Ankara, Orta Anadolu'nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya
nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede
orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür. İlin
kuzey sınırının Kuzey Anadolu sıra dağlarının kolları olan dağlar, Orta Anadolu
düzlüklerinin devamı olan ovalar çizer. Güney kısmında Tuz Gölü çanağı, Kepez
Ovaları ve Hacıbekirözü gibi düzlükler bulunur. Bu düzlükler arasında volkanik
Karadağ ile Karasimir Dağı, Paşa Dağı ve Teke Dağı yükselir.
Orta kesimlerden kuzeye doğru yaklaştıkça Haymana, Bala hattının kuzeyinde Kuzey
Anadolu sıra dağları ile irtibatları bulunan dağ sıraları belirir. Bunların
arasında İdris ve Elmadağları yükselir. Güney Batı Kuzey-Doğu doğrultusunda
Güre, Elma, İdris, Karyağdı-Mire-Aydos-Çile, Ayaş ve Hıdır dağ sıraları arasında
çöküntü alanları ve kıvrılmalarından dolayı Balaban, Mogan Gölü, Çubuk, Mürted
ve Babayakup Ovaları meydana gelmiştir. Ankara Ovası doğu-batı yönünde
uzanmıştır. Sakarya ve Kızılırmak nehir kolları arasında çukurlarda münferit
olarak yüksek sıradağları görmek mümkündür.
Kuzeyde, Çubuk ve Kızılcahamam ilçelerinde yer yer sarp görünüşlü Yıldırım, Işık
ve Yakut dağları, Batıda Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinin kuzey sınırları
Karakiriş, Kartal ve Manastır dağları ile çevrilmiştir. Güney bölgedeki dağlar
tatı meyilli, yuvarlak sırtlı ve üzerleri düzdür. Bu alanda yükseklikler
1050-1500 m. arasındadır.
İl sınırları içinde Mogan, Eymir, Karagöl, Kurumcu ve Samsun gölleri bulunur.
Bölgede yer yer volkanik arazilere rastlanır. Bu kütle üzerinde 2378 m.
yüksekliğindeki Köroğlu Dağı ile Mahya Tepesi (2006 m.) yükselir. İlin
güneydoğusunda Hüseyingazi dağı kültesi bulunur.
İlin arasizisini Sakarya ve Kızılırmak nehirleri ile Çubuk Çayı, İncesu ve Ova
Çayları sular.
İklimi : İlin geniş arazisinde yer yer iklim farklılıkları görülür. Güneyde, İç
Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise, Karadenz
ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. kara ikliminin hüküm sürdüğü bu
bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer. En sıcak ay Temmuz-Ağustos,
en soğuk ay ise Ocak ayıdır.
Bölgeye düşen yağış miktarları kuzey ve güney kesimlerde farklılık gösterir.
Kuzeyde Kızılcahamam ve Çubuk, Karadeniz yağış rejimi özelliğini; güney ise İç
Anadolu karakterini taşır. Bölgenin yapısı gereği özellikle kış aylarında sis
olayı oldukça fazla görülür ve hayatı etkiler.
İl bazında ortalama sıcaklık 10-13oC arasında, aylık ortalama yağış miktarı da
11-55 mm arasındadır. En yüksek sıcaklık değeri 41.4oC ile Sarıyar istasyonunda;
en düşük sıcaklık da sıfırın altında 32.2oC ile Esenboğa istasyonunda
kaydedilmiştir. Donlu günler sayısı yılda ortalama 60-117 arasında, karla örtülü
günler sayısı ise yılda toplam 10-70 gün arasında değişmektedir. En yüksek kar
kalınlığı 82 cm. olarak Kızılcahamam istasyonunda kaydedilmiştir.
İl merkezi ve istasyonların rüzgar durumuna genel olarak bakıldığında; hakim
rüzgarın topografik yapıya bağlı olarak değişim gösterdiği açıkça görülür. Buna
göre hakim rüzgar Ankara (merkez), Esenboğa, Çubuk, Ayaş ve Yenimahalle'de
kuzeydoğu, Haymana (İkizce), Sincan, Dikmen ve Nallıhan'da batı, Polatlı ve
Şereflikoçhisar'da kuzey, Etimesgut ve Elmadağ'da güneybatı, Kızılcahamam'da
güneydoğu ve Beypazarı'nda kuzey-kuzeydoğudandır. Kuvvetli rüzgarların görüldüğü
aylar mart ve nisan aylarıdır. Ankarada tespit edilen en yüksek rüzgar hızı
güne, güneydoğu yönünden 32.1 m/sn. dir
Normal şartlarda günlük olarak basıncın değerlerinde fazla değişiklik görülmez.
Ancak yurdumuzu etkileyen hava kütlelerine bağlı olarak değişmeler gözlenir.
Uzun yıllar değerlerine göre; ankara'nın ortalama basınç değeri 912.7 mb.,
tespit edilen en yüksek basınç değeri 936.5. mb. ve en düşük basınç değeri 882.6
mb.dır.
Bitki Örtüsü: Etrafı dağlarla çevrili olan Ankara, kışları soğuk, yazları kurak
geçen bir iklime sahiptir. En yağışlı mevsim ilkbahardır.
Bu iklim şartları ve topografik yapı Ankara ve çevresinde iki ayrı bitki
topluluğunun (step ve orman) gelişmesine imkan sağlamıştır. Yörede en yaygın
olan bitki topluluğu step (bozkır)tir. Step bitki örtüsü az yağış alan çukur
alanlarda ve platolar üzerinde yaygın haldedir. Bu bitki topluluğu içinde ağaç
yok denecek kadar azdır. Genelde dikenli çalılar dikkati çeker. Bunun yanısıra
akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step
içerisinde yer alır. Step bitki örütüsünün en yaygın türlerini otlar oluşturur.
Çoğu küçük boylu olan bu bitkiler birbiri yanında ve kümeler halinde
toplanmıştır. Step bitki topluluğunun başlıca türlerini kısa boylu çayırlıklar,
ayrıkotu, keven, sorguçotu, üzerlik otu, katırtırnağı, yabani arpa, püsküllü
çayır, hardalotu, yemlikotu, yılgınotu, yavşanotu, gelincik, papatya, hatmi,
kekik, sütleğen, ballıbaba, yabani gül, böğürtlen ve isimlerini sayamadığımız
birçok bitki oluşturur.
Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık
sahada yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar.
Bozkır (step) ortasında adacıklar halinde görülen ormanlar, genelde tahripten
arta kalan korulardır. Bu tür ormanlarda hakim ağaç türü karaçam, ardıç ve yer
yer meşedir. Kurakçıl orman deyimiyle adlandırılan bu ormanlara en güzel önreği,
Beynam Ormanı oluşturmaktadır. Ankara'nın kuzeyindeki Kızılcahamam ilçesi
yakınlarından başlamak üzere orman örtüsü sıklaşmaya ve gürleşmeye başlar ki,
burada iğne yapraklı ağaçlar yaygın türü oluştururlar.
Ulaşımı: Karayolu, demiryolu ve havayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Türkiye’nin
karayolu ve demiryolu ağı merkezinde olması nedeniyle ülkenin her yerine ulaşmak
mümkündür. İç ve dış hatlarla hizmet veren uluslararası havalimanı
bulunmaktadır.
Tarihi: Ankara’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak
bölgede yapılan araştırmalar, kentin Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşme alanı
olduğunu göstermektedir.
Kızılcahamam yöresinde yapılan araştırmalarda; Paleolitik Çağ’a ait buluntulara
rastlanmış olup, Eti Yokuşu, Ahlatlıbel, Karaoğlan ve Koçumbeli’nde de Eski Tunç
Çağı’na ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.
Hitit eserlerinde sık sık rastlanan Ankuva, muhtemelen bugünkü Ankara kentinin
bulunduğu yerdir. Mürtet Ovası yakınındaki Bitik’te Hitit yerleşmesi ve Haymana
ilçesi yakınlarındaki Gâvurkale’de Hitit dönemine ait önemli bir kutsal yerleşim
bulunmaktadır.
Ankara’nın kent olarak ilk kuruluşu Phyrigia dönemindedir. Phyrigia’nın başkenti
Gordion bugünkü Ankara sınırları içinde kalmaktadır ve İç Anadolu’nun en önemli
antik kentlerinden birisidir. Efsanelere göre Ankara’yı da büyük Phyrigia Kralı
Midas kurmuştur. Phyrigialılar buraya gemi çapası anlamına gelen “Ankyra” adını
vermişlerdir. Yörede bulunan tümülüsler, özellikle M.Ö. 750-500 yılları arasında
Ankara yöresinde Phyrigia yerleşmesinin önemini göstermektedir.
Phyrigia Devleti’nin yıkılmasından sonra Lydialıların ve daha sonra Perslerin
hâkimiyetine geçen kentin Pers Kralı I. Dareios döneminde (M.Ö. 522-486)
yapılmış olan ünlü kral yolu üzerinde küçük bir ticaret merkezi olduğu
bilinmektedir. Aradan iki asır geçtikten sonra Büyük İskender, Anadolu’daki Pers
hâkimiyetine son vermiştir.
M.Ö. 278-277 yılında Avrupa’dan Anadolu’ya gelen Galatların bir kolu olan
Tektosagların Ankara’yı başkent yaptıkları bilinmektedir. Ankara Kalesi’nde
görülen ilk yapı bu devirden kalmadır.
Roma İmparatoru Augustus M.Ö. 25 yılında kenti Galatlardan alarak bu bölgeyi
Roma’nın bir eyaleti olarak Roma İmparatorluğu’na bağlamış ve Ankara’yı
Galatia’nın başkenti yapmıştır. 1. ve 2. yüzyıllarda Ankara, Anadolu’da Roma yol
ağının çok önemli bir kavşağı niteliğini kazanmış, yönetimsel ve askeri
işlevleri gelişmiş bir kenttir. Roma İmparatorluğu’nun zayıflaması ile 3.
yüzyılda Ankara önemini kaybetmiştir. Daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun eline
geçen kent 334-1073 yılları arasında Bizans İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altında
kalmıştır.
1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt’te Bizans ordusunu
yenmesinden sonra 1073 yılında Ankara Türklerin eline geçmiştir. Bu tarihten
başlayarak Osmanlılar tarafından Anadolu’nun siyasal birliğinin kurulmasına
kadar geçen sürede kent, Türk beylikleri, Bizans ve Moğol egemenliği altında
değişik dönemler geçirmiştir. 1300’lü yıllardan başlayarak Ahi merkezlerinden
biri olarak ticari işlevlere sahip olan Ankara, Osmanlı İmparatorluğu’nun
yükselme döneminde de önemli bir ticaret merkezi olmaya devam etmiştir.
Ankara’daki Ahi örgütü, kervanların ve ordunun deri ve demirden yapılmış malzeme
gereksinimini karşılıyor ve aynı zamanda İç Anadolu’da geniş bir bölgede
üretilen tiftik Ankara’da işleniyordu. 19. yüzyıla kadar önemini koruyan Ankara,
daha sonra önemini yitirmeye başlamış, kentin 1892 yılında bir demiryolu ile
İstanbul’a bağlanması da bu durgunluğu çözememiştir. 20. yüzyılın başında
yaşanan savaşlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı ve 1917 yangınının da
etkisi ile daha da gerileyen kent, Kurtuluş Savaşı sırasında yeniden önem
kazanmaya başlamıştır.
Kurtuluş Savaşımızın idare edildiği bir merkez olarak, adı milli mücadelemizin
sembolü haline gelen Ankara 13 Ekim 1923’te başkent olmuştur.
İLÇELERİ
Ankara ilinin ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan,
Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren,
Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve
Şereflikoçhisar' dır.
Akyurt : Kent merkezine 33 km. uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km
uzaklıkta, M.Ö. 3000 yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç
Çağına ve sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.
Altındağ : Kent merkezine 1 km. uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski
medeniyetleri kapsayan ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus
Sütunu, Roma Hamamı, Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet
Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet
Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli Efendi,
Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram, Aslanhane, Ahi
Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe sınırları içerisindedir.
Ayaş : Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür.
Karakaya Kaplıcası ile 23 km. batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve
radyoaktifli suların sağlık açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere
Bağlan, Ova Bağları, Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat
varlıklarıdır.
Bala : Ankara'nın güneyinde yer alan Bala ilçesi sınırlarındaki, ilçeye 35 km
uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin olduğu kadar Ankara'nın da önemli
mesire yerlerindendir. Burası genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.
Beypazarı : Ankara'ya 99 km. mesafede olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve
Friglere kadar uzanmaktadır. Beypazarı'nın bir piskoposluk merkezi olduğu,
adının önceleri Lagania, Anastasıopolıs olarak değiştirildiği tarihi eser ve
haritalardan anlaşılmaktadır.
Beypazarı, tarihi evleri, gümüş işçiliği ve havucu ile ünlü şirin bir ilçedir.
Boğazkesen Kümbeti, Suluhan, Eski Hamam, Sultan Alaaddin Cami, Akşemseddin Cami,
Kurşunlu Cami, Rüstem Paşa Hamamı, Gazi Gündüzalp Türbesi (Hırkatepe), Kara
Davut Türbesi (Kuyumcutekke), Karaca Ahmet Türbesi, ilçe sınırları içerisinde
olup görülmeye değer tarihi mekanlardır.
İlçeye 10 km. uzaklıkta bulunan Tekke Yaylası, 44 km uzaklıktaki Karaşar
beldesinde bulunan Eğriova Yaylası ve Gölü, Dereli köyü civarında peri
bacalarını andıran yapılar ilçenin ilgi çekici yerleridir.
Çamlıdere : Ankara'nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir
merkezinden uzaklığı 108 km. dir. İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek
Beldesinde bir Camii bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans Dönemine ait mezar ve
yerleşim yerleri kalıntılarına da rastlanılmaktadır.
Çankaya : Çankaya İlçesi, şehir merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara'nın önemli
ilçelerinden olan Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır.
Atatürk Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve
Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır.
Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel
Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa
Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt
Park, Botanik Bahçesi, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu
Park, Milli Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu,
Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi (Cebeci-Ankara
Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule, TBMM ilçenin başlıca
turistik yerlerindendir.
Çubuk : Çubuk, Ankara şehir merkezine 39 km uzaklıktadır. Aktepe' de bulunan bir
kale harabesi ve Karadana Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır.
Çubuk II. Barajı drenaj alanında bulunan ormanlık ile Karagöl mevkiinde bulunan
ormanlık alanlar önemli mesire yerleridir.
Elmadağ : Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır. Kökü Selçuklulara kadar uzanan
halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve çantalar kültür zenginliklerini günümüze
kadar getirmiştir.
Etimesgut : Etimesgut ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km. dir. Gazi
Tren istasyonu ve Atatürk'ün İstanbul'a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut
Tren İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut'a adını
veren Ahi Mes'ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan Hazretlerinin
Türbesi Elvanköy' de Elvanköy Cami avlusunda bulunmaktadır.
Evren : İl merkezine 178 km. uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise,
kale kalıntıları bu yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu
göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren' e
2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır.
Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve
Osmanlı Dönemine aittir.
Gölbaşı : Ankara'ya 20 Km. uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara'nın mesire,
sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal
güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer
kazandırmaktadır.
İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe
Mevkiinde yer alan Tulumtaş Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve
sütunlar bulunmaktadır.
Haymana : Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca
ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra
Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5
km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su
tedavi merkezi haline getirilmiştir.
Kalecik : Kent merkezine 71 km. uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö.
3500-4000 yıllarında erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin
edilmektedir. Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi
ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı
tarihi eserleridir.
Kazan : Kazan' ın şehir merkezinden uzaklığı 45 km. dir. İlçenin kuruluş tarihi
kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser,
çok değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu
göstermektedir.
Keçiören : Keçiören ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir.
Ankara'nın Merkez ilçelerinden biridir. Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşına
hazırlandığı ve karargah olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze
olarak Keçiören sınırları içerisindedir.
Kızılcahamam : İl merkezine 83 km. uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara'nın en
yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça
zengin olan Kızılcahamam'a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli
kaplıcaları arasındadır.
Mamak : Mamak ilçesinin şehir merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür
hizmetlerini yerine getirmek için şimdiki Belediye Başkanlık Binasının yer
aldığı Konservatuar Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi
Tiyatrosu, kültürel faaliyet varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak
Hatip Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.
Nallıhan : Nallıhan'ın şehir merkezine uzaklığı 161 km. dir.İlçe merkezi 1599'da
Vezir Nasuhpaşa' nın burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu
Han'dan almıştır. Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da
yapılmıştır. İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. Yüzyılda inşa edilmiş olan
Uluhan Cami de diğer önemli bir eserdir.
Polatlı : Polatlı ilçesinin şehir merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü
Polatlı'nın 20 m. kuzeybatısına düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek
bir tarih başlangıcı sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları
ve kalıntıları ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.
Şereflikoçhisar : Şehir merkezine 148 km. uzaklıktadır. İlçede, Türkiye'nin
ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj
Gölünde balıkçılık yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve
Parlasan Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.
Yenimahalle : Yenimahalle'nin şehir merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent
Merkezinde yeralan Yenimahalle'nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu
Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun
geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini
hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.