Kent merkezi çok sayıda güzel sivil mimarlık örneklerine sahip olmakla
övünmektedir. önce aracınızı valilik binasının bulunduğu meydana açılan
caddelerden birinde park edin, kuzeye 100 metre yürüyün arasta'ya (tarihi pazar)
girin. Arasta 'da bulunan semerci, ayakkabıcı, berber, nalburiye dükkanları,
merkezindeki şadırvan, küçük işyerleri ve lokantaları ile 20. yüzyılın
başlarında dondurulmuş gibidir. Pazarda aynı zamanda geleneksel anı eşyaları
yanında dokuma ürünleri satan dükkanlar vardır. Acıkırsanız, küçük çalışan
lokantalarından herhangi birine giriniz. Menülerinde denemeniz gereken
geleneksel yerel yemekler olan diş dolması, keşkek ile karşılaşıcaksınız.
Yemekten sonra Helvacı Tahsin'e gitmeli, yerel tahin helva ve yerel tatlı
Çıtırmak 'ı denemeyi unutmamalısınız. Pazarda dolaşırken eski saat kulesi
dikkatinizi çekecektir. 1895 yılında Rum usta Fulvarita tarafından yapılmış olan
kule halen onun imzasını taşımaktadır ve kuledeki saat halen çalışmaktadır.
Tarihi Muğla evlerinin en güzel örnekleri Saburhane 'nin eski kısımlarında ve
Arasta'nın yukarısında elektrik santralinin üst kısımlarındadır. Başlıca dini
yapılar; Kurşunlu cami (1493), Pazar Cami (1842) ve Şahidi Cami 'dir. Şeyh
Mahallesinde (1565) te Şeyh Bedrettin tarafından inşa ettirilen Şeyh Cami 'nin
minaresi 19. yüzyılın başlarında sonradan yapılmıştır. 1334 'te elektrik
istasyonu karşısına Menteşe Beyi İbrahim tarafından Ulu Cami inşa ettirilmiştir.
Osmanlı yapıtları olan hanlar, Yarım Han, Yağcılar Han ve Konakaltı Han
görülmeye değer yerlerdir.
Yenilenmiş ve halen kullanılmakta olan Yağcılar Han, turistlerce sık sık
uğranılan bir yerdir. 250 yıllık Konakaltı Han günümüzde Konakaltı Kültür
Merkezi olarak hizmet vermektedir. 1334 yılında Menteşe Beyi İbrahim tarafından
yaptırılan Vakıflar Hamamı, Ulu Cami 'yi destekleyen yapının bir parçası olup
yenilendikten sonra yerli ve yabancı turistler kadar yerli halk için de bir odak
noktası haline gelmiştir.
GÖRMEDEN AYRILMAYIN...
Asar dağının eteklerinde bir Saburhane turu...
Saburhane'nin dar sokakları arasında gezinmeyi sürdürüp eski Muğla evleri
sokaklarına dalın ve tepeyi tırmanın. Yanınıza
fotoğraf makinenizi almayı unutmayın. Zira her dönemeci geçince fotoğrafını
çekecek bişey bulacaksınız. Evlerin bacaları dikkatinizi çekecektir. Kiremitten
şapka şekilli bacalar Muğla Evleri 'nin sembolüdür. Evlerin çoğu iki katlıdır ve
küçük bir avlusu vardır. Bu avlulardan birini görme izni alırsanız evleri
çevreleyen ve onları sokaklardan ayıran yüksek duvarlar arasındaki kuzulu
kapılardan içeri gireceksiniz. Belki o Muğlalı sizi evine davet edecektir.
Böylece, sit kademeli yükseldikleri için biri diğerinin manzarasını kapatmayan
ve yoluna engel olmayan evlerde konuk olacaksınız. Kentin Saburhane bölgesi
kentsel koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Sadece evleri değil caddeleri,
duvarları “kuzulu kapı” olarak bilinen çift kanatlı kapıları da aynı zamanda
korunmaktadır. Gelişmekte olan kent koruma duyarlılığı konusunda Valilik,
Belediye ve sivil toplum örgütlerinin ortak gayretleri bulunmaktadır. Devletin
başlattığı bir teşebbüsle bazı bireyler kadar özel kurumlarda, çökmek üzere olan
evlerden bazılarını korumak istemektedir. Dönüş yolunda Muğla müzesini ziyaret
etmelisiniz. Aynı zamanda belediye tarafından restore edilen ve kültür merkezi
haline dönüştürülen Hafize Ana ve Şerefliler evini de görmelisiniz. 200 yılık
Hafize Ana evi ödül alan bir evdir. Saburhane'de tarihi Muğla evlerinin en güzel
örneklerine sahip ve aynı zamanda Türk ve Rumların uzun süre dostça yaşadıkları
tarihi bir yerdir. Muğla evlerinin kapıları, bacaları ve cumbaları çok ilginçtir
ve bu evler yaşanarak korunmaktadır.
MUĞLA MÜZESİ...
Müzede 5 - 9 milyon yıl - yaş arası hayvan ve bitki fosilleri sergilenmektedir.
Fosiller Özlüce Köyü Kızıltepe mevkiinden çıkarılmıştır. Müzenin diğer bölümünde
Muğla bölgesinin farklı yerlerinden alet - edevat ve giysi gibi çeşitli eşyalar
ziyaretçiler için sergilenmektedir. Müze binası bir zamanlar hapishane olarak
kullanılmıştır ve yeni belediye binası karşısında bulunmaktadır. Müzeye eski
kalıntı ve heykellerle dolu bir bahçe içinden girersiniz. Müzenin iç kısmında
gösterimde olan çok sayıda arkeolojik eser vardır ve bunlar eski bir kent olan
Stratonikea'da kazılarda çıkarılmıştır. Müzenin en ilginç bölümü Trolian Park
Doğal Tarih Bölümüdür. Ve orada 5 - 9 milyon yıl - yaş arası hayvan ve bitki
fosilleri sergilenmektedir. Fosiller 1992 yılı sonlarına doğru başlayan
kazılarla Özlüce Köyü Kaklıcatepe Mevkiinden üç fosil yatağından çıkarılmıştır.
Görülmeye değer diğer bölüm farklı giysi ve alet - edevat kalemlerinin
sergilendiği etnografya kısmıdır.
TROLİAN PARK...
Muğlanın doğusundaki Özlüce köyü Kaklıcatepe Mevkiinden çıkartılan fosiller
Muğla Müzesi Doğa Tarihi kısmında Trolian Çağı bulguları olarak
sergilenmektedir. Kaklıcatepe fosilleri kazı ve araştırma çalışmaları 1992 yılı
sonlarında başlamış ve mutfak eşyaları, gergedan, fil ve benzeri yaratıkları,
domuzlar, atlar ve et yiyen hayvanlar olarak üç parça halinde
sınıflandırılmıştır. Bu bulguların tarihlendirildiği çağa bir zamanlar Doğu
Asya'dan İspanya'ya kadar geniş bir alanı kapsayan 5 - 9 milyon yıl yaşındaki şu
anda sönmüş bu gibi örnekler Teruel Havzası'nda olduğu için Turolian Çağı olarak
bilinmektedir.
KARABAĞLAR YAYLASI...
Karabağlar Yaylası Muğla ile coğrafi, kültürel ve sosyal bütünlük içindedir.
Yayla aynı zamanda özel iklim ve sivil mimari, Muğla evi örneklerine sahiptir.
Yayla, Muğlalılar ve Muğla'da yaşayanlar için imtiyazlı (özellikli) bir yerdir.
Muğla'da yaşayan ve dışarıdan gelen aileler kahvelerde eğlenir ve yemeklerini
yer, yerli halk evlerinde zamanını geçirir, Nisan ve Kasım ayları arasında kış
yiyeceklerini hazırlarlar.
ŞEREFLİLER EVİ...
Muğla Kültür Evi 1800'lerin ortalarında inşa edilmiş iki katlı bir evdir.
2002'de kamulaştırılmış ve Muğla Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Aynı
zamanda Muğla'nın etnografik değerlerini sergilemek için ve yörenin yemek
kültürünü tatmaya dönük bir yer olarak kullanılmaktadır.
KONAKALTI HAN...
Konakaltı Han 1800'lerde inşa edildi ve zamanının ilk sivil mimarlık örneği
olmakla beraber ilk zamanlar “Muğla Palas” olarak anıldı. Zemin katta avukatlık
büroları, lokanta ve kahvehane vardı. Üst kat geçici olarak işçilerin
kalabildiği bir yer olarak ve bazen yazlık sinema olarak kullanılırdı. Muğla
Belediyesi tarafından kamulaştırılıp restore edildikten sonra bir kültür merkezi
olarak kullanılmaya başlamıştır.
SAATLİ KULE...
1895 yılında ilk Belediye Başkanı Hacıkadı Süleyman Efendi'nin emriyle Rum usta
Filvari tarafından inşa edilmiştir.
MÜFTÜLER EVİ...
Muğla Sanatevi tarihi bir yerdir ve Muğla bölgesinin sanat ve kültürü ile
bağlantılı güzel örneklerin bulunduğu eski adı “Müftüler Evi” olarak da
anılmaktadır.
ARASTA...
Muğla farklı meslek gruplarını barındıran en güzel ARASTA örneklerinden birine
sahiptir. Arasta'da demirci, kalaycı, semerci gibi geleneksel meslek grubu
mensupları da vardır ki onlar unutulmaya yüz tutmuş, zamanımızda az ilgi duyulan
mesleklerdir.
ÖZBEKLER EVİ...
Özbekler ailesine ait olan bu ev 250 yıl önce inşa edilmiştir. Muğla Belediyesi
burayı restore etmiş ve Özbekler Evi'ne Muğla'nın sosyal ve kültürel yaşamına
kazandırmıştır. O Muğla mimarisinin ender örneklerindendir. Çok önceleri toprak
damı vardı. Ama zaman içinde bugünkü şeklini almıştır. Muğla'daki seçkin kagir
yapı örneklerinden biri olarak hayatını sürdürmüştür. Özbekler evinde Muğla
kültürünün giysi ve şık yaşam örnekleri sergilenmektedir.