Doğa , deniz ve tarih şehri olan Dalaman,ancak havaalanının hizmete
girmesiyle birlikte turizm ile tanışmıştır.Gerçi eskiden beri Kapı dağı
Yarımadasında bulunan birbirinden güzel koylara MAVİ YOLCULUĞUN uğrak yerleri
olmuştur.Fakat bu durumun Dalaman ile hiçbir ilgisi yoktur.Aslında Dalaman,
turizm bakımından EL DEĞMEMİŞ BİR BAKİRE olarak tanımlanabilir.Çünkü eşsiz doğal
güzelliği,inci gibi koyları,gezilip – görülmeyi bekleyen tarihi
zenginlikleri,serin ve bol sulu yaylaları,el sanatları ,gelenek ve görenekleri
ile şifalı otları,bugüne kadar hemen hemen hiç tanıtılmamıştır. Dalamanda
havaalanın açılmasıyla birlikte hareketlenen turizm,gün geçtikçe gelişmekte ve
yukarıda sayılan tüm olgular bir bir değerlendirilmektedir.Bundan 12 yıl önceye
kadar yörede hiçbir otel,motel,pansiyon,restaurant ,turizm şirketi ve turist
potansiyeli görülmezken bugün aradan az bir süre geçmesine rağmen ,turizm
alanında önemli adımlar atılmıştır.Elbette bunların birincisi havaalanın
açılmasıdır.Böylece İlçe içinde ister istemez bir takım hareket
görülmüştür.Bunların en önemlileri ;turistik konaklama tesislerinin açılması ,Sarıgerme
yolunun yapılması, bazı koylara kara ulaşımının sağlanması,yörede turizme
yönelik alış-veriş yerlerinin hizmete girmesi, dağ turizminin yoğunluk
kazanmasıdır.Ayrıca halk tarafından önemli bir geçim kaynağı haline gelen
turizm, dağ köylerimizde yaşayan çoğu insanlarımızın sağladığı bir uğraşı
olmuştur. Ancak yörede turizmin canlanması için mevcut hizmetler henüz yeterli
görülmemektedir.Bu nedenle yıllarca tarım ve hayvancılıkla uğraşan yöre halkının
,turizm yönünden bilinçlendirilmesi ve bu yönde yatırımların yapılması
gerekmektedir.
GEZİLEBİLECEK YERLER
A- Tarihi Yerler :
1-Kapıdağında Lidai, Lissay ,Crya ve Cleopatra Hamamı
2-Şerefler ve Kozpınar ve Kaya mezarları
3-Kargınküründe türbe
4-Gürköy de demirci çarşısı
5-Karacaağçta Manastır ve medrese
6-Gökdağda Likya kaya mezarları
7-Şerefler türbesi
8-Dalaman Çayının TİM sınırları içerisinde kalan yerde batık gemi
9-Asma ESKİ köprü
10-Tarihi Akköprü
11-Kayadibinde Likya Kaya Mezarları
12-Kavacık ta Hippokome Antik Kent
13-Bozbel de Oktapolis Antik Kentin uzantısı ve kaya mezarları
14-Gürleyikte Hisar ve Ilıca
15-TİM idari binası
B-Mesire Yerleri :
1-Sarısu-Hurmalı koyu arası,deniz kıyısı
2-TİM içinde çay boyu,Şahın Tepesi ve Gökdağ harabeleri
3-Akkaya yöresi
4-Kozpınar
5-Eski ASMA köprü civarı
6-Gürleyik Çal Deresi
7-Çöğmende Üçgül,Dumlu ve Akpınar yaylaları
8-Çal,Şimşir ve Aygır dağlarının dorukları
9-Hürriyet ve Altıntas Mahallelerinde günlük SIĞLA ormanları
10-Dalaman Çayı üzerinde Akköprü ve kanyon
11-Kırcagedre mahalles
C-Görülmesi,İzlenmesi ve İncelenmesi Gereken Olgular
1-Köy Düğünleri ve eğlenceleri
2-Köy yaşantısı
3-El sanatlarımız DOKUMA,OYMA,ÖRGÜ vb.
4-Yörük çadırı ve göçer yaşamı
5-Ev tipleri
6-İlçe merkezi ve köylerde kurulan halk pazarları
7-Köy çerçileri
8-Oyunlar
9-Çalgılar
10-Şifalı otlar ve kullanımı
11-Yöresel giysiler ve hazırlanışı
KIYILAR
Dalamanın Sarısu ve Hurmalı koyu arasındaki deniz kıyısı dışında kalan yerde
birbirinden güzel, temiz, sıcak ve deniz ile doğanın kucaklaştığı koylar
bulunur.Sarısu ve Hurmalı Koyu arasında kalan sahil şeridinin önü açık deniz
olduğundan dalgalı ve derindir.Bu nedenle adı geçen yerde denize girmek zor ve
tehlikelidir.Ancak DABELİN güneyinde Dalaman Belediyesi tarafından yapılan HALK
PLAJINDA kısmen de olsa denize girmek mümkündür.
A-Dalgakıran ve Kayacık : Dalaman Çayının denize döküldüğü Sarısu mevkisi ile
Hurmalı koyu arasında yaklaşık 10 km lik sahil şeridine denir.Denizi temiz
olmasına rağmen kaba, dalgalı ve derinliği nedeniyle ,denize girme çok zor
olur.Kıyının yarıdan fazlası TİM e ,kalanı da havaalanı ve Belediyeye
aittir.Sekanın yapımı sırasında bazı araç ve malzemenin deniz yolu ile
getirilmesi sonucu adı geçen yere basit bir iskele yapılmıştır. Halk arasında
DALGAKIRAN adı verilen bu iskele aynı zamanda balıkçı teknelerinin barınak yeri
olmuştur.
Dalgakıran ile Hurmalı koyu arasında kalan bölüme Kayacık denir.Deniz kıyısının
tamamı kayalık olduğundan bu ad verilmiştir.Şehirden bazı atık suların akması
sonucu zaman zaman kirlenen deniz,dalganın çıkmasıyla ancak temizlenir.
B-Halk Plajı:1993 yılında Dalaman Belediyesi tarafından hizmete açılmıştır.İlçe
merkezine 12 km uzaklıktadır.Yolu asfalttır.Yaz mevsiminde Belediye otobüsleri
çalışır.Plajda wc,duş yeri,otopark nedeniyle ,kıyı doldurma ve temizleme işleri
yapılarak kısmen de olsa denize girme olanağı sağlanmıştır.
Plajın kuzeyinde restaurant ,gazino,açık büfe,otopark ve piknik yeri
vardır.Restaurant yıl boyunca açıktır.Tamamı Dalaman Belediyesince yapıyan bu
yere DABEL tesisleri adı verilir.Yıllarca Dalamanlıların ihtiyaç duyduğu bu
tesise günün her saatinde gidilebilir.
DABELin kuzeyinde denizi ve Dalamanı kuşbakışı seyreden İncebel Tatil Evleri
,yöreye bir başka güzellik verir.Ancak bu evler hala tamamlamamıştır.Kayacık
yöresine yapımı planlanan yat limanının inşası için henüz gözle görülür bir adım
atılmamıştır.
C-KAPIDAĞI YARIMADASI :Teke yarımadasından sonra Batı Akdeniz Bölgesinin en
büyük yarımadasıdır.Sarsala ile Hurmalı koyları arasında kalan bölümdür.Güney
Doğu Anadoludan uzanıp gelen Toros Dağlarının sanki sıcaktan bunalmışçasına
başlarını suya soktuğu ve eşsiz bir görüntü sergilediği Kapıdağı;birbirinden
güzel koy,burun ve adalarla kaplıdır.İç kesimlere gidildikçe dikleşerek yükselen
tepeler üzerinde zengin tarihi kalıntıları mevcuttur.
D- Kapıdağı Adını Nereden Almıştır? : Güngörmez CEMİLE ile Hamam koyları
arasında kalan dar alan eskiden denizdir.Dalaman ve yöresinde yer alan eski bir
devlet denizden saldırıya geçen bir devletin bu saldırısını durduramaz.Çareyi
kaçmakta bulurlar.Ancak adı geçen boğazı geçerlerken,akıllarına bir kurnazlık
gelir.Bütün ordu boğazın tamamını taşla örerek saldırıyı önlerler.Böylece deniz
yolu kapanan saldırgan devlet ,yarımadayı dolaşma imkanına sahip olmadığından
geri dönmek zorunda kalır.Boğazın kapanmasıyla oluşan bu yarımadanın adı böylece
KAPIDAĞI YARIMADASI olarak kalmıştır.
Kapıdağı kıyılarının henüz parsellenip,betonlaşmamış olması yüzünden yöreye
gelen turistler tarafından çok beğenilir.Ünlü denizci Kaptan Kusto buralarda
yaptığı araştırmalar sonunda sözde uygarlığın henüz buralara ulaşmadığına çok
sevindim sözünü kullanırken neleri ifade ettiğini sanırım hepimiz bilmekteyiz.
Kapıdağı adını değil Türkiye de, dünyaya duyuran Kapıdağı efsaneleri isim,nice
kavimlere beşik olmuş Kapıdağı .Efsanelere isim ,nice kavimlere beşik olmuş
Kapıdağı. Mavi yolculuğa ev sahipliği ,tarihe tanıklık yapan Kapıdağı.Bu sözler
Kapıdağını anlatmaya asla yetmez.Ancak öz benliğini yansıtabilir.Çünkü üzerinde
koca bir tarih yaşatan,inci gibi koylara ve tarifsiz bir doğal güzelliğe sahip
olan Kapıdağı için cilt cilt kitaplar yazılsa bile azdır.
E- KOYLAR :Hurmalı koyundan başlayan koylar sırasıyla;
Gerenyatağı,Cemile GÜNGÖRMEZ ,Göbün ,Merdivenli ,Kurşunlu,Hamam, Sarsala
,Sıralıbük koylarına eski çağlarda kullanılan limanlar olduğu, hala
kalıntılarından belli olmaktadır.Adı geçen limanlardan Sarsala,Hıdıvi tarafından
yeniden düzenlenerek kullanılmıştır. 1983 yılından sonra Sarsala,Kille ve
Boynuzbükü koylarına yol açılarak karayolu ulaşımı sağlanmıştır.Koylardan
Sarsala,Kille ve Boynuzbükü dışında kalanların tümü Kapıdağı Yarımadası içinde
yer alır.Bu koylara karayolu ulaşımı henüz yoktur.Sadece denizyolu ile gitmek
mümkündür.Kurşunlu, Göbün ve Hamam koylarında turizme yönelik küçük işletmeler
GAZİNO,PANSİYON,RESTAURANT vardır.
F-BURUNLAR VE KÖRFEZLER : Hurmalı Koyundan başlayarak sırasıyla Akça burun,Gün
görmez,Kurt oğlu, Kızılkuyruk, Kuyruk, Kara, Boz, Martin ve Topburnu önemli
burunlardır.Bunlardan Kurtoğlu Burnu, Kapıdağı Yarımadasının en uç
noktasındadır.Burunlar arasına sıkışmış sayısız koycuklar bulunmakta ve sırtını
Kapıdağına dayamış,bağrını Akdeniz e açmış,sıcak güneşin altında adeta yer
döşeği gibi serilerek, insanoğlunun boylu boyunca uzanıp,güneşin ve denizin
tadını çıkarmalarını beklemektedir.
G-ADALAR : Karaburunun boynuzları ile sanki denize iteklediği Domuz ve Tersane
Adaları,Dalamanın tek adalarıdır.Birbirine çok yakın olan bu adalar,mavi
yolculuğun mola yerleridir.Domuz Adasını Hıdivi,Dalaman Çiftliğini
sahiplenmesinden sonra söz konusu adayı da tapusu içinde göstermiştir.Yıllar
sonra Hıdıvinin torunu adanın dedesinin tapulu malı olduğunu iddia ederek dava
açar.Ancak çiftliğin tamamının kamulaştırılması nedeniyle herhangi bir talep
edemez.Ada, Maliye Bakanlığınca Sedat Simaviye satılmış ve adı da Hürriyet adası
olarak değiştirilmiştir.
TURİST KONAKLAMA VE DİNLENME TESİSLERİ
OTELLER:
-Hafızoğlu Oteli; Ege Mahallesi,Atatürk Caddesi-Meltem Sokak
-Çaktuğ Otel;Merkez Mahallesi,Atatürk Caddesi
MOTELLER :
-Dalaman Parkı;Havaalanı Yolu Üzeri
-Meltem; Havaalanı Yolu Üzeri
-Sevilen;Havaalanı Yolu Üzeri
-Burç; Havaalanı Yolu Üzeri
-Therme Maris
PANSİYONLAR :
- Yolcu Pansiyon;Merkez Mahallesi
-Yılmaz Pansiyon;Merkez Mahallesi
-Çelik Pansiyon ;Merkez Mahallesi
PARKLAR :
- Belediye Parkı; Cumhuriyet Meydanı
-Çamlık Parkı;Merkez Mahallesi
-Günlük Park ; Altıntas Mahallesi
GAZİNOLAR :
-Fasıl ;Havaalanı Yolu Üzeri
-Bahane;Havaalanı Yolu Üzeri
-Dabel ; Deniz Kenarı
RESTAURANTLAR :
Begonvil Restorant +90252 6921722
-Palmiye Restaurant ; Atakent Mahallesi
-Seç Restaurant ;Cumhuriyet Meydanı
-Sofra Restaurant ;Atatürk Cad
-Dalyan Restaurant ;Atatürk Cad.
-Cezaevi Restaurant ; Gazi Bulvarı
-Çamlık Restaurant ; Gazi Bulvarı
-Doğa Restaurant ;Gürköy
-Nil Restaurant ; İncebel Tatil Köyü
-Çınar Restaurant ;Merkez Mahallesi
Bunların dışında ilçe merkezi ve köylerinde küçük lokanta , kebap ve köfte
salonları ile alabalık restaurantları bulunur.Gürleyk ,Çöğmen ve Kapıdağı
yarımadası koylarında ,taze balık pişiren ve tadına doyum olmayan BALIK
RESTAURANTLARI vardır.
DALAMANDA TARİHİ KALINTILAR
Dalamanın hemen hemen her yerinde tarihi kalıntılara rastlanır.Kapıdağı,
Şerefler, Kayadibi, Çöğmen, Kavacık , Gürleyk ve Bozbel Köylerinde yoğun bir
şekilde bulunan tarihi kalıntıların en önemlileri kaya mezarları, kaleler, su
sarnıçları, türbeler, antik şehirler, köprüler, manastırlar ve tarihi su
değirmenlerdir.
Kapıdağı: Kapıdağı içinde kalan tarihi yerler Krya,Tarihçi
Plinus,Ptolemaios,Step-Bynzitinus ve Stadiasmus tarafından Karya, diğer kısmı
tarafından da Likya şehri olarak gösterilmiştir.Bu değişiklik şüphesiz yine
politik sebeplerden meydana gelmiştir.Krya nın Antik Tribüt listesinde
Likyalılar dan ayrı kaydedilmiş olması da bunu göstermektedir.Fakat Taşyaka da
olması gereken kaya mezarlarının mevcudiyeti, burada Likyalılar ın iskanına bir
işaret sayılabilir.Bu duruma göre burası da geç devirler de, muhtemelen Perikles
zamanında Likyalılar a dahil edilmiştir.
Kryanın güneybatısında,Kargın Gölünün güneyinde eski Lissanın kalıntıları,Bent
tarafından bulunmuştur.Kalıntılar duvarlardan ibaret olup,mezara
rastlanmamıştır.Burada kesme kaya üzerinde Kar ca harflerle bir kitabe tesbit
edilmiştir.Kitabaye göre Lissanın güneyinde Lydanin kuzeyinde,Lydanin bir köyü
olan Arymaxanın buluduğu anlaşılmıştır.Bizans devrine sahip olanlar da müstesna
bir yapı izi kalmamıştır.Arymaxanın güneyinde Fethiye körfezinin batı sahilinin
en ucunda Lydai şehrinin kalıntıları, yine Bent tarafından
keşfedilmiştir.Bugünkü Kapıdağının güneyine rastlayan bu yerde Bizans devrine
ait kalıntılar yer almaktadır.Bu sebeple bölgenin bilhassa Bizans devrinde önem
kazanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan Hippokomenin ÇÖĞMEN KÖYÜNÜN batısında,Kızılyaka Köyünün
kuzeyinde.bugünkü Elcik ve Sabunlu Köyleri içinde eski bir şehrin kalıntıları
tesbit edilmiştir.Çukurhisardaki Oktapolis olduğu,kitabelerden okunan bu
şehirden Ptolemaios söz etmiş ve Herbez tarafından şehrin ismi, mezarlardaki
kitabelerden okunmuştur.Buradaki duvar kalıntıları Bizans dönemine aittir.Fakat
bunlar arasında da eski kısımlarda mevcuttur.
Hippokome : Çöğmen Köyü İt Asarı Mevkiinde,hakim bir tepe üzerine
kurulmuştur.Hippokome şehrini Arkwright keşfetmiş Stepbiyazitin
doğrulamıştır.Şehrin güneydoğu tarafındaki yalçın kayalar üzerinde altı adet
kaya mezarı bulunmaktadır.Bu mezarların birinde Grekçe kitabe mevcut olup,bu
şehrin adı da bu kitabelerden okunmuştur.
Hippokome AT ŞEHRİ anlamına gelmektedir.Şehrin güneybatı eteğinde tıpkı
Telmossosda mevcut büyük kaya mezarları gibi üç mezar bulunur.Bu mezarların sağı
ve solunda,şehrin tepesine çıkmak için basamaklar halinde yol vardır.Tepeyi
çevreleyen bir kale ve kalenin içinde su sarnıcı, zahiri ambarı olması muhtemel
bina yıkıntıları görülür.Bu kısmında ayrıca Grekçe kitabelerde mevcuttur.Kaleden
bakıldığı zaman doğu ve kuzey tarafta kalan Çöğmen Köyünün mahalleleri kolayca
görülür kü, tam kuzeybatıda Kepezbaşı denilen yerde şimdi izine rastlanmayan
Roma ve Bizanslılardan kalma bina harabeleri bulunur.Yörede toprak işlendikçe
Roma ve Bizans sikkelerine rastlamak mümkündür.Bundanda anlıyoruz ki
Hippokome,şimdi ki harebelerin bulunduğu İt Asarından ibaret değil,şehrin hakim
olduğu yerlerde bir takım mahalleleri mevcuttur.Şehrin Karya ve Likya arasında
el değiştirdiği,Likyalılara Perikles devrinde geçtiği anlaşılmaktadır.
Hippokomeye Kavacık ve Çöğmen Köyü stabilize yoldan gidilir.Köylere ait
dolmuşlar veya özel araçlar ile ulaşılabilir.Dalamana Kepezbaşı 27, İt Asarı
HİPPOKOME 30 km uzaklıktadır.
Oktapolis : Elcik, Sabunlu ve Kızılkaya köy sınırları içinde bir şehrin
kalıntıları tespit edilmiştir.Ptolemaios ve Herbez tarafından şehrin ismi
mezarlardaki kitabelerden okunarak OKTAPOLİS SEKİZ ŞEHİR adını aldığı
saptanmıştır.Şehir içinde yer alan ve Kayadibi Köyünün kuzeyini kaplayan yalçın
kayalar üzerinde kaya mezarlarına rastlanır.Mezarlar Likya dönemine aittir.Ancak
şehrin diğer kalıntıları Roma ve Bizans zamanında kaldığı
belirlenmiştir.Mezarlar sarp kayalar üzerine yapıldığından çıkmak ve yaklaşmak
oldukça zordur.Kayadibi Köyü içinde de yer yer sur kalıntılarına
rastlanır.Oktapolis sınırlarını oluşturduğu kabul edilen bu surlar içinde kiler
ve mesken kalıntıları vardır.
Delikli Kavak : Elcik- Bozbel arasında yöreye hakim bir tepe üzerinde bulunan
kaya mezarları,sur kalıntıları ve yer mezarlarını Oktapolis antik kent sınırları
içine girer.Tepenin güney ucunda bir adet kaya mezarına rastlanır.Önünde geniş
bir düzlük ile ucunda bir adet kaya mezarına rastlanır.Önünde geniş bir düzlük
ile mutfağı andıran raflar vardır.Etrafı sur ile çevrili olan tepenin üstünde de
kesme taşlar, yer mezarları ve taştan yapılmış çeşitli şekiller bulunur.Tepenin
güney,batı ve kuzey batı rafları sur kalıntıları ile kaplıdır.Ancak doğu ve
kuzeydoğusundaki yalçın kayaların bulunmasından dolayı hiçbir kalıntıya
rastlanmaz. Adını yörede bulunan ve asırlara meydan okuyan bir kavaktan alan
yere, Dalamana 47 km uzaklıkta olup,özel veya köye ait taşıtlarla ulaşılır.
Ardıçlı Tepe : Bozbel –Gökseki mahallesinin batısında,Çal deresi
kenarındadır.Ormanlarla kaplıdır.Batı ve güney tarafları oldukça sarp ve
diktir.Etrafı surlarla çevrili basit bir kale görümündedir.Oktapolis antik kent
sınırları içine girdiği kabul edilir.Ancak Selçuklulardan kaldığı da iddia
edilmektedir. Yöreye Dalaman-Bozbel ve Dalaman –Beyovası yolu üzerinden özel ve
köye ait taşıtlarla gidilir.45 km uzaklıktadır.
Hisar : Gürleyk Köyünün üstündedir.Birbirine bitişik evler her birinin kenarında
yer alan kiler ve ahır ile şaraphanelerin konumu dikkat çeker.Bizaslılardan
kalma yer,Hisardan ziyade ŞARAP İMALATHANESİNİ andırmaktadır.Bugün sadece
evlerin taban kalıntıları ile şarap testilerinin konulduğu çukurlar varlığını
koruyabilmektedir.Yöreye Dalaman-Gürleyik yolu ile gidilir.Ancak köy içinden
kuzeye doğru 1 saat yaya yürünür.
Şerefler-Kozpınar KALYNDA :Şerefler Köyünün kuzeyi ve kuzeydoğusu tamamen tarihi
eserler ile doludur.Kale,kaya mezarları,surlar vb eserlerin değişik zamanlara
ait olduğu tahmin edilmektedir.Kapıdağı yöresindeki Ldai,Lissay ve Cryanın bir
uzantısı olarak kabul edilir.Önceleri Karya elinde bulunan yöre,Perikles
zamanında Likyalıların eline geçmiştir.
Kaya mezarlarını Lukya,sur ve kalenin Bizanslılar zamanından kalmıştır.Kozpınar,
eski bir ticaret yolu üzerinde mola yeri olarak tanınmış ve bugün hala
güncelliğini korumaktadır.
Manastır Tepesi : Gürköy-Karaağaç arasında adı üstünde Manastır Tepesinin batı
eteklerinde yer alır.Manastırdan çok az bir kalıntı olduğundan gözle görülür bir
yapı yoktur.Bizanslılardan kaldığı söylenir.Ancak adı geçen yerin güneyine 13.
yy başlarında yerleşen Rumlar tarafından yapıldığı,Kurtuluş Savaşı sonrası
yöreden kaçan Rumların kendi elleriyle yıktıkları tahmin edilir. Adı geçen yere
Dalaman – Gürköy yolundan gidilir ve köy içinden 45 dakika yaya yürünerek
ulaşılır.
Demirci Dükkanlar : Gürköy-Değirmenyakası mahallesinin kuzeyindedir.13. yy
sonlarında Rumlar tarafından yapılıp işletilmiştir.Halk arasında DEMİRCİ ÇARŞISI
adı verilen yerde,demir parçaları ,çekiç ve örs kalıntıları ile körük
parçalarına rastlanır.O dönemde ovada bol bulunan karaağaçları işlemek ve
kerestelerini deniz ötesi devletlere satmak amacıyla kurulduğu söylenir.Yöreye
Dalaman Gürköy yolundan gidilir ve köy içinden 30 dakika yaya yürünür.Bir
rivayete göre ;dükkandan çıkan çekiç ve örs sesleri ile dövülen demirlerden
çıkan kıvılcımlar uzak köylerden duyulur ve görünürmüş.