Tarihte Karialıların bir limanı olan Türkbükü, Güllük Körfezinin güneyindeki
Mesire Burnu ve Saplı Burun arasında kalıyor. Önünde Badem adası bulunuyor.
Türkbükü sırtlarında gezintiye çıkarsanız çok dağınıkta olsa çok sayıda kaya
mezarı, sarnıç, iki kule ve yapı kalıntıları görebilirsiniz. Bu antik Masanda
şehrinin kalıntıları olmalı.
Günümüzde ise Torba, Gölköy yolu veya Yalıkavak, Gündoğan yolu sizi Türkbükü’ne
ulaştırıyor. Bodrum’dan her 45 dakikada kalkan dolmuşlar sizi yarım saatte
Türkbükü’ne ulaştırıyor.
Bodrum’a 20 km uzaklıkta bulunan ve son yıllarda yarımadanın en popüler yeri
haline gelen Türkbükü koyuna eskiden sadece deniz yolu ile ulaşılırdı. Bu
nedenle uzun zaman bakir bir yer olarak kaldı. Önce sanatçı gurupları tarafından
keşfedilen Türkbükü, günümüzde Türkiye’nin Jet sosyetesinin yaşam ve eğlence
yeri haline gelmiştir. Birbirinden güzel barlar, gece klüpleri, oteller,
restoranlar adeta yarış ederler. Yazı trafige kapalı olan sahilde gündüz denize
girmek ve güneşlenmek amacı ile kullanılan restoran ve otellerin denize uzanan
iskeleleri geceleyin masalar atılarak lokantalara, barlara dönüsüyor. Yazın,
Türkbükü Koyunu çok sayıda son derece lüks tekneler doldurur. Türkbükü deniz
üzerine uzanmış iskele restoranları ve özellikle yeni açılan Palmira Divan Oteli
ile gerçekten görmeniz gereken gereken köşelerden biridir.
Yarımadanın kuzey kıyısı boyunca uzanan yolun ortalarında, büyük bir koyda
kurulu ve alışılagelenlerden daha hoş iki köy vardır: Türkbükü ve Gölköy.
Koyun batı yakasında, tepelerin arasına gömülü ve önündeki iki ada ile korunan
Türkbükü köyü, balıkçılar için doğal bir sığınaktır. Balıkçılar burada, sahilden
denize doğru çıkık pek çok küçük tahta iskeleden hareket ederler. Koyun hemen
çıkışında Dil Balıklarının yatağı bulunur.
Daha ileride, koyun tabanındaki Gölköy, yemyeşil bir vadi üzerine kuruludur.
Önünde upuzun uzanan kumsal ile küçük pansiyon ve restoranlar vardır. Gölköy'de
keyfi çıkartılacak pek çok şeyin arasında belki de ilk akla gelen modern yaşamın
patırtısından çok uzaklardaki bu köyde sessiz sedasız çalışmalarını sürdüren
balıkçı halkın, çiftçilerin ve günlük işlerini yürüten tüccarların
koşuşturmalarını seyretmektir.