Kıyıköy Kırklareli'ne bağlı küçük bir köy. Doğal bir limana sahip kıyıları
balıkçılar için iyi bir sığınak... Köy Karadeniz'e bakan yüksek tepeler üzerine
kurulmuş. En önemli geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılık. Köy'e Bizans
döneminden kalma bir şehir kapısından giriliyor ve bölgede sur kalıntılarına
rastlamak mümkün. Balıkçılıkla uğraşan Rumların yerleştiği bu bölgeye önceleri
"Midye" adı verilmiş. Günümüzde Kıyıköy adıyla anılıyor ve bölgede Selanikli
Türkler yaşamakta. Çevre ilçe ve köyler ise; Saray, Bahçeköy, Güngörmez,
Aksicim, Kömürköy, Sergen (kışlacık), Vize'dir.
İmparator Neron, Trakya Valisi olduğu yıllarda o zamanki adıyla Salamidoresoy'e
sayfiye-ye gelirdi. Köyün girişindeki kapı o çağlardan kalma Bizans eseridir.
Köy çevresinde sur kalıntılarına rastlamak müm-kün. Daha sonraki yüzyıllarda
Midye adını alan köye (Bu ismin kimler tarafından veril-diği bilinmiyor)
balıkçılıkla geçi-nen Rumlar yerleşmiş. Köyde şu anda Selanikli Türkler
yaşa-makta. En önemli ve tek sayılabilecek yapısı "Aya Nikola Manastırı".
Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş manastır hakkında pek bilgi yok. Bir sava
göre Cenevizlilerden kalma imiş. Manastır oldukça bozulmuş. Taş sütunlar erimiş,
içeride belli belirsiz mezar kalıntıları var. Kanlı havuz diye adlandırılan
bölüm, taş parçalarıyla dolu. Bu havuzda, Hıristiyan din adamlarınca suçlu
bulunan kimseler, boğularak öldürülüyormuş. İstanbuldan 164 km. Uzaklıkta olan
Kıyıköy'e, Edirne (TEM) yolunu izleyerek Çerkezköy ayrımından Saraya sapıp bol
virajlı yolu izleyerek gidilir.
9. yüzyılda yapılan ve Bizans döneminin dini eserleri arasın-da yer alan bu
manastır, kaya-lara oyularak inşa edilmiş. İlçenin kuzeybatısındaki vadi-nin
yamacında yonca planlı bir şapel, tek nefli büyük planlı bir kilise ile bunun
yanında düzen-siz yerleştirilmiş odalar, mezar şapeli ile düzgün hücrelerden
oluşan kompleksin duvarlar-ında kazınmış haçlar, bazı resimler, çeşitli
kabartmalar bulunuyor. Kıyıköy ortaçağ Salmydessosu 'nun surla çevrili alanı
içinde yer almış doğusu Karadeniz'e, kuzey ve güneye bakan yamaçları dere
vadisine dimdik inerken, sadece batı yönü geçit vermiş antik kentin surları, ilk
kez Lustirianus döneminde 6. yüzyılda yapılmış. 9 ve 10. yüzyılda da onarım
görmüş. Duvar yüksekliği yer yer 6 metreyi bulan surların kalınlığı ise 2.20
metre.