faruk Şeker Orman içi Dinlenme Tesisleri: Dursunbey İşletme Müdürlüğü idare
binası üzerindeki çamlık alanda kır gazinosu ve piknik yeri ünitelerinden
oluşmuştur.
Gömeç İlçesi:
Atatürk Kayalıkları: İlçemizin içinden geçen Çanakkale-İzmir yolu üzerinde sağ
taraftaki dağlara dikkatlice bakıldığında, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün heybetli
profili görülür.
Koca Çınar: İlçemize 8 km uzaklıkta, Ulubeyler Köyü’nde 850 yaşında çevresi 12 m
olan çınar ağacı.
Kız Çiftliği: İlçe Merkezinin 3 km kuzey batısında Edremit körfezinin Antarak
Burnu ile Kara Tepe Burnu arasında kalan koyun kıyısında höyük üzerine bulunan
tarihi bir çiftlik evi doğal yapısıyla görülmeye değerdir
Gönen İlçesi
Alacaoluk Kalesi: Gönen’in batısında Alacaoluk Köyü yakınındadır. Şu anda temel
kalıntılarından izler bulunmaktadır. Gönen’e 15 km uzaklıktadır.
Babakaya Kalesi: Gönen’in 7 km kuzeybatısında kalan kalenin kalıntıları belli
belirsizdir. Granit taşlarından yapılmıştır. Mesire yerleri olarak; İlçeye 21 km
uzaklıktaki Yeşil Değirmen ile 7 km uzaklıktaki Dereköy ve 8 km uzaklıktaki
Armutlu’ dur.
Havran İlçesi
Çınarlıhan: İlçeye 18 km uzaklıkta, Havran- Yenice yolu üzerinde bir mesire
yeridir. Tamamen çamlık olan bu yere ismini veren asırlık çınarları, soğuk ve
bol suları ünlüdür. Ayrıca Kumluca Mevkii’ndeki şelaleler görülmeye değer.
Serhat: Havran ’ın 2 km kuzeydoğusunda asırlık kızılçam ağaçları ile kaplı
mesire yeridir. Özellikle Hıdrellez’den bir ay önce başlayıp Hıdrellez’e kadar
tüm halk buraya gelir. Eybek suyu da getirtilerek halkın rahat kullanımına
açılmıştır.
Eybek Kulesi: Eybek orman yangınları gözetleme kulesi 1980 yılında yapılmıştır.
Çınarlıhan Orman İşletme Şefliği’ne bağlıdır. 920 m yükseklikte olan kulenin
bulunduğu yöreye ‘kale’ mevkisi denilmektedir. Bütün Edremit ve Havran Ovası ile
Thebe şehri harabeleri buradan görülmektedir. Etrafı karaçam, meşe ve yer yer
kestane ağaçları ile kaplıdır.
İnönü Mağaraları: Havran çevresinde prehistorik (tarih öncesi) kültürün
aydınlatılmasında rol oynayan en önemli yerdir İnönü Mağaraları. İlçenin
yaklaşık 8 km güneydoğusunda yer alan mağaralar 381 m rakımlı Kocaçal Tepesinin
kalker yapılı sarp güney yamaçlarında Havran çayının kuzeyinde İnboğazı’ nın
batı ağzında yer almaktadır. İnönü Köyü yakınlarında bulunan ve ‘Devadamı,
Karanlık, Aydınlık ve Andık’ mağaraları adını taşıyan bu mağaralarda, en esaslı
araştırma 1949 yılında İ.Kılıç KÖKTEN tarafından yapılmıştır. Söz konusu
mağaraların en büyüğü olan Karanlık Mağara’da çalışmaya başlayan KÖKTEN,
mağaranın yukarıdan aşağıya tespit ettiği üç tabakadan ikincisinde Grek-Roma
malzemesine rastlamıştır. Bu seviyelerin bir köşesinden toplu olarak pişmiş
topraktan yapılmış içleri boş eli davullu karnında aslan kabartması bulunan, su
taşıyan ve çeşitli başlıklı kadın erkek adak heykelcikleri çıkmıştır.
Kibele Kültü’nün bu mağarada yaşamış olduğunu göstermesi bakımından,
heykelcikler birer belge olmuştur. Bakır devrine ait olduğu, ikinci katta siyah
çömlek ve küçük boy değirmen taşları çıkmıştır. Bunun altındaki tabakada; kap
kırıkları,seramik parçaları, çakmak taşı ve kemik eşyalar bulunmuştur. Aşağıya
inildikçe malzemenin kahverengi siyah perdahlı, tek ve kazıma çizgi süslü
seramiğe döndüğü belirtilmiştir. Aynı mağaranın bazı yerlerinde Paleolitik
devrinin varlığını gösteren başka buluntular da tespit edilmiştir.
Taş Devri ve Maden Devri’ne ait buluntulardan anlaşıldığına göre, MÖ.50.000
yılından itibaren Havran ve çevresinde yerleşim izleri görülmektedir. İn boğazı
Mağaralarında 1997’de Balıkesir Müzesi’nin girişimleriyle yeni bir araştırma
yapılmıştır. Aynı mağarada Roma Dönemi’ne ait keramik parçalar, adak
heykelcikler ve kap parçaları ile Bizans Dönemi’ne ait tabak parçalarına
rastlanılmıştır.
İvrindi İlçesi
Kayapa Beldesi Kızılcık mevkii piknik alanı, Gökçeyazı beldesi belediye bahçesi
ve Milli Egemenlik Koruluğu, Madra Dağı(Alabalık doğa yürüyüşü), B.Yenice
Beldesi Asar kalesi Gömeniç Kalesi, Deliktaş Kaleoba Köyü görülmeye değer
yerlerdendir.
Kepsut İlçesi
Kışla; Tekkeışıklar Köyü üzerinde, eski yıllarda Ziraat Mektebi ve Askeri Kışla
olarak kullanılan mekan, taş duvarları mevcut olup piknik ve tarihi amaçlı çevre
düzenlemeleri yapılmış, mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Elma Gediği; Serçe Ören Köyü’ne bağlı mahalle olarak yerleşim birimi kurulmuş,
diğer yörelere göre farklılık arz etme olup, alabalık üretme çiftlikleri
bulunmaktadır.
Su Uçtu; Elmagediği Mevkiinden 12 km sonra olup, oldukça yüksek bir tepeden akan
bir şelale mevcuttur, bu nedenle su uçtu olarak anılmaktadır. Piknik yeri de
mevcuttur.
Dereli Köyü Piknik Yeri; Mekan, ilçeye 10 km uzaklıkta olup, Simav Çayı
bitişiğindedir. Alabalık ve tatlı su balıkları bulmak mümkündür.
Kepsut Su Çıktı Mesire Yeri: Gelendoros Dağı Eteğinde Farklı bir mekan Kepsut -
Dursunbey İlçe Sınırının buluştuğu yerde (Eski Dursunbey - Kavacık Yolu üzeri)
Sındırgı İlçesi
Kertil- Çamurlu: Balıkesir –İzmir karayolu üzerinde yer alan dinlenme tesisi,
orman içinde yer almaktadır ve Sındırgı İlçesi’ne 8 km uzaklıktadır. Günübirlik
olarak düzenlenmiş piknik alanları ve restaurantlar mevcuttur.Çaygören Barajı,
Kuvâ-yi Milliye Anıt parkı ve tarihi Cüneyt köprüsü ile Emendere ve Hisaralan
kaplıcaları da görülmeye değerdir.
Manyas İlçesi
Gezi Yeri ilçemize bağlı Soğuksu Köyü’nde bulunan Kale kalıntıları, Mesire yeri
olarak da Cumhuriyet Köyü hudutlarında bulunan Ketenlik Mevkiidir.
Susurluk İlçesi
İlçede gezilebilecek yer olarak Çataldağ içerisinde Aygır Çeşmesi, Bıçkı Deresi,
Farafat orman içi yerleri vardır. Mesire yeri olarak; Çaylak, Yahyaköy Yandım
Çavuş ve Günaydın Göleti çevresi görülmeye değer
Erdek İlçesi
Çakıllı olmayan altın renkli kum şeridinin baştan başa sardığı Erdek sahilleri,
Türkiye’nin en güzel tabii plajlarındandır. Narlı, Ocaklar ve İlhan Köyü tabii
kumsallarla çevrilidir. Erdek’e 1 km uzaklıkta bulunan Apostol(Çifte Oluklar)
Seyitgazi(Adak) Tepesi, Palata Çeşmesi, Muhla Kalesi başlıca mesire
yerlerindendir.Ayrıca kıyı şeridi boyunca uzanan Ocaklar, Narlı, İlhan Köyleri
ve Paşalimanı Adası gezilip görülmeye değer yerlerdir.
Şehir Surları: Aşağı Yapıcı yolundan gidildiği takdirde köy yakınındaki
Demirkapı Mevkii’nde bazı şehir suru kalıntıları görülür. Bu kalıntılar Erdek
Körfezi’ne kadar uzanır.
Kaleler :Seyitgazi Tepesi’nde sekiz adet kale vardır. Ayrıca 5 km kuzeyinde
Muhla Kalesi bulunmaktadır.
Marmara Adası
Ada, yeşille mavinin kucaklaştığı doğal plajlarla kaplıdır. Avşa, Ekinlik
Adaları ile dibi mermer olan Saraylar Köyü’ndeki mermer plaj, en ilgi çekici
olanlarıdır.
Avşa Adası’nın dört bir yanının koylarını her gün gezi motorları ile veya kendi
vasıtanızla gezebilirsiniz Bunlardan en ünlüleri Çınar Koyu,Mavi koy, Değirmen,
Manastır, Beyaz Saray, Kumburnu, Kumtur, Yiğitler’dir.