Tatil Rehberi

Söğüt Balık Avı Turları

Söğüt
Tatil Rehberi - Anasayfa

Anasayfa > Balık Avı Turları > Söğüt

Söğüt
Söğüt
Otel
Holiday Rank

Söğüt

söğüt
bilecik söğüt
söğüt seramik
salkım söğüt
sögüt
söğüt jandarma
söğüt ağacı
sogut
söğüt belediyesi
bilecik sögüt
bilecik söğüt jandarma
söğüt köyü
manda yuva yapmış söğüt dalına
söğüt anadolu lisesi
söğüt ilçesi
çizgi söğüt
söğüt anadolu
kerem gibi salkım söğüt
marmaris söğüt
sögüt seramik
eğil salkım söğüt eğil
söğüt meslek yüksek okulu
mine söğüt
söğüt şenlikleri
eğil salkım söğüt
söğüt otel
söğüt gölgesi
söğüt myo
söğüt inşaat
söğüt meslek yüksekokulu
burdur söğüt
söğüt jandarma ulaştırma
salkim söğüt
salkım sögüt
söğüt emlak
çizgi söğüt gölgesi
söğüt lisesi
çakır söğüt
bilecik söğüt jandarma ulaştırma
söğüt resimleri
sögüt jandarma
soğut
söğüt plastik
söğüt beldesi
söğüt kasabası
söğüt sağlık meslek lisesi
söğüt ulaştırma
söğüt kaymakamlığı
söğüt yaprağı
söğüt ilköğretim okulu
söğüt askeriye
söğüt hotel
salkım söğüt 4
bilecik sögüt jandarma
salkım söğüt 3
söğüt 100 yıl
bilecik söğüt askeriye
salkım söğüt 2
söğüt dalı
söğüt ertuğrulgazi
nazım hikmet salkım söğüt
söğüt ertuğrulgazi ilköğretim okulu
doğanşehir söğüt
sögüt köyü
mehmet söğüt
mustafa söğüt
söğüt askerlik şubesi
söğüt ertuğrul gazi
söğüt sağlık meslek
merhaba söğüt
bilecik sogut
bozkır söğüt
sogut seramik
hassa söğüt
salkım söğüt mp3
eskişehir söğüt
söğüt ilköğretim
söğüt ağaci
ercan söğüt
söğüt jandarma komutanlığı
şırnak çakır söğüt
söğüt ilçe
söğüt 100 yıl atatürk ilköğretim okulu
söğüt özü
söğüt okulları
söğüt metem
bilecik söğüt ulaştırma
bilecik söğüt askerlik
çavdır söğüt
söğüt meb
söğüt imam hatip lisesi
sögüt belediyesi
söğüt küre
marmaris söğüt köyü
söğüt ertuğrulgazi ilköğretim
söğüt mobilya
sogut hotel
gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın
ali söğüt
sogut koyu
bilecik söğüt belediyesi
bilecik söğüt resimleri
salkim sogut
serkan söğüt
söğüt milli eğitim
bilecik söğüt meslek yüksek okulu
söğüt 700 yıl metem
söğüt askeriyesi
şamarcı söğüt
söğüt askerlik
ömer söğüt
bilecik üniversitesi söğüt
söğüt belediye
söğüt domaniç
ilker söğüt
bilecik söğüt ilçesi
salkım söğüt 1
bilecik söğüt askeriyesi
salkım sogut
salkım söğüt şiiri
bilecik söğüt jandarma komutanlığı
fatih söğüt
manda yuva yapmış söğüt dalına mp3
söğüt musaoğlu
muharrem söğüt
çakır sögüt
söğüt asker
çizgi sögüt
söğüt devlet hastanesi
kerem gibi salkım söğüt bilinen şiirlerindendir
salkım söğüt nazım
sögüt meslek yüksek okulu
söğüt ulaştırma taburu
murat söğüt
marmaris sögüt
halil söğüt
sogut otel
bilecik üniversitesi söğüt meslek yüksek okulu
manda yuva yapmiş söğüt dalina
bilecik söğüt askeri
söğüt ilçe jandarma
söğüt sağlık
ahmet söğüt
cizgi söğüt
yalnız söğüt
söğüt pansiyon
bilecik söğüt myo
söğüt milli
kızılca söğüt
bilecik söğüt asker
Sponsorlu Bağlantılar

Söğüt
Söğüt

Söğüt, Ertuğrul Gazi tarafından bir kuşatma ve mücadele sonucunda 1232 yılında Bizanslılardan alınmıştır. Ertuğrul Gazi Türbesinin de içinde bulunduğu ilçe önemli bir turizm merkezidir.

Osmanlı Devleti rüyalarla müjdelenmiş, Allah dostlarının haber verdiği ve kurulması için her türlü manevi destekte bulunduğu bir kutlu devlet idi. Bütün tarihçiler, Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin gördükleri rüyaları naklederek, devletin İlahi bir takdirin tecellisi olduğunu, Kayı Boyu’nun bu bilgi ve şuurla ısrarla Söğüt’e yürüdüğünü yazıyor. 400 çadırlık veya 400 askerli bir aşiretin Asya’dan yola çıkarak, yıllarca süren bir yürüyüşle, önce Ahlat’a, oradan Ankara yakınlarına ve sonunda Söğüt’e kadar uzayan yolu, aslında bir cihan devletine uzanıyordu.

Ertuğrul Gazi, 92 yıllık hayatında hep bu şuurla yürüdü Söğüt’e. Yolda, iki kardeşi babalarının Fırat’ta boğulması üzerine geri dönmesine rağmen, Ertuğrul Gazi, neslinin büyük bir cihan devleti kuracağını bilerek geldi Söğüt’e.

Söğüt, Anadolu Selçuklu Devleti’nin bir uç beldesi, Bizans’ın kapı komşusu idi. Selçuklu Sultanı, ordusunun zor anında yetişmesinin mükafatı olarak Ertuğrul Gazi’ye Söğüt’ü gösterirken, belki buradan bir cihan devletinin doğacağını düşünmemişti. Selçuklu Sultanı, Kayı Boyu’na yaylak olarak da Domaniç yaylasını verir. O gün, bugün Kayı Boyu ve Yörükler, yayladan iniş zamanı olan Eylül ayının ikinci haftasında ataları Ertuğrul Gazi’ye bağlılıklarını bildirmek ve vefatından sonra da Fatihalarla ziyaret etmek maksadıyla Söğüt’e gelirler. Ataları Ertuğrul Gazi’nin kendilerine ikram ettiği şifalı pilavı da her sene pişirmeye devam ederler.

Kur’an-ı Kerim’e hürmet

Tarihçiler, Ertuğrul veya Osman Gazi’nin, Şeyh Edebali’nin evinde bir ziyaret esnasında, sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’e hürmeten ayakta durduğunu ve Devlet-i Aliyye’nin bu hürmetin mükafatı olarak Allah tarafından verildiğini yazarlar. Ertuğrul Gazi, vefatına yakın Kayı Boyu’nun ileri gelenlerini toplayarak kendi yerine hangi oğlunun geçeceğini kararlaştırmak istedi. Osman Gazi’nin kendinden önce üç büyük kardeşi olmasına rağmen, Kayı Boyu’nun ileri gelenleri Osman Gazi’yi Bey seçtiler. Kayı Boyu’nun manevi ışığı Şeyh Edebali de bu seçimi doğru bulan bir Allah dostu idi.

Tarihî vasiyet

Ertuğrul Gazi, oğlu Osman’a tarihi bir vasiyet söyledi:
Bu sözler, Türk büyüklerinin alimlere ve Allah dostlarına ne kadar bağlı olduğunun bir delili olarak, 719 yıldan beri dilden dile geliyor.

Gazi’nin rüyası

Osman Gazi, Şeyh Edebali’nin Bilecik’te yüksek bir tepenin üstündeki tekkesinde kaldığı bir gece rüyasında, Şeyh’in koynundan çıkan bir hilalin, dolunay haline gelerek kendi koynuna girdiğini ve göğsünden çıkan bir çınarın büyüyerek bütün cihanı kapladığını, çınarın gölgesinde dağların, ırmakların, çeşit çeşit ve renk renk insanların bulunduğunu görür. Rüyasını Şeyh Edebali’ye anlatır ve Şeyh: “Senin neslin bir cihan devleti kuracaktır. Benim kızım Malhun da sana helal olmuştur” diyerek, kızını Osman Gazi’ye nikâhlar. Osman Gazi, Şeyh Edebali başta olmak üzere Kayı beylerinin ve zaman içinde dağılmaya yüz tutan Selçuklu Devleti’nin mühim beylerinin desteğiyle Bizans aleyhine beyliğin topraklarını genişletmeye başlar..

Osman Gazi başta olmak üzere Osmanlı sultanları Fatih’in İstanbul’u fethine kadar Selçuklu Devleti adına hareket ettiklerini ve onun geleneklerini yaşattıklarını belirtme ihtiyacı duyarlar.. Osman Gazi, istiklalini ilan ederken, devlet kurma ve idare etme hakkının Oğuzlar’ın Kayı boyuna ait olduğunu, halbuki Selçuklu’nun Kınık boyundan olduğunu söyleyerek “Devlet, Kayı’nın hakkıdır. Bu Kınık’ın elimizden aldığı bu hakkı geri alıyoruz” diyerek, kendisinin de Oğuz neslinden olduğunu hatırlatır..

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra, devletin artık kendi adına hüküm sürme hakkını kazandığını düşünerek “Han” ve “Hakan” ünvanlarını kullanır.

Osmanlı Beyliği’nin merkezinin Söğüt’ten taşınmasıyla Söğüt adeta unutulur.. Sultan ll. Abdülhamid’e Ermeniler tarafından düzenlenen suikastta muhafızların hepsi kaçtığı halde bir muhafız yerinden kımıldamaz. Sultan ll. Abdülhamid Han, muhafızın “Benim vazifem sizi korumaktır Sultanım. Çünkü Söğüt’lüyüm” demesi üzerine bütün muhafız alayını Karakeçili Aşireti’nden seçer ve Söğüt’e mektepler inşa ettirir.


19 Eylül 2000 Salı

Gayri resmi bayram

Ertuğrul Gazi’nin 1281 yılında vefatından sonra yörüklerin ve Kayı Boyu mensuplarının atalarına hürmeten her sene yayladan inme zamanı olan Eylül ayının ikinci haftasında Ertuğrul Gazi’yi ziyaret ettikten sonra köylerine döndüklerini ve bunu asırlarca hiç aksatmadan yaptıklarını ihtiyar yörükler anlatıyor. Köylerden ve yaylalardan atlarla gelen yörükler, yine kendi aralarında topladıkları buğdayları, odunları ve kesilecek hayvanları Ertuğrul Gazi türbesine getirirler. Cuma günü Mevlid-i Şerifler okunup, hatimler indirilir, Fatihalarla dualar edilir. Yörükler kendi aralarında asırlardır yaşattıkları cirit geleneklerini icra ederler, kız alıp, kız verirler ve nişan yaparlar. Bütün bu güzelliklerin Ertuğrul Gazi’nin Türbesi etrafında olması Söğüt’te gayri resmi bir bayram havası estirir.

Hüzünlü yıllar

Cumhuriyet’in kurulduğu yıllardan sonra İsmet İnönü devrinde Ertuğrul Gazi’yi anmak için yaylalardan inen yörükler büyük sıkıntılar yaşarlar ve ziyaretlerine, pilav pişirip, hatimler indirmelerine, mevlid-i şerifler okumalarına izin verilmez. Bu hüzün dolu yıllar Hasan Kayıhan’ın “Beyler Aman” isimli romanında uzun uzun anlatılır.

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle yörükler rahat bir nefes alıp yeniden ataları Ertuğrul Gazi’yi ziyarete gelmeye başlarlar.

1980’li yıllara kadar gayri resmi bir havada devam eden Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, bu yıllarda Söğüt’te kaymakam olan ve sonra uzun dönem Erzurum Milletvekilliği yapan Mehmet Kahraman’ın teşebbüsleriyle resmi bir hüviyet kazanır. Bilecik Valiliği ve Söğüt Kaymakamlığı yörüklerin bayramını resmi kutlamalara dönüştürmek üzere kolları sıvarlar. Ve bayramın adı “Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri” adını alır.

Yörükler üzgün

Yörük bayramının resmi bir hüviyet kazanmasından sonra devletin Söğüt’e ilgisi artar. Ancak yörükler adeta ikinci plana itilir ve ataları Ertuğrul Gazi’yi rahatça anamaz hale gelir. Daha çok Söğüt, Bilecik, Eskişehir ve çevresindeki köylerde, kasabalarda yaşayan yörükler, geleneksel kıyafetleriyle akın akın geldikleri Söğüt’te kimsenin hatırlarını sormadığı ata yadigârıdır. Türbenin etrafında çok sayıda çadırlar kurarak, geleneklerinin güzelliklerini ziyaretçilere gösteren ve yaşatan yörükler, devletin şenliklere destek verdiği halde kendilerini ihmal ettiğinden yakınıyorlar.

Kara çadırlar, kilimler, halılar, yayıklar, gözlemeler ve daha nice tarihten bugüne akıp gelen gelenek, yörüklerin iftihar kaynakları. Kıyafetlerini giydikleri zaman yüzlerine ayrı bir asalet, gözlerine, devlet kurmuş olmanın verdiği mağrur bir ifade geliyor yörüklerin. Çocuklarından en yaşlısına kadar her yaşta yörük, artık günlük hayatlarında giyemedikleri o tarihi rengarenk kıyafetlerini Söğüt’te göğüsleri kabararak giyiyorlar. Ancak, kendilerinin turistik bir malzeme gibi görülmesinden de şikayetçiler. Bu kıyafetleri günlük hayatlarında da giymek istiyorlar. “Bugün bu kıyafetle dolaşsak bize gülerler. Ama ecdadımız kaç asır bizim renklerimizi taşımış üstünde. Yaylada veya köyünde hep aynı güzellikleri yaşatmış” diyorlar.

Kutlamaların resmiyet kazanmasından sonra ataları Ertuğrul Gazi’yi rahatça, gönülleri istediği kadar ziyaret edip, fatihalar okuyamadıklarını söylüyorlar. Bilhassa devlet yetkililerinin veya bakanların ziyaretleri esnasında türbe içine alınmamaktan dolayı üzüldüklerini belirtiyorlar. Çevre köylerden ve kasabalardan topluluklar halinde Söğüt’e gelen yörükler, kurdukları kara çadırlarda geceyi geçiriyorlar. Belediye ve kaymakamlık, Söğüt’e gelen resmi sıfatlı misafirlere konaklama imkanı hazırlamaya çalışırken, ekseriyetle yörükleri unutuyor ve onlara kalacakları yerleri olup olmadığını sormuyor.

Asırlık köyler yıkılıyor

719 yıldan beri Söğüt’te toplanan yörükler, köylerinin her geçen sene dağıldığını, işsizlik yüzünden asırlık köylerin yıkılmaya başladığını anlatıyorlar. Devlet’in Söğüt’teki kutlamalara destek vermesinden memnuniyet duyduklarını ifade eden yörükler “Bizim, her sene Söğüt’e gelmemiz üzerine bu şenlikler resmiyet kazandı. Bizler daha çok çevre köylerde yaşayan yörükler olarak, oturduğumuz yerlerden ayrılmak istemiyoruz. Fakat, geçinmek zorundayız. Devletimiz, bizlerin derdini dinlerse daha çok sevineceğiz” diyorlar.

20 Eylül 2000 Çarşamba

719. vuslat

Bu seneki Söğüt şenliklerinin hazırlıkları aylar öncesinde başladı; çevre yolları düzenlendi, şenlik meydanı daha bir güzelleştirildi. Şenliğe gelecek devlet yetkililerinin kimler olacağı belirlendi. Bu yıl ilk defa İçişleri Bakanlığı da doğrudan şenliğe destek verdi ve İller Sergisi düzenledi. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri de ilk defa Padişah Fermanları’ndan oluşan bir sergi hazırladı.

Kutlamalar 8 Eylül Cuma günü başladı. Cuma namazını müteakip Çelebi Mehmed Camii’nde Ertuğrul Gazi’nin ruhuna ithaf olunmak üzere Mevlid-i Şerif okutuldu.

Tarihi binada fermanlar sergilendi

Yörükler, her yıl olduğu gibi çadırlarıyla, kilimleriyle, tarihi kıyafetleriyle Söğüt’e gelerek ziyaretlerini yapmaya başladılar.

Aynı gün, çeşitli illerden gelen eserler sergilenmeye başladı ve Padişah Fermanları da ziyarete açıldı. Abdülhamid Han’ın inşa ettirdiği ve bugün Ticaret Lisesi olarak kullanılan tarihi binada açılan sergi, Osmanlı padişahlarının çeşitli devlet yetkililerine gönderdikleri fermanlardan oluşuyordu. Başbakanlık Devlet Arşivleri, Söğüt ve Bilecik’in Osmanlı tarihindeki yeriyle ilgili özel bir köşe de hazırlamıştı.

Geçen yıllarda gerçekleştirilen ve önemli ilim adamlarının katıldığı Osmanlı Sempozyumu, beklentilerin aksine bu yıl yapılmadı. Söğüt’e her yıl gelen ziyaretçiler, sempozyumun yapılmamasına şaşırdıklarını söylediler.

Bir gizli eser: Ertuğrul Gazi Mescidi

Söğüt’te eski Rum Mahallesi’nde küçük, sadece yaklaşık 30 kişinin namaz kılabileceği bir mescid bulunuyor. Bu Mescid’in Ertuğrul Gazi’nin Söğüt’te yaptırdığı Osmanlı’nın ilk mescidi olduğunu öğrendik. Mahalle sakinleri mescidin kiliseden çevrildiğini iddia ediyor, ancak girişe asılan bilgide, Mescid’in Ertuğrul Gazi tarafından Rum Mahallesi’nde inşa ettirildiği, zamanla yıkıldığı ve 1860’lı yıllarda Çoban Hüseyin isimli bir Söğüt’lü tarafından temelleri üzerinde aslına uygun olarak yeniden yaptırıldığı yazıyor.

Mescid, mimari olarak küçük bir kubbe ve bir saflık son cemaat yerinden meydana geliyor. Son yıllarda restore edilen ve tarihi özellikleri biraz kaybolan Ertuğrul Gazi Mescidi, mütevazı, fakat vakur bir duruşa sahip, etrafı ise güllerle donatılmış. Minare ve kubbe arasında güzel bir tenasüp bulunuyor. Küçük kubbeye uygun, soğan kubbeli bir küçük beyaz minare.

Mescidi ilk farkedenlerden biri ise şair ve Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi mahlasıyla gazetemizde yazılar yazan Dilaver Cebeci. Cebeci, Süleymaniye’deki Darüzziyafe’yi (Osmanlı Mutfağı) işletenlerden Hayreddin Nuhoğlu ile beraber her yıl vakit namazlarını Ertuğrul Gazi Mescidi’nde kıldıklarını ve ihyası için gayret ettiklerini hatırlattı.


21 Eylül 2000 Perşembe

Türbe yanında konser

“Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri” bu yıl ilk defa TRT tarafından adeta naklen yayınlandı. Cuma akşamı Zeynep Hanlarova’nın da solist olarak yer aldığı, Türk Halk ve Sanat Müziği konserlerine çok sayıda sanatçı katıldı. Türk Müziği’nin güçlü seslerinden Serap Mutlu Akbulut’un sahne aldığı konserler kutlamaların her yıl yapıldığı meydanda gerçekleştirildi. Yörüklerin tören alanına girmediği konseri daha çok protokol ve yakınları takip etti. Konser, yörükler başta olmak üzere, halk tarafından Ertuğrul Gazi’nin türbesine çok yakında verildiği için tepkilere sebep oldu.

Söğüt’te bir Azerbaycanlı

Aynı zamanda Azerbaycan Milletvekili olan Zeynep Hanlarova, bugüne kadar dünyanın 70 ülkesine gittiğini hatırlatarak “Ancak, ilk defa bu topraklarda bulunmaktan dolayı çok heyecan duyuyorum. Osmanlı Devleti’nin 700. yılında bu topraklarda konser verdiğim için iftihar ediyorum” dedi.

Söğüt Kaymakamı Ahmet Mailoğlu, Hanlarova’ya Osmanlı arması hediye etti. Hanlarova, Osmanlı armasını evinin en “bezekli” köşesinde saklayacağını söyledi. Aynı akşam konser esnasında havai fişek gösterileri yapıldı.

Cumartesi akşamı daha zengin bir program gerçekleştirildi. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Kültür Bakanı İstemihan Talay ve çok sayıda milletvekilinin de takip ettiği gecede, Mehteran’ın yanısıra, Kültür Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu konser verdi. Zekai Tunca, Selahattin Alpay, Emin Yağcı, Armağan Elçi gibi sanatçıların katıldığı konseri yörükler çadırlarından dinlemeyi tercih ettiler.

Gecenin son konseri yine Genelkurmay’ın Mehteran takımı tarafından verildi ve büyük ilgi gördü. Şenliklerin bu yılki en hareketli ve göze çarpan kısmı da bu konserler oldu. Söğüt eski Belediye Başkanı Osman Güneş, Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nde önceki yıllarda da konserler verildiğini hatırlatarak “Biz, türbeye uzak olan futbol sahasında konser verdiriyorduk. Böylece hem yörüklere, hem de Ertuğrul Gazi’ye rahatsızlık vermemiş oluyorduk. Bu seneki konserler şenliğin asıl sahipleri olan yörükleri üzdü” dedi.


22 Eylül 2000 Cuma

Türkiye’yi buluşturdu

Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nde bu yıl ilk defa Türkiye’nin tarihi ve kültürel geçmişi olan iller sergi açtı. İstanbul başta olmak üzere, Bursa, Edirne, Konya, Amasya, Van, Diyarbakır, Kütahya, Kayseri, Trabzon, Bilecik, Muş, Bitlis, Manisa gibi illerimizin katıldığı sergide, tarihten bugüne devam eden Osmanlı kültürünün sürekliliği gözler önüne serildi.

Bu illerimiz Osmanlı’nın özellikle önem verdiği, şehzadelerini vali olarak gönderdiği illerimiz. Her ilimizin standlarını tek tek ziyaret ederek, kültürel birikimlerini gördük ve haklarında bilgi aldık. Trabzon, Osmanlı şehzadelerinden valilik yapanları öne çıkarırken, Kayseri Mimar Sinan’ın heykelini öne çıkarıyordu. Amasya da, bir şehzadeler şehri olarak dikkat çekiyor ve şehzadelerin yaptırdıkları eserlerin fotoğrafları ile beraber, yaşayan gelenekleri ziyaretçilere gösteriyordu. Mevlana diyarı Konya, son yıllarda hızlanan Destegül Sanat Evi tarafından açılan Türk-İslam sanatları ile ilgili kurslarda yapılan eserlerle sergiye katılmıştı. Hat, tezhib, minyatür ve ebruların yer aldığı Konya standı, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken standlar arasındaydı.

Şeyh Edebali’nin yurdu

Bilecik, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali Hazretleri’nin tekkesini kurduğu ve medfun bulunduğu küçük bir ilimiz. Bugün nüfusu 20 bin olan ilimizin standında dikkat çeken en önemli güzellik Zühal Uçaroğlu’nun eşi Eyüp Uçaroğlu ile birlikte yaptığı ve Osmanlı’nın 700. Yılı’nı anlatan minyatür çinileriydi. Merkezde Osman Gazi’nin rüyasını anlatan minyatür ve etrafında devletin kuruluşu, fetihleri, üç cihana yayılışını tasvir eden minyatürler yer alıyordu. 7 çini, 700. yılı ifade ediyordu. Zühal Uçaroğlu’nun yine çini üzerine yaptığı Bilecik haritası da bir sanat eseri olarak dikkatleri çekiyordu.

Serginin en dikkat çekici şehirlerinden biri Diyarbakır idi. Dünyanın sanat eseri olarak en uzun surlarına sahip Diyarbakır, bu surların maketini yapmayı da ihmal etmemişti. Diyarbakır surlarının maketinin içinde Diyarbakır’daki tarihi eserlerin maketleri de yer alıyordu. Diyarbakır, ayrıca şehirdeki tarihi-kültürel konularla ilgili kitaplar ve salnameleri ziyaretçilere hediye ediyordu.

Kütahya ve Ahmed Yakuboğlu

Çini diyarı Kütahya’nın standında, bu tarihi sanatımızın son yıllardaki en güzel örnekleri yer alıyordu.

Kütahya’nın Osmanlı döneminde Anadolu Beyberbeyliği’nin merkezi olduğunu gösteren bir harita büyük ilgi görüyordu. Kültür Müdürü Sadettin Koşar, Kütahya’nın tarihi eserlerini ve geleneklerini yaşatmak üzere büyük bir hamle başlattıklarını, bu çerçevede Ahmed Yakuboğlu’nun evini restore ettiklerini anlattı. Sadettin Koşar, Ahmed Yakuboğlu’nun yaşayan Osmanlı Beyefendisi olduğunu ve onun eserlerine her zaman sahip çıkacaklarını belirtti.

Osmanlı’nın ilk payitahtlarından Bursa, şehirlerin dervişi olduğunun şuurunda idi. İznik çinilerini öne çıkaran ve çini çalışmaları yapan sanatçılarını da sergiye davet eden Bursa İl Kültür Müdürü, İznik çinilerinin aslına uygun olarak yeniden üretilmesi çalışmalarını yürüten “İznik Eğitim Vakfı”na destek verdiklerini söyledi.

Bugün fazla gündemde olmayan, kendi dünyalarında yaşayan iki güzel ilimiz de sergideki yerlerini almıştı: Bitlis ve Muş. Pek fazla tanınmayan iki ilimizin aslında tarihi manada ne kadar zengin oldukları, geleneklerinin ne kadar canlı olduğu bu sergilerde gözler önüne seriliyordu. Daha çok fotoğraflarla desteklenen sergiler, bu illerimizdeki tarihi eserlerin sanat değerini ve bugünkü durumlarını anlatması bakımından da önemliydi.

Cihanın Payitahtı: İstanbul

Serginin girişi ve eserleri bakımından en çok dikkat çeken standı şüphesiz İstanbul idi. Revaklı bir girişle süslenen İstanbul standında ziyaretçiler, Hacı Bekir Lokumu ve İstanbul şarkıları ile karşılanıyordu. Lale Devri’nin Büyük şairi Nedim’in ifadesiyle İstanbul’un vefasız güzelleri de sergide arz-ı endam ediyorlardı. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin gayretleriyle hazırlanan sergide, İstanbul’un eski ve yeni güzelliklerinden, yaşayan ve yok olan geleneklerinden örnekler görmek mümkündü. Serginin maksadı, sanki İstanbul’un hâlâ bir “cihan pâyitahtı” olduğunu isbat etmekti.



23 Eylül 2000 Cumartesi

Şenliğin resmî yüzü

Pazar sabahı saat 08.00’de, Söğüt’ün Çelebi Mehmed Camii, cami ile aynı yaşta çınarı ve Kaymakam Said Bey Çeşmesi bulunan tarihi meydanında toplanan yörükler, Mehteran eşliğinde yapılacak olan yürüyüşe hazırlandılar. Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın gelişi bu yıl biraz gecikti. Genç, ihtiyar, kadın kız-kızan yörüklerin o tarihi kıyafetleri ile yürüyüşe hazırlanmaları görülmeye değer bir heyecandı. Yürüyüşe katılmak üzere meydana gelen bakanların boynuna poşu bağlandı ve sıraya geçildi. Mehter’in vuruşuyla yürüyüş başladı. En önde cirit ekibi yürüyordu. Sağa sola selam vererek yürüyen mehterin ardında bütün bir millet yürüyordu sanki. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yörükler, devlet yetkilileri ve halkın meydana getirdiği yaklaşık bir kilometrelik kortej Ertuğrul Gazi Türbesi’ne doğru yürüyordu.

Yaklaşık yarım saat süren yürüyüşten sonra devlet yetkilileri Türbe’yi ziyarete doğru yönelirken, yörükler, tören alanına geçtiler. Devlet Bahçeli, Ertuğrul Gazi’nin türbesini ziyaret ettikten sonra Türbe Özel Defteri’ne duygularını ve düşüncelerini yazdı.

Mehteran yine meydanda

Konuşmaların ardından Genelkurmay Mehteran Bölüğü ayakta takip edilen resmi geçişten sonra konser verdi. Cirit ekibinin geçişi ayakta alkışlandı. Her sene gösteri yapan cirit ekibi bu sene geçiş yapmakla yetindi. Törende Ankaralı seymenlerin halk oyunları gösterisi de büyük ilgi gördü. Bilecik, “2. Jandarma Er Eğitim Tugayı Bandosu’nun çaldığı marşlar eşliğindeki Yörüklerin tarihi yürüyüşünü bütün protokol ayakta seyretti. Yörüklerin yürüyüşü en önde kız ve erkek iki çocuğun yörük kıyafetleri giymiş olarak yürümeleriyle başladı ve binlerce seyirci tarafından ayakta alkışlandı. Bu sene ilk defa Trabzon Halk Oyunları Ekibi de yürüyüşte yerini aldı.

Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nin son bölümünde yine konser ve Kafkas Halk Oyunları Ekibi’nin gösterisi yer aldı. Ardından 719 yıldan beri pirişilen ve ikram edilen şifalı pilav halka dağıtıldı. Şifalı pilav; 8 ton bulgur, 4 ton et, 2 ton nohut ve 1 ton yağ ile pişirildi.

Törenlerin sona ermesiyle Söğüt’ten ayrıldık. Yolumuzun üzerindeki yüksek bir tepenin zirvesinde asırlardır bu toprakların muhafızlığını yapan, Osmanlı Devleti’nin ilk kadısı ve Şeyhülislam’ı Dursun Fakih’in türbesine çıktık. Tepenin eteklerindeki Küre kasabası halkı tarafından da her sene şifalı pilav yapılıyor ve ziyaretçilere dağıtılıyor. Bu yıl Dursun Fakih’in türbesi de görülmemiş bir ziyaretçi akınına uğradı. Bütün ziyaretçileri şifalı pilav ile beraber ayran ve üzüm ikram edildi.

Şeyh Edebali’nin türbesi

Osman Gazi’nin kayın atası, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali de Bilecik’te yüksek bir tepenin başında yatıyor. Türbesi de aynı yerde olan Şeyh Edebali’nin türbesi de bu yıl çok büyük bir ziyaretçi akınına uğradı. Söğüt’e gelen ziyaretçilerin büyük bölümü Dursun Fakih’i ve Şeyh Edebali’yi de ziyaret ederek, türbeye bitişik mescidde namaz kıldılar.

Söğüt’te her sene yaşanan ve bu sene zirveye çıkan kutlamalar, şenlikler ve Ertuğrul Gazi’yi ziyaret, adeta Osmanlı ruhunun yeniden bu topraklarda harekete geçişinin göstergesiydi. Bütün yörüklerle beraber, şenliğin müdavimleri Osmanlı’nın siyaseten ortadan kalkmış olmasına rağmen, fiilen yaşadığını söylemeden geçemediler. Kültürüyle, geleneğiyle, milli ruhuyla Osmanlı torunları var olduklarını ve kıyamete kadar da var olacaklarını haykırıyorlardı. Söğüt, yeniden dirilişin toprağı olma özelliğini koruyordu.


Söğüt
Söğüt

Balık Avı Turları

Söğüt
Abant Balık Avı Turları Adana Balık Avı Turları Adrasan Balık Avı Turları Afyon Balık Avı Turları
Ağva Balık Avı Turları Akçakoca Balık Avı Turları Alaçatı Balık Avı Turları Alanya Balık Avı Turları
Altınoluk Balık Avı Turları Amasra Balık Avı Turları Ankara Balık Avı Turları Antalya Balık Avı Turları
Armutlu Balık Avı Turları Assos Balık Avı Turları Avşa Balık Avı Turları Ayvalık Balık Avı Turları
Balıkesir Balık Avı Turları Belek Balık Avı Turları Beypazarı Balık Avı Turları Bodrum Balık Avı Turları
Bolu Balık Avı Turları Bozcaada Balık Avı Turları Bursa Balık Avı Turları Çanakkale Balık Avı Turları
Çeşme Balık Avı Turları Çıralı Balık Avı Turları Dalaman Balık Avı Turları Dalyan Balık Avı Turları
Datça Balık Avı Turları Denizli Balık Avı Turları Didim Balık Avı Turları Dikili Balık Avı Turları
Diyarbakır Balık Avı Turları Düzce Balık Avı Turları Edirne Balık Avı Turları Efes Balık Avı Turları
Erdek Balık Avı Turları Erythrai Balık Avı Turları Fethiye Balık Avı Turları Foça Balık Avı Turları
Gazlıgöl Balık Avı Turları Göcek Balık Avı Turları Ilıca Balık Avı Turları İnegöl Balık Avı Turları
İstanbul Balık Avı Turları İzmir Balık Avı Turları Kapadokya Balık Avı Turları Kaş Balık Avı Turları
Kazdağı Balık Avı Turları Kekova Balık Avı Turları Kemer Balık Avı Turları Kıyıköy Balık Avı Turları
Konya Balık Avı Turları Kuşadası Balık Avı Turları Kütahya Balık Avı Turları Manavgat Balık Avı Turları
Marmaris Balık Avı Turları Mersin Balık Avı Turları Muğla Balık Avı Turları Nemrut Balık Avı Turları
Olimpos Balık Avı Turları Olympos Balık Avı Turları Ölüdeniz Balık Avı Turları Phaselis Balık Avı Turları
Polonezköy Balık Avı Turları Safranbolu Balık Avı Turları Sarıgerme Balık Avı Turları Selçuk Balık Avı Turları
Side Balık Avı Turları Silivri Balık Avı Turları Söğüt Balık Avı Turları Şifne Balık Avı Turları
Şile Balık Avı Turları Şirince Balık Avı Turları Tekirova Balık Avı Turları Trabzon Balık Avı Turları
Turunç Balık Avı Turları Türkbükü Balık Avı Turları Uludağ Balık Avı Turları Urfa Balık Avı Turları
Yalova Balık Avı Turları Yedigöller Balık Avı Turları Yeşilyurt Balık Avı Turları  


Söğüt
DestekHakkımızda  |  Kullanım Koşulları  |  Gizlilik  |  Reklam Hizmeti  |  Copyright © 2008 Alpc.net Ltd.Söğüt
Söğüt
Söğüt Free Counters      Tüm Hakları Saklıdır Copyright 2007-2008 Allright Reserved. TATILREHBER.ORG bir Alpc.net LTD. kuruluşudur.Söğüt