Erdek, uzun yillardir iç turizmin önemli merkezlerinden biri olmustur.
Özellikle Ankara ve Eskisehirliler’in yaz tatili için ragbet ettigi Erdek’in 5
km’yi bulan uzun açik plaji vardir. Oteller de bu plajlar boyunca Çugra ve
Kumluyali yörelerinde yogunlasmistir. Son yillarda Erdekli yerel yöneticiler ve
turizmciler dis turizme açilmaya çalisiyorlar. Böylece de turizm sezonunu
uzatmayi hesapliyorlar. Ta 1958’de baslayan bir Tiyatro Senligi vardi Erdek’in,
sürdürülemedi. Son yillarda yeniden canlandirilmaya çalisiliyor festival.
Agustos ayi son haftasinda yapilan festival kültür ve eglenceyi birlestirmeyi
hedefliyor. Erdek, sakin ve fazla sicak aramayanlarin tercih ettigi bir tatil
merkezidir. Vehbi Koç, uzun yillar tatil için hep Erdegi tercih etmisti. Erdek
geceleri de hareketlidir. Liman çevresindeki çay bahçeleri, cafeler ve barlar
yaz aylarinda gece geç saatlere kadar doludur. Ayni canlilik, Çuğra plaji
boyunca siralanan otellerin disa açik tesislerinde, lokanta, cafe ve barlarda da
yasanir. Erdek’te balik boldur. Balikçilar sabahin erken saatlerinde baliktan
dönerler. Hemen aglarini ayiklar v esaat 8.00 de baslayacak açik arttirmaya
yetisirler. Liman’in girisinde küçük bir ada çarpacak gözünüze. Zeytinliada,
uzun yillar sporla ilgili Bakanligin elindeydi. Simdi belediyeye devredilmeye
hazirlaniyor. Adadaki tesisler halka açilacak. Bir de Kyzikos Müzesi açilmasi
planlaniyor.
Ulaşım
Erdek'e İstanbul'dan en kolay İstanbul-Bandırma İDO deniz otobüsleri ile
ulaşabilirsiniz. Bu güzergah ile İstanbul-bandırma 1 saat 45 dk ve Bandırma
Erdek 30 dk dır.
Seyahat acenteleri ile gelmek isterseniz, Ülkemizin önde gelen Turizm Seyahat
firmalarının hepsinin Erdek seferleri mevcuttur. Ankara bölgesinden gelecekler
için Ankara - Eskişehir - Bursa - Bandırma - Erdek yolu ile ortalama 7 saatte
ulaşabilirler.
Trakya bölgesinden gelecekler ise İstanbul üzerinden gelmeyi tercih etmelidir.
Bölgemize Çanakkale yolu ile ulaşım oldukça yorucudur.
İzmir bölgesinden gelecekler için ise, İzmir- Manisa- Balıkesir - bandırma-
Erdek güzergahını takip edebilirler.
Gezilecek Yerler
Erdek İlçesine 9 km uzaklıkta bugün kısmen ayakta bulunan antik kent, Kapıdağ
yarımadasının Anadolu sahiline birleştiği noktada Dolionlar tarafından kurulmuş
olan şehir, ilk kralları olan Kyzikos’ un adını almıştır.
Bandırma ve Erdek Körfezlerinin birleştiği kıyılardan başlayarak kuzeye Kapıdağ
eteklerine doğru yayınlan şehre ait kalıntılar yaklaşık 11 km2’lik alana
yayılmaktadır. Bu harabeler arasında bugün sadece tonozlu temelleri ile etrafa
dağılmış mimari parçaları bulunan Hadrianus Tapınağı, şehrin Roma dönemindeki
ihtişamı hakkında bilgi vermektedir.
Kirazlı Manastırı: Antik dönemde Didumus Dağı olarak bilinen dağın eteğinde
manastır, kilise ve yapı gruplarından oluşan bir kompleks duvar tekniğine göre
19.yy’(1800’lü yıllarda) Rumların kullandığı bir dini anıt yapı mevcut
temellerden ve duvar kalıntılarından bodrum üzerine 2 katlı bir yapı olduğu
anlaşılmaktadır. Bugün mevcut olan kilisenin güney duvarı ile ABSIS duvarının
bir kısmı ayakta ve yüzeyde bulunmaktadır. Kyzikos Kentinin güneybatısında Roma
döneminden dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Hadrianus Mabedi
kalıntıları bulunmaktadır.
Şehir Surları: Aşağı Yapıcı yolundan gidildiği takdirde köy yakınındaki
Demirkapı mevkiinde bazı şehir suru kalıntıları görülür. Bu kalıntılar Erdek
Körfezi’ne kadar uzanır.
Kaleler
Seyitgazi Tepesi’nde sekiz adet kale vardır. Ayrıca 5 km kuzeylinde Muhla Kalesi
bulunmaktadır.
Plajlar
Çakıllı olmayan altın renkli kum şeridinin baştan başa sardığı Erdek sahilleri
Türkiye’nin en güzel tabii plajlarındandır. Plaj, Edincik altlarından başlayıp
Çuğra’ ya kadar uzanır. Sahillerin hemen hemen tamamında konaklama tesisleri ve
kamplar bulunmaktadır. Narlı,Ocaklar ve İlhan Köyleri de tabii kumsallarla
çevrili plaj yerleridir.
Doğa Yürüyüşleri
Kapıdağ yarımadası çevresinde kıyı boyunca tekne turları yapılabilir. Ayrıca bu
tur bisikletle de yapılabilir. Kapıdağ ormanlarında, yürüyüş ve kara avcılığı da
müsaittir.
Erdek Tarihi
Kapıdağ yarımadası Marmara Denizinin ortasından başlayarak güney kıyısı küçük
Asya Kıtası Bandırma sahillerine 1500 m. genişliğinde dar bir toprak parçası
berzahla bağlıdır.
Bugün Erdek ilçesinin sınırları içinde kalan bölgede tarih boyunca (kızıkos) - (Artake)
ve (Prokonesos) isminde üç site şehir devletinin bulunduğunu ünlü tarihçi
heredot'un eserlerinden öğreniyoruz.
Heredot Kapıdağ Yarım Adası (Arkatonesos) taki şehir devletlerinden bahsederken
Kızıkos ve Arteka'nın Kapıdağ yarım adası üzerinde Prokonesos'un ise önce
Paşaliman'ı adasında daha sonrada Marmara adasında kurulduğunu bildirir.
Kızıkos şehir devleti kısmen Kapıdağ berzahına uzanmış kısmen eskiden
(Artonoros) denen yüksek dağların yeşil eteklerine yaşlanmıştır. Arkasında
Dindimon'un bugünkü Adem Kaya ve Dede Dağlarının yüksek ve ormanlık tepeleri
vardır.
Kızıkos şehri bir kolu ile doğudan (Panaromos) (Bandırma) körfezinin mavi
denizini öteki kolu ilede batıdan (Artake) Erdek körfezinin ışıklı sularını
kucaklar.
Bu bölgeye yerleşen en eski toplulukların (Dolionlar) olduğunuda antik
coğrafyacı Starbon bildiriyor. Dolian'ların Yunanistan'daki Tesalya'dan buralara
göç etmiş olduğu bildirilmektedir. Mitelojide Yunanlıların meşhur Argonot'lar
destanında adı geçen Doliyan'lar kralı genç Kızıkos kralı Tesalya'lı bir
kahramandır.
Daha sonraki tarihlerde Kızıkos ismini alan Kapıdağ berzahi ve yöresi I.O 749 ve
680 yıllarında olmak üzere iki defa Milatos'lular tarafından kolonize
edilmiştir. Bugünki Erdek kasabasının yerinde bulunan eski Arteka şehri ile
birlikte Kızıkos'un bu ikinci kolonizasyonu Lidya devletinin en yüce devrini
açan kral Gipes'in hükümdarlığı zamanına rastlamaktadır.
Değişik tarih kaynaklarından edilinilen bilgilere göre kızıkos ve Arteka Erdek
M.O. tarihlerden başlayarak milattan sonra Osmanlılara kadar geçen tarihi
dönemlerde on defa el değiştirerek başka ulusların egemenlikleri altına
girdikleri yazılmaktadır.Bu bölgede Trakyalılar, Makedonyalılar, Lidyalılar,
Persler, Ispartalılar, Peneposuslular, Frigyalılar, Romalılar ve Bizanslıların
egemenlikleri altında kaldıkları en son ise 1339 yılına Orhan Gazi'nin oğlu
Süleyman Paşa'nın ilk Rumeli seferine çıkışında bu bölgenin fethedilmesi ile
Osmanlılara Türklere geçtiğini öğreniyoruz.
İşte bu açıdan bakıldığında Kızıkosda ve Erdek'te her dönemin her değişik eski
ulusların egemenliklerinden kalan kültür ve sanat mozağini bir arada bulmak,
görmek mümkündür. Bölge bir toplu kültür ve sanat mozağini başka bir bölgelerde
görmek mümkün değildir.
Kızıkos ve Erdek özellikle M.O. 333-30 yıllarında Helenistik çağda ve yine Roma
dönemlerinde mimari ve sanat heykeltraşlık alanlarında erişilmez bir düzeye
ulaştıklarını Kapıdağı'nda çıkarılan rengarenk mermerleri büyük bir ustalıkla
nakşeden Kızıkoslu heykeltraşlar o dönemlerin bir çok kral ve imparatorluklarına
saraylar, saray süslemeleri, dönemin Tanrıları adına tapınaklar mezar
süslemeleri sütun başlıkları kopruler su kemerleri yaptıklarını tarihi
belgelerden öğreniyoruz. Dünyanın sekizinci harikaları arasında yer alan
Kızıkos'daki Hadriyanoz tapınağıda İmparator Hadriyanos adına Kızıkoslı
mimarlarca yapıldığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır. Bugün Ege'de Efesos,
Soke'de Milatos, Bergama ve Atina'daki çeşitli mabetlerin sütun başlıkları ile
süslemeleri Kızıkoslu mimarlarca yapıldığı bilinmektedir.
Kızıkos bilim ve kültür alanında tarihlere ışık tutacak düzeydedir. Dönemin en
ünlü filozofları matematikçileri astronomi bilginleri ünlü tarihçi ve
edebiyatçıları zamanın en ünlü coğrafyacısı ve deniz bilimcisi kaşif Evdeksiyos
Kızıkos'ta yetişmiştir. Kızıkos'un jimnazyonlarında bir çok kralların prenslerin
eğitim gördükleride tarih kaynaklarında yer almaktadır.
Bu yabancı tarih yazarlarının başında Hasluk, Starbon, Hamilton, Joubin,
Teksiyer, Pleniyus gibi çeşitli tarih bilimcilerin eserleri yer almaktadır.
Yine Osmanlı dönemindeki yazarlardan da Solakzade Mehmet Efendi tarihi Uzun
Çarşılı Karesi Tarihi, Osmanlı Tarihi, Evliya Çelebi ibni derviş seyahetnamesi
gibi bir çok belli başlı eserlerde Erdek'in eski tarihi açık bir şekilde yer
almaktadır.
İnsanlık aleminin ilk neolitik çağı taş devrinden bağlayarak günümüze kadar
uzanan yedi bin yıllık geçmişinden Erdek kesintisiz bütün medeniyetlerin
yerleşim merkezlerinden birisidir. Bu kadar eski görkemli tarihi mazisini
tarihin derinliklerinde bırakıp gelen Kızıkos ve Erdek Son Bizans Dönemlerinde
de Bizans'ın şarap, zeytin, zeytin yağı, balık ve ipek deposudur.
Osmanlı döneminde ise Erdek'in en güzel en açık bir şekilde Evliya Çelebi'nin
Seyahatname isimli eserinden öğreniyoruz. 1639 yılında Erdek'e iki kez gelen
Evliya Çelebi Erdek'in tahtanı ve fevkanı iki katlı evlerinde, hanları
hamamları, dört mihrap camilerinden 25.000 dönüm bağlarından misket üzümünden
dokuz çeşit şarabından bahseder. Yine Evliya'nın ilginç bir anısında bugün Erdek
limanında bulunan küçük Zeytinli Ada ile ilgilidir. Evliya Çelebi Zeytinli Adası
ile ilgili şöyle bahsediyor.
“Bu Erdek'in karşı garbında bir mil bait derya içere taam sofrası kadar bir
yerde kaynar bir ılıca suyu vardır ki Adem içine girmeyi tahammul edemeyip
deryaya karıştığı yerde gusul ederler. İki türlü hasai kudret bireşince gusul
edenler hayati cavidani bulurcasına memnun ve sıhatül vücut olurlar” satırları
ile Zeytinli Ada'daki şifalı sulardan bahsediyor.
Erdek artık dün olduğu gibi bugün de o geçmiş görkemli mazisine yakışır bir
şekilde hızla gelişip büyüyen üstündeki bütün doğal ve tarihi kaynaklarıda
ortaya çıkararak dünya insanlık alemine sunmak için gayret içindedir. Bugün
Erdek Marmara'nın tek sahil cennetidir.Ekonomik hayatında dün olduğu gibi
bugünde zeytincilik, balıkçılık, ve turizm en geniş imkanlarla insanlığa
sunulmak üzere geliştirilmektedir. Erdek gelecekte bütün dünya insanlarının ilgi
ve severek koşup geleceği ender turistik yerlerinden biri olmaya adaydır.