Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ'ın kuzeyinde yer alan Edirne
yıllar boyu Osmanlı başkenti, 18 inci yüzyılda ise Avrupa'nın en büyük yedi
şehrinden biri olmuştur.100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğunun başkenti
olması buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne,
camileri, dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve
saraylarıyla yaşayan bir müzedir.
İLÇELER
Edirne ilinin ilçeleri; Enez, Havsa, İpsala, Keşan, Lalapaşa, Meriç, Süloğlu ve
Uzunköprü'dür.
Havsa : Havsa, Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa yaylası üzerindedir.
Havsa'ya Hafsa Hatun bir han, Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa bir külliye ve
zamanın defterdarı (Maliye Bakanı) bir cami yaptırmıştır. Çok işlevli yapı
topluluğu olan külliye, Mimar Sinan'ın eseridir.
İpsala : İpsala, Edirne'nin güney yarısında yer alır. Ayakta kalmış olan Osmanlı
yapısı, Alaca Mustafa Paşa Camii'dir. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Tahta
işçiliği bakımından sanat değeri taşır.
Keşan : İlçe, Edirne'nin güney yarısındadır. Tarihsel değer taşıyan yapıları,
Hersekzade Ahmet Paşa Cami ile İbrice-Keşan kervan yolu üstündeki üç taş
köprüdür. Uzunkum adlı alçak kıyı, deniz turizmi bakımından elverişlidir. Düzgün
yolları ve turistik işletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, Edirne'nin
turistik yerlerindendir. İlçenin iç turizm bakımından önemli olayı, panayırı ile
Hıdırellez'de yapılan dallık adlı bahar şenliğidir.
Lalapaşa : İlçe Edirne'nin kuzey yarısındadır. İlçedeki en önemli tarihsel
eserler, taş devrinden kalma türbe ve tapınaklardır. Bu türbelere, Tablataş,
Kapaklıkaya, Perikızı Evi (dolmen) denir. Tapınma yerleri ise Ulutaş (menhir)
adını taşır. Bunlar, dünyada benzeri az bulunan eserlerdir. Sinanköy'deki kale
ören durumundadır.
Meriç : İlçe, Edirne'nin orta kısmında ve Lalapaşa Yaylasının güney batı
köşesindedir. İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy dallığı ve Mayalar
adıyla anılan ilkbahar şenlikleridir.
Süloğlu : Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa Yaylası üstündedir. Baraj gölü
çevresi bir piknik yeri olarak ilgi çeker.
Uzunköprü : İlçe Edirne' nin orta kısmında ve Trakya Yontukdüzü üstündedir. En
ünlü tarihi yapısı, Mimar Muslihiddin'in eseri olan Ergene Köprüsüdür. Uzunluğu
1200 metreyi, kemer sayısı 170'i geçer. Diğer önemli yapılar, II. Murat
Külliyesi'nin tek minareli ve çatılı Muradiye Camii, II. Bayezit zamanında Mimar
Hayreddin'in yaptığı Halise Hatun Camii, külliyenin bir vakfı olan Çifte Hamam,
köprüye eklenmiş çeşmelerdir. Köprünün kentten yana ucuna, İkinci Meşrutiyet
döneminde eklenen, Hürriyet Çeşmesi adıyla anılır. Daha eski öteki tarihi
çeşmeler Gazi Mahmut (Belediye parkı), Halise Hatun (Hacı İbrahim Ağa ya da
Tosbağacı) çeşmeleriyle Telli Çeşme'dir. Önemli iç turizm olayları, Bülbül
Deresi'nde yapılan Dallık adlı bahar şenliği, av partileri ve panayırdır.
NASIL GİDİLİR
Karayolu : Edirne gerek D-100 devlet yolu, gerekse TEM otoyolu üzerinden
İstanbul'a dolayısıyla Anadolu'ya ve D-100 devlet yolu üzerinden de Çanakkale
üzerinden Ege'ye bağlanan karayollarının üzerindedir. Ayrıca Kapıkule Sınır
Kapısı'ndan Bulgaristan ve Avrupa'ya sadece kara yolundan değil demiryolu ile de
bağlanmaktadır. Pazarkule ve İpsala Sınır Kapısıyla kara yolundan, Uzunköprü
demiryolu ile de Yunanistan'a ulaşım sağlanmaktadır. Edirne İstanbul ve
Çanakkale üzerinden Anadolu ile düzenli bir ulaşıma sahiptir.
Otogar Tel : (+90-284) 226 00 20
Demiryolu :
Edirne İstasyon Tel : (+90-284) 235 26 71- 4 hat
Kapıkule İstasyon : (+90-284) 238 20 36 - 238 23 12
Oto Kuşet : (+90-284) 235 26 29 - 235 25 99 - 235 64 93-94
Faks : (+90-284) 235 24 89
Uzunköprü İstasyon : (+90-284) 513 48 05
Denizyolu :
Liman Tel : (+90-284) 811 60 27
GEZİLECEK YERLER
Edirne Evleri
Taş duvar ve sıvayla örülmüş ahşap iskelet sistemleri ile yapılırdı. Bu evler
genellikle yanındaki daha yüksek saçaklara çift eğri öğe ile bağlanan bir
çatıyla örtülü, az derinde kalan locanın içine yerleştirilmiş merkezi girişi ile
kusursuz bir simetriye sahipti.
Balkan Yarımadası'nın hemen her tarafında en küçüğünden en gösterişlisine kadar
bütün evlerde "hayat" denilen bölümler vardır. Oda kapılarının açıldığı yer olan
bu bölüm, doğrudan evin bahçesine bakan yönde 1,5-2 metrelik direkler üzerine
dayandırılmıştır. Hayatların sonunda bir basamak yükseklikte dört köşe bir kısım
ayrılarak, tahta sedirlerle çevrilirdi.
Evin harem ve selamlıklarında büyük kapıların açıldığı bahçe kısımları olan
avluların uygun bir yerinde mermer bir çeşme bulunurdu. Bazı evlerde avluların
ortasında küçük havuzlar, üzerine asma sardırılmış çardaklar vardı. Harem ve
selamlık avlularından birbirine geçilecek küçük kapı bulunurdu.
Müzeler
Edirne Müzesi
Adres: Selimiye Camii Yanı - Edirne
Tel: (284) 225 11 20
Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi
Örenyerleri
Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken
bugün kıyıdan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş
olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir
kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır.
Dolmenler (Menhir, Taş Mezarlar): Lalapaşa ilçesinde İ.Ö.2000 sonları ile İ.Ö.
1000 başlarından kalma 'Dolmenler' (menhir, taş mezarlar) bulunmaktadır. Yapılan
kazılarda mezar içlerinde bazı araçlar (Göz yaşı şişesi, madeni takılar)
bulunmuş ve bunlar Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.
Saraylar
Edirne Sarayı: Sultan I. Murad tarafından yaptırılan ilk saraydan sonra, Sultan
II. Murad döneminde Tunca'nın batısında, çok büyük bir alan üzerine 1450'de
Edirne Sarayı'nın inşaatına başlandı. Sultan'ın 1451'de ölümünden sonra oğlu
Fatih Sultan Mehmed tarafından yapı tamamlatıldı. Kalıntılar arasında, Cihannüma
Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Babusseade, Matbahi Amire ve Adalet Kasrı'dır.
Camiler ve Kiliseler
Selimiye Camii: Edirnen'nin en önemli eseri olan Mimar Sinan'ın ustalık dönemi
eseri Selimiye Cami Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.
1569 - 1575 yılları arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Taş işçiliği,
çinileri ve kalem işleri bakımından eşsiz bir eserdir.
Kentin diğer önemli cami ve kiliseleri Üç Şerefeli Cami, Muradiye Cami, II.
Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yıldırım Camii, Fatih Cami (Enez
Ayasofyası), Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi), Sweti George Kilisesi,
Yahudi Havrasıdır.
Selimiye Cami (Merkez): Mimar Sinan'ın 80 yaşında yarattığı ve "Ustalık eserim"
dediği anıtsal yapı Osmanlı Türk sanatının ve Dünya Mimarlık Tarihinin baş
eserlerindendir.
Edirne'nin ve Osmanlı İmparatorluğunun simgesi olan cami, kentin merkezinde yer
almaktadır. Çok uzaklardan dört minaresi ile göze çarpan yapı, kurulduğu yerin
seçimiyle, Mimar Sinan'ın aynı zamanda usta bir şehircilik uzmanı olduğunu da
göstermektedir.
Kesme taştan yapılan cami, 2475 m2'lik bir alanı kaplar. Mimarlık tarihinde en
geniş mekana kurulmuş yapı olarak nitelenen Selimiye Camisi, yerden yüksekliği
43,28 m olan, 31,30 m çapındaki kubbesiyle ilgi çeker. Ayasofya'nın kubbesinden
daha büyük olan kubbe 6 m genişliğindeki kemerlerle birbirine bağlanan sekiz
büyük payeye oturur.
Cami, mimari özelliklerinin erişilmezliği yanında taş, mermer, çini, ahşap,
sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Mihrap ve minberi
mermer işçiliğinin baş yapıtlarındandır. Yapının çini süslemelerinin, Osmanlı ve
Dünya sanatında ayrı bir yeri vardır. XVI. yy. çiniciliğinin en güzel örnekleri
olan bu çiniler, 'sıraltı' tekniğinde olup, İznik'te yapılmıştır.
Selimiye camisinin 3,80 m çapında 70,89 m yüksekliğinde, üçer şerefeli dört
zarif minaresi vardır. Cümle kapısının iki yanındakiler üçer yollu olup, her
şerefeye ayrı merdivenlerden çıkılır. Diğer iki minare ise birer yolludur.
Bir külliye olarak inşa edilen yapının, geniş dış avlusunda Darüssıbyan,
Darülkur'a ve Darülhadis yapıları bulunmaktadır.
Üç Şerefeli Cami (Merkez): 1443-1447 yılları arasında, II. Murat tarafından
yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönemler üslubu arasında
yer alır. Burada ilk kez uygulanan bir planla karşılaşılmaktadır. 24 m çapındaki
büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa
oturur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı,
bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu planı Mimar Sinan, İstanbul
camilerinde daha gelişmiş biçimi ile uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde
revaklı avlu ilk kez bu camide kullanılmıştır. Avlunun dört köşesine minareler
yerleştirilmiştir. Üç şerefeli cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü
olan anıtsal bir yapıdır.
Camiye adını veren üç şerefeli abidevi minare, 67,62 m yüksekliğindedir. Her
şerefeye ayrı yollardan çıkılmaktadır. Caminin süslemeleri de ilginçtir. Revak
kubbelerindeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki en eski örneklerdendir.
Muradiye Cami (Merkez): Muradiye mahallesinde, Sarayiçi'ne egemen bir tepeye II.
Murat tarafından yaptırılmıştır. Yazıtında tarih yoktur. Yan mekanlı (zaviyeli)
camilerin en güzel örneğidir.
Cami, dış görünüşünün yalınlığına karşın,iç süslemesi yönünden XV. yüzyıl
Osmanlı sanatının dikkat çeken yapıtlarındandır. Mihrap ve duvarları kaplayan
çiniler, Türk çini sanatının en güzel örneklerindendir.
II. Bayezit Cami ve Külliyesi (Merkez): Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2
km uzaklıkta bulunan külliye, Edirne'nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp
medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve diğer
bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. II. Bayezıt'ın 1484-1488'de yaptırdığı
külliyenin mimarı Hayreddin'dir. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye,
küçüklü büyüklü yüze yakın kubbeyle örtülüdür.
Yapıların en ilginci 20,55 m çaplı, tek kubbeli, iki minareli anıtsal camidir.
Ana kubbeli mekanın yanlarında dokuzar kubbeli Tabhane (kitap basım yeri)
bölümleri vardır. Bu bölümler doğrudan dışarı açılmaktadır. Mermer mihrap ve
minber yalın görünüşlüdür. Somaki mermerden, son derece zarif hünkar mahfili,
Edirne'deki ilk örnektir.
Eski Cami (Merkez): Edirne'de Osmanlılardan günümüze ulaşmış en eski anıtsal
yapıdır. 1403’de Emir Süleyman tarafından yapımına başlanmış, Çelebi Sultan
Mehmet zamanında 1414'te bitirilmiştir. Mimarı, Konyalı Hacı Alaaddin, kalfası
Ömer ibn İbrahim'dir.
Yıldırım Camii (Merkez): Edirne'nin XIV. yüzyıldan kalma en eski camisi olup,
şehir merkezine 3 km uzaklıktadır. Gerek planı, gerekse sütun başlıkları,
yapının haç planlı bir Bizans kilisesi olduğunu göstermektedir. Yıldırım Bayezıt
adına camiye dönüştürülürken (1400) temel dışında yeniden yapılmıştır. Ancak
kıble yapının eksenine uymadığından, mihrap, haç kollarından birinin köşesine
konmuş, eğimli bir görünüş almıştır. Günümüzdeki görünümüyle dört kemerli,
kubbeli ve tek minareli camidir.
Fatih Cami (Enez Ayasofyası-Enez): Bizans döneminden kalan yapı, oldukça
büyüktür. Köşe duvarlı, haç planlı kiliseler grubundandır.
Yapı, Osmanlı döneminde güneydeki kola mihrap ve minber yerleştirilerek camiye
dönüştürülmüştür. Uzunlamasına gelişmiş haç planı ile Orta Bizans, dış yüzdeki
tuğla süslemeleriyle de geç Bizans dönemi özellikleri göstermesi bakımından
ilginçtir. Cami günümüzde yıkık durumdadır.
Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi-Havsa): Havsa ilçesinde, Edirne
yolundadır. 1576-1577'de Sokullu Mehmet Paşanın oğlu Kasım Paşa adına Mimar
Sinan'a yaptırılmıştır. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret, çifte
hamam, tekke, köprü ve arastadan oluşuyordu. Günümüzde yalnızca cami, hamam,
cami avlusuna dayalı ve ne olduğu anlaşılamayan ocaklı-nişli bir duvar,
arastanın ortasında cami ile kervansarayı bağlayan dua kubbesi ve külliyeye daha
sonra eklenmiş çeşme görülmektedir.
Sweti George Kilisesi (Merkez): Edirne'nin Kıyık semtinde 1880 yılında inşa
edilmiştir. 1889'da dekore edilen kilisedeki yazılar Slav Bulgarcası ile
yazılmıştır. Daha önce aynı yerde bulunan kiliseden kalma bazı tablolar vardır.
Yapı bakımlı durumdadır.
Yahudi Havrası (Merkez): Edirne'nin Kaleiçi mevkiinde olup, 1902-1903 yıllarında
inşa edilmiştir. Bugün yıkık durumdadır.
Kervansaraylar
Sokak üzerinde bir sıra dükkânı bulunan ve klasik Osmanlı mimarlığının ilginç
örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni Sultan Süleyman'ın ünlü
sadrazamı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırıldı.
Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, I. Sultan Ahmed'in emri ile Defterdar
Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından 1609 senesinde yaptırıldı.
Köprüler
Edirne'deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne'nin içinde
bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine
başka kentlerde erişilememiştir.
Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos
(1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından
yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640'da Kemankeş Kara Mustafa Paşa
bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü'nü ekletmiştir. 1451'de
yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir
ayaklıdır.
1452'de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488'de Mimar Hayrettin'in
yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560'da Mimar Sinan'ın eserleri arasında yer alan
Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa'nın
yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç'le
Arda'nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü (Yeni Köpıü) Edirne'nin en
önemli köprüleridir.
Çarşılar
Geçiş yolları üzerinde bulunan kentin gelişme döneminde hem artan ekonomi ve
ticaret yoğunluğunu karşılamak hem de cami ve imaretlere gelir sağlamak amacıyla
birçok han, bedesten ve çarşı inşa edildi.
1417-1418 yılları arasında Çelebi Sultan I. Mehmed tarafından Mimar Alaeddin'e
Eski Cami'ye vakıf olarak bir bedesten yaptırıldı.
1569'da Hersekli Semiz Ali Paşa'nın Mimar Sinan'a yaptırdığı Ali Paşa Çarşısı
yüz otuz dükkândan oluşmaktadır.. Çarşısı üç yüz metre uzunluğunda olup, altı
kapılıdır. 73 kemerli, 255 metre uzunluğunda, 124 dükkândan oluşan arasta, III.
Murad (1574-1595) tarafından Selimiye Camisi'ne vakıf olmak üzere Davut Ağa'ya
yaptırıldı.
Korunan Alanlar
Edirne Gala Gölü Tabiatı Koruma Alanı
Konumu: Marmara Bölgesinde, Edirne ili, Enez ilçesi, Karpuzlu ve Koyun Tepe
köyleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Alanın büyüklüğü 2369 Ha. dır.
Ulaşım: Sahaya; Eceabat-Keşan-Enez yolu ile ulaşılmakta olup, Enez ilçesine 10
km. uzaklıktadır.
Özellikleri: Sulak saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde
barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi, 111 kuş türünün varlığı, nesli
tehlikeye düşmüş veya nadir türleri, özellikle tepeli pelik, pelikan, çeltikçi
ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması
özelliklerini oluşturmaktadır.
Koruma, bilimsel araştırma ve tabiatın önemi konusundaki bilinci arttırmaya
yönelik tesis ve düzenlemelerin getirilmesi esas amacı oluşturmaktadır.Giriş
-kontrol kulübesi, otopark, koruma binası ve gözetleme yeri ve kule yapılması
öngörülmektedir.
Kuş populasyonunun ve göl ekosisteminin ekolojik durumu(göl seviyesindeki
değişmeler, tuzluluk oranı, derinlik, plankton ve fitoplakton,ısı gibi)
araştırılacak ve izlenecek konulardır.
Plajlar
Edirne,Ege Denizi sahilinde Saros körfezinde kumsallarla kaplı,nitelikli bir
kıyı şeridine sahiptir.Bu kıyılar Keşan ve Enez ilçelerinin mülki hudutları
içinde yer alır.Kıyı kullanımına elverişli plajlar; Keşan’da Sazlıdere,
Gökçetepe, Mecidiye, Erikli, Danişment ve Yayla ile Enez’de Karaincirli, Vakıf,
Gülçavuş, Sultaniçe ve Enez plajlarıdır.
Sportif Etkinlikler
Edirne Orman Kampları
Kuş Gözlem Alanı
Meriç Deltası
COĞRAFYA
Marmara Bölgesi'nin Trakya bölümünde bulunan Edirne'nin denizden yüksekliği 41
metredir. Edirne genel olarak geniş düzlüklerle, basık tepelerin yer almış
bulunduğu coğrafi konuma sahiptir. Karasal bir iklime sahiptir. Kışlar, Akdeniz
iklimi etkisini gösterdiği zamanlarda ılık ve yağışlı, kara iklimi etkisini
gösterdiğinde de sert ve yağışlı geçmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, bahar
dönemi yağışlıdır. İlde en sıcak aylar, Haziran, Temmuz, Ağustos en soğuk aylar
ise Aralık ve Ocaktır. Yaz ayları ortalama sıcaklığı ise 23,4 Cc dir.
TARİHÇE
Edirne’nin en eski halkı, Traklar soyundan Odrisler’in yörede, Meriç ve Tunca
ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne’nin bulunduğu yerde bir kent kurdukları
bilinmektedir. Odrisler’den sonra yöreye egemen olan Makedonyalılar Dönemi’nde
kent, büyük bir olasılıkla Odris yada Odrisia adının değişmesi sonucu,
Orestia/Orestas olarak anılmaya başlanmıştır.
İS II. yy’ da Roma İmparatoru Hadrianus, (117-138) Orestia Kasabası’nın
stratejik önemi nedeniyle buraya kent statüsü verdi ve kendi adını koydu.
Böylece, Roma Dönemi’nde kent
Hadrianopolis/Hadrianupolis/Adrianupolis/Adrianapolis adlarıyla anıldı.
Adrianopolis zamanla Adrianople/Adrianopel olarak değişti. Osmanlı dönemi
başlarında Edrinus/Edrune/Edrinabolu/Endriye diye anıldı. 1476’da yazılan
Aşıkpaşazade Tarihi’nde kentin adı Edrene olarak geçer. XVI.yy başlarında kentin
Edirne olarak adlandırıldığı görülür. Edirne 1361 yılında I.Murat tarafından
fethedilmiş ve İstanbul’un alınışına kadar 92 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin
başkenti olmuştur.
NE YENİR
Edirne'ye özgü yiyeceklerin başında Edirne'nin meşhur tava ciğeri
gelmektedir.Edirne'yi ziyaret edenler Edirne'nin tava ciğerini yemeden kentten
ayrılmazlar.
Edirne'den Yemek Tarifleri
Ciğer Tava
Malzemeler :
Dana ciğeri,
buğday unu,
yağ,tuz,
kurutulmuş kırmızı biber.
Hazırlanışı :
Sinirleri alınan taze dana karaciğeri keskin bir bıçakla ince ince yaprak
şeklinde kıyılıp, yıkanıp tuzlandıktan sonra kıyılan ciğerler una bulanıp bol ve
kızgın yağda kızartılır.Tavadan alınan kızarmış ciğerler servise sunulur.Ciğer
tavanın yanında mutlaka yazın güneşte kurutulup kırmızı hale gelen biberler
kızgın yağda kızartılıp verilir.
Ciğer Sarması
Malzemeler :
1 takım kuzu ciğeri
2 bardak pirinç
6 adet taze soğan
1 adet kuru soğan
1 demet taze nane
1 çorba kaşığı karabiber
1 kaşık salça
3 bardak su
yeterince tuz yağ
Hazırlanışı :
Ciğerler bir tencerede kavrulur. Sonra soğan ve salça ilave edilip birlikte
kavrulur. Aynı tencereye 2 bardak pirinç ilave edilip ciğerlerle kavrulur. Daha
sonra 3 bardak su, tuz, karabiber ve nane ilave edilerek kısık ateşte 10 dakika
pişirilir. Daha sonra kuzu ciğerinin sarmasına bohçalar halinde sarılıp bir
tepsiye dizilir. Üzerine bir bardak su ilave edilir, sarmaların üstüne yumurta
sarısı sürülüp pişirilir.
Elbasan tava
Malzemeler :
3 çorba kaşığı margarin
750 gr. kemiksiz kuzu eti
2 orta boy soğan
6 su bardağı su, tuz
6 su bardağı süzme yoğurt
1/2 su bardağı un
3 yumurta sarısı
Hazırlanışı:
Margarin bir tavada eritilir, yağ kızınca etler ilave edilip bir kez alt üst
edilip iki tarafı altın sarısı rengini alıncaya kadar 3'er dakika pişirilir. İri
doğranmış soğanlar, su tuz ilave edilerek kısık ateşte 1, 1.5 saat pişirilir.
Başka bir kapta yoğurt unla karıştırılır içine 2.5 bardak süzülmüş et suyu
konarak ağır ateşte 10 dakika pişirilir. Yumurta sarıları çırpılıp karışıma
eklenir. Sos sıcak olarak etlerin üzerine dökülür ve önceden ısıtılmış fırında
5-10 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Sıcak servis yapılır.
NE ALINIR?
Edirne’de Tarihi Alipaşa kapalı çarşısının otantik ortamında alış-veriş
yapabilirsiniz. Özellikle Edirne ‘ye özgü ürünlerin satıldığı Selimiye
arastasında Edirne’nin meşhur Deva-i Misk tatlısını , peynir şekerini , misk
sabununu; Arasta çarşısındaki sahaflardan ise her türlü kitap ihtiyacınızı ve
Edirne’nin en işlek caddesi olan Saraçlar caddesinde Edirne’ye özgü bir ürün
olan badem ezmesini ve El Sanatları Mağazasından Edirne’ye özgü el sanatları
ürünlerinden satın alabilirsiniz.
YAPMADAN DÖNME
Edirne Müzesi,Türk İslam Eserleri Müzesi,Sağlık Müzesi,Balkan Savaşı Müzesi ve
Karaağaç’ı görmeden,
Selimiye Camii,Eski Camii,Üç Şerefeli Camii,Ali Paşa Kapalı Çarşısı ve
II.Bayezit Külliyesini gezmeden,
Meriç kenarında yemek yemeden ve Edirne’nin meşhur ciğer tavasını tatmadan,
Badem ezmesi,deva-i misk şekeri,mis sabunu ve beyaz peynir almadan,
Her yıl Haziran ayı son haftasında düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve
Kültür Etkinliklerinde Edirne’de bulunmadan...
Dönmeyin.
Türkiyenin Yunanistan ile Bulgaristana sınırı olan Edirne ili yıllar boyu
Osmanlı başkenti, 18 inci yüzyılda ise Avrupa'nın en büyük yedi şehrinden biri
olmuştur.100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olması
buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne, camileri,
dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve
saraylarıyla yaşayan bir müzedir.
İlçeler
Edirne ilinin ilçeleri; Enez, Havsa, İpsala, Keşan, Lalapaşa, Meriç, Süloğlu ve
Uzunköprü'dür.
Havsa : Havsa, Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa yaylası üzerindedir.
Havsa'ya Hafsa Hatun bir han, Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa bir külliye ve
zamanın defterdarı (Maliye Bakanı) bir cami yaptırmıştır. Çok işlevli yapı
topluluğu olan külliye, Mimar Sinan'ın eseridir.
İpsala : İpsala, Edirne'nin güney yarısında yer alır. Ayakta kalmış olan Osmanlı
yapısı, Alaca Mustafa Paşa Camii'dir. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Tahta
işçiliği bakımından sanat değeri taşır.
Keşan : İlçe, Edirne'nin güney yarısındadır. Tarihsel değer taşıyan yapıları,
Hersekzade Ahmet Paşa Cami ile İbrice-Keşan kervan yolu üstündeki üç taş
köprüdür. Uzunkum adlı alçak kıyı, deniz turizmi bakımından elverişlidir. Düzgün
yolları ve turistik işletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, Edirne'nin
turistik yerlerindendir. İlçenin iç turizm bakımından önemli olayı, panayırı ile
Hıdırellez'de yapılan dallık adlı bahar şenliğidir.
Lalapaşa : İlçe Edirne'nin kuzey yarısındadır. İlçedeki en önemli tarihsel
eserler, taş devrinden kalma türbe ve tapınaklardır. Bu türbelere, Tablataş,
Kapaklıkaya, Perikızı Evi (dolmen) denir. Tapınma yerleri ise Ulutaş (menhir)
adını taşır. Bunlar, dünyada benzeri az bulunan eserlerdir. Sinanköy'deki kale
ören durumundadır.
Meriç : İlçe, Edirne'nin orta kısmında ve Lalapaşa Yaylasının güney batı
köşesindedir. İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy dallığı ve Mayalar
adıyla anılan ilkbahar şenlikleridir.
Süloğlu : Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa Yaylası üstündedir. Baraj gölü
çevresi bir piknik yeri olarak ilgi çeker.
Uzunköprü : İlçe Edirne' nin orta kısmında ve Trakya Yontukdüzü üstündedir. En
ünlü tarihi yapısı, Mimar Muslihiddin'in eseri olan Ergene Köprüsüdür. Uzunluğu
1200 metreyi, kemer sayısı 170'i geçer. Diğer önemli yapılar, II. Murat
Külliyesi'nin tek minareli ve çatılı Muradiye Camii, II. Bayezit zamanında Mimar
Hayreddin'in yaptığı Halise Hatun Camii, külliyenin bir vakfı olan Çifte Hamam,
köprüye eklenmiş çeşmelerdir. Köprünün kentten yana ucuna, İkinci Meşrutiyet
döneminde eklenen, Hürriyet Çeşmesi adıyla anılır. Daha eski öteki tarihi
çeşmeler Gazi Mahmut (Belediye parkı), Halise Hatun (Hacı İbrahim Ağa ya da
Tosbağacı) çeşmeleriyle Telli Çeşme'dir. Önemli iç turizm olayları, Bülbül
Deresi'nde yapılan Dallık adlı bahar şenliği, av partileri ve panayırdır.
Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Detaylı Bilgi
Şehirde ilk müze 1925 yılından Selimiye Camii Külliyesi’nde Darülsübyan’da depo
olarak kurulmuştur. Daha sonra 1971 yılında yeni binasına taşınarak Arkeoloji ve
Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.
İki bölümden oluşan müzede prehistorik dönemlerden Osmanlı dönemine kadar pek
çok eser sergilenmektedir.
Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi Detaylı Bilgi
Müze, Selimiye Camii avlusunda Darülkur’a Medresesi’nde yer alır. 1569-1575
yıllarında Selimiye Camii ile birlikte Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.
Medresenin 14 odasında ve avluda Osmanlı dönemine ait birçok eser
sergilenmektedir.
Lozan Anıtı ve Müzesi
Lozan ve dünya barışını simgeleyen anıt yanında “Lozan ve İsmet İnönü”
belgelerini sergileyen müze önemli bir ziyaret noktası durumuna gelmiştir.
Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezit Külliyesi Sağlık Müzesi
Sultan II. Bayezit Külliyesi’nin darüşşifa (hastane) birimi, Sağlık Müzesi
olarak kurulmuştur. Müzede hekimliğin gelişmesi ve değişik sağlık hizmetleri
hakkında geniş bilgileri içeren bölümler vardır.
Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken
bugün kıyıdan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş
olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir
kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır.
Şükrüpaşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi: Anıt müze 26 Mart 1913 Balkan Savaşı ve
şehitlerin anısınına yapılmış olan bir komplekstir. Savaş sırasında Şükrü Paşa
anıtına yokluk içinde Edirne'yi savunan Şükrü Paşa'nın Edirne'nin savunma
yerlerinden biri olan Kıyık Tabya ya mezarı getirilmiş ve anısına bir anıt
yapılmıştır. Anıtla birlikte burada bulunan tabyada Balkan Savaşlarını anlatan
ve Edirne halkının elinde bulunan eşyalardan oluşan bir müze oluşturulmuştur
Hafızağa Konağı:Geleneksel Türk evi planını yansıtan, Edirne Valiliğince
restorasyonu yapılan Hafızağa Konağı kentin tarihi ve kültürel değerleri ile her
türlü bilgi ve belgenin, bir sinevizyon salonu ve el sanatları satış mağazası
(ETUR) bulunduğu bir müze olarak düzenlenmiştir. 17 Nisan 2005 tarihinde
ziyarete açılmıştır.
Enez Kalesi-Makedonya (Saat) Kulesi ve Kentsel Arkeoloji Parkı :123-124
yıllarında Doğu'ya yaptığı gezi sırasında İmparator Hadrianus kendi adıyla
Hadrianopolis diye çağrılan Edirne Kentine görkemli bir kale armağan etmişti.
Edirne Kalesi'nin değişik adlarla anılan dokuz kapısı vardı; Kule kapısı,
kulenin doğusunda olup, maarif bahçesi diye bilinirdi Top kapısı, bu günkü
mumcular sokağının aşağısındaydı. Kafes kapısı, bu günkü Gazimihal köprüsüne
dönen yol kavşağındaydı. Kafes kapısı 1752 depreminde yıkılmıştı. Keçeciler
kapısı, bugünkü debağhane semtindeydi. Oğrin kapısı, Germe kapıya açılan küçük
bir kapı olup çok dar ve gizli idi. Manyas kapı, Manyas karakolu denen yere
yakındır. Manyas kapı 1752 depreminde yıkılmıştır. Tavuk kapısı, Cumhuriyet
Caddesindeydi. Balıkpazarı kapısı, bugün olduğu gibi ihneciler kapısı yada
İstanbul kapısı adlarıyla bilinirdi ve kalenin doğusunda, balık pazarındaydı.
Orta kapı Alipaşa Çarşısına açılıyordu. Duvarlarda rastlanan Bizans
yazıtlarından, Kalenin bu dönemde onarıldığı anlaşılmaktadır. Edirne'nin
gelişmesi ve yayılması sırasında kale kentin ortasında kalmış, kimi bölümleriyle
XIX. y.y. sonlarına kadar onarımlarla korunabilmiştir. Dört kuleden günümüze
kalan tek yapı olan Makedonya kulesi ve çevresi yapılan kazı sonrası 'Kentsel
Arkeoloji Parkı' olarak hizmete açılmıştır.
Deniz Turizmi
Kıyı Turizmi
Edirne’nin güneyinde bulunan Ege Denizi (Saros Körfezi) sahili deniz turizmi
potansiyeline sahiptir.
Saros Körfezi
Ülkemizin Trakya topraklarının Ege Denizi’ndeki kıyısı Saros Körfezi, tertemiz
kumsallarla kaplı bir kıyı şerididir. Saros Körfezi su sirkülasyonunun yüksek
olması ve sanayileşmemiş olmasından dolayı Ege’nin belki de en temiz denizine
sahiptir. Hem tuzlu Ege sularının, hem daha az tuzlu Marmara’nın bütün
balıklarını burada bulmak mümkündür. Bu sularda mevsimine göre çipura, lüfer,
barbunya, mercan, karagöz, levrek, kefal, ahtapot ve ülkemizde sadece bu yörede
bulunan yılan balığı bol miktarda mevcuttur. Saros Körfezi bol balık bulunan
sahil yörelerimizin başında gelmektedir.
Kamp Ve Karavan Turizmi
Enez, Havsa, Keşan sahilleri, Dokuzdere Göleti ve Sütoğlu çevresi kamp ve
karavan turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir.
Sportif Olta Balıkçılığı
Enez Kıyıları, Dalyan Gölü, Işıklı Gölü, Meriç Nehri ve Saros Körfezi sportif
olta balıkçılığı yapılabilecek alanlardır. Levrek, kefal, istavrit, yılan
balığı, sardalye, yayın, sazan, turna ve çapınka görülen başlıca balık
türleridir.
Kuş Gözetleme
Meriç Deltası( Edirne-Enez-İpsala)
Meriç Deltası, 530 km. uzunluğundaki Meriç Nehrinin Ege Denizi’ne döküldüğü
yerde oluşmuştur. Türkiye-Yunanistan sınırında yer alır. Bir zamanlar nehir
yatağın yer alan geniş subasar ormanlarından bugün pek azı kalmıştır.
Önemli Kuş Türleri
Küçük balaban, gece balıkçılı, alabalıkçıl, çeltikçi, kaşıkçı, bataklık
kırlangıcı, küçük sumru, bıyıklı sumru için önemli üreme alanıdır. Küçük
karabatak, tepeli pelikan, kuğu, ötücü kuğu ve elmabaş patka dahil olmak üzere
büyük sayıda su kuşu bulunur.
Yaban Hayatı
İlde en çok tilki, çakal, kurt ve tavşan bulunmaktadır. Çandır ve Koru Dağı
eteklerinde ise az sayıda yaban domuzu, yaban keçisi, kunduz ve karaca vardır.
Kuşlardan keklik, bıldırcın, çulluk, üveyik, çil; yırtıcı kuşlardan kartal,
atmaca, doğan gibi türler mevcuttur.