Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu bölgesinde GAP'ın merkezinde yer almaktadır.
Mezopotamya'nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Urfa akarsulara yakın
olması, ticaret yollarının kesiştiği noktada yer almasından ötürü tarihi boyunca
stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Urfa kent merkezinin altında bugünkü Balıklıgöl'ün kuzeyinde 1997 yılında Dr.
Bahattin Çelik tarafından yapılan bir keşif sonucu, Urfa kent merkezi tarihinin
MÖ. 9500'e Çanak-Çömleksiz Neolitik Döneme kadar uzandığı görülmüştür.
Bu bilinen 11.500 yıllık tarihi süreçte Ebla, Akkad, Sümer, Babil, Hitit, Hurri-Mitanni,
Arami, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Bizans gibi uygarlıkların egemenlikleri
altında yaşayan Urfa, 1094 yılında Selçuklu Topraklarına katılmıştır. 1098'de
Haçlı Kontluğu idaresine girmiştir. Eyyubi, Memluk, Türkmen aşiretleri, Timur
devleti, Akkoyunlular, Dulkadirbeyliği, Safevilerden sonra, 1516'da Osmanlı
sınırları içine katılmıştır. Önce Diyarbakır Eyaleti içinde yer alan Urfa,
1876'da Halep vilayetine bağlanmış, 1916'da bağımsız bir sancak olmuştur. 1919
yılında önce İngilizlerin, daha sonrada Fransızların işgaline uğramış, 11 Nisan
1920'de İşgalden kurtarılmıştır. Cumhuriyet sonrasında 1924'de il durumuna
getirilmiştir.
>MERKEZ İLÇE...
Camiler
Medreseler
Manastır ve Kiliseler
Anıtlar
Köprüler ve Su Bentleri
Çeşmeler
Hamamlar
Şehir Surları ve Kale
Hanlar
Çarşılar
Tarihi Hastaneler
Köşk-Konak ve Evler
Meydanlar
Sokaklar
Urfa Kapıları ve Kapı Tokmakları
Hz. Eyyüp Makamı ve Kuyusu
Geleneksel El Sanatları
Süslenme ve Takı
Halk Oyunları
Halk Mutfağı
At-Keklik-Kuşçuluk
Edessa Mozaikleri
Şanlıurfa Müzesi
Kentin bilinen en eski ismi Edessa'dır. Urfa isminin Vurhai, Orhai, Ruhua vb.
isimlerden geldiği söylense de bunlardan hiçbiri kesinlik kazanmamıştır. Kentin
adı, Ulusal kurtuluş savaşında halkın göstermiş olduğu kahramanlıktan ötürü,
1984 yılında çıkartılan bir yasa ile “Şanlı” unvanını almış ve Şanlıurfa olarak
değiştirilmiştir.
Kent, köklü bir kültür mirasına sahiptir.
Üzerinde, ilk İslam Üniversitesinin kurulduğu Harran Urfanın bir ilçesi olup;
Dünya Kültür Mirası'na dâhil edilmesi düşünülmektedir.
Evleri, Sokakları, Çarşıları, Hanları, Hamamları, Çeşmeleri, Köprüleri,
Camileri, Kale Ve Surları ile Şanlıurfa “Müze Kent” görünümündedir.
Sabilik dahil, tek tanrılı dinlere mensup insanlar ile Hz. İbrahim, Hz. Eyyüp,
Hz. İlyas ve Hz. Yakup gibi peygamberlerin yaşadığı, kent “Peygamberler Şehri”
olarak anılmaktadır.
Ressamları, ses ve saz sanatçıları, şair- yazarları, el sanatları, halkoyunları,
mutfağı vb. değerleri, kentin kültür zenginliğini göstermesi açısından
önemlidir.
Kente egemen olan toplulukların birçoğunun tarih boyunca bırakmış oldukları
derin izler, bugün Eski Kent Dokusunda ve müzedeki eserlerde, Devlet Güzel
Sanatlar Galerisi veya bir başka yerde görülebilir.
Bugün GAP ile ekonomik, sosyal, kültürel alanda hızlı bir değişim ve kalkınma
sürecinde olan kentin yüksek bir kültür-turizm potansiyeli mevcuttur.
Şanlıurfa'nın Dini, Arkeolojik, Folklorik ve diğer kültür değerlerinden bazıları
yitip gitse de, pek çoğu yaşamak için direnmektedir.
Bu zengin kültür birikiminin; belgeleme, araştırma ve koruma planlarıyla
değerlendirilmesi sadece ulusal değil, dünya kültür mirası açısından da son
derece önemlidir.