Yalova, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi’nin güneydoğu kesiminde
yer almaktadır. İlin kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli,
güneyinde Bursa (Orhangazi-Gemlik) ve Gemlik Körfezi yer almaktadır. Yalova,
39–40 Kuzey enlemi, 29–61 Doğu boylamları arasında yer almaktadır. Denizden
yüksekliği 2 Metre, en yüksek noktası 926 metredir. 847 km2’lik alanı ile ülke
yüzölçümünün % 0.11’lik bölümünü kaplamaktadır. Yalova doğu kıyılarındaki
düzlükler dışında, dağlık bir bir araziye sahiptir. Bölgenin güneyi; batıdan
doğuya doğru İzmit - Sapanca arasında Kocaeli sıradağları ile birleşen Samanlı
Dağları’yla kaplanmış durumdadır. Birçok tepelerin bulunduğu bu dağlık arazide
en yüksek tepe (926 m.) Beşpınar tepesidir.
Yalova ilinin kuzeyinden güneybatısına kadar olan sınırları Marmara Denizi ile
çevrilmiştir. Kıyılar girintili çıkıntılı bir özellik göstermez. İlin bitki
örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Samanlı dağlarının kuzey ve
güneyinde vadi içlerinde bulunan makiler, bu kütlenin etekleri boyunca kesintili
şeritler ve parçalar halinde bulunurlar.
Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır.
Ormanlar ilin yaklaşık % 5‘ini kaplar. Ormanlık alanlarda genellikle kayın,
meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülür.
Marmara Bölgesi’nin doğusunda yer alan Yalova ilinin iklimi, Makro - klima tipi
olarak; Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Yalova
iklimi, kimi dönemlerde karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. Yalova
bölgesinde kuzeyden ve güneyden gelenler, sakin nitelikli olmak üzere başlıca üç
tür hava akımı egemendir. İlde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve bol
yağışlıdır.
İl bugünkü idari bölünüşe göre merkez ilçeyle birlikte 6 ilçeden oluşmaktadır.
İlçeler;
Merkez ilçe
Altınova
Armutlu
Çınarcık
Çiftlikköy
Termal’dir
Yalova’da merkez ve 5 ilçe belediyesi ile birlikte toplam 15 belediye
bulunmaktadır.
Beldeler;
Merkez ilçede 1 (Kadıköy)
Altınova’da 3 (Kaytazdere, Subaşı ve Tavşanlı)
Çınarcık’ta 4 (Koruköy, Esenköy, Teşvikiye ve Kocadere)
Çiftlikköy’de 1 (Taşköprü) belde bulunmaktadır
Yalova’nın, ilçeleri, beldeleri ve köyleri ile birlikte toplum nüfusu 1997 Genel
Nüfus Tespitine göre 162.190’dır. 2000 yılı nüfus sayımına göre ise 168.593
olduğu tespit edilmiştir.
Yerleşim biriminin kuzeyinde İstanbul İli bulunmakta olup, bu sınır 24 mil
uzunluğunda Marmara Denizi’dir. Güneyinde Bursa ili Orhangazi ilçesi, batısında
Bursa ili Gemlik ilçesi, doğusunda Kocaeli ili Karamürsel ilçesi yer almaktadır.
Yalova İli’nin merkez ilçe dahil olmak üzere 6 ilçesi, 9 Beldesi ve 43 köyü
bulunmaktadır.
Yalova İlinin nüfus artış hızı 1990–1997 yılları arasında yaklaşık 2 kat artış
göstermiş olup, bu tarihler arasında 113.417 olan genel nüfus 7 yıllık bir
sürede 163.916 kişiye yükselmiştir. Bu artışa en önemli neden İlin 1995 yılında
ilçe statüsünden İl statüsüne geçmiş olmasıdır. Nüfus artış hızı 17 Ağustos 1999
tarihinde meydana gelen deprem ile birlikte durma noktasına gelmiş, depremin
hemen sonrasında bir miktar azalma olmuşsa da 2000 yılında ilin iskân sorununa
sağlanan geçici çözümler ile nüfusta yeniden artış trendi gözlenmiştir. Ancak bu
artış miktarı deprem öncesi oranlarının çok gerisinde kalmıştır. Yalova nüfusu
cinsiyet bakımından incelendiğinde; şehir merkezinde kadın nüfusun erkek
nüfustan fazla olduğu, ancak köylerde dengenin erkek nüfus lehinde değiştiği ve
toplam erkek nüfusun toplam kadın nüfustan fazla olduğu görülmektedir.
Nüfusun yaş oranında incelendiğinde ise, nüfusun % 50’den fazlasının 10–39 yaş
arasında yer aldığı görülmektedir.
DİE Kentsel Nüfus Artış Hızı Endeksi ve Nüfus Artış Hızı Endeksine göre yapılan
değerlendirmede; 2005 yılında Yalova İl Nüfusunun 190.826 olduğu; 2020 yılında
da 279.430 olması öngörülüyor. Nüfus hareketleri açısından bakıldığında ise;
2000 yılında nüfusun % 41 köylerde, % 59’u ise şehirde yaşmakta iken; 2005
yılında nüfusun % 39’u köylerde,% 61’i şehirde yaşamakta; 2020 yılında ise
nüfusun % 34’ü köylerde,% 66’sının ise şehirde yaşaması öngörülüyor.
Marmara Bölgesi’nin doğusunda yer alan Yalova’nın iklimi, makro - klima olarak,
Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Bağımsız bir
iklim tipinin kalıpları içerisinde değerlendirilmesi imkânsızdır. Yalova iklimi
bazı dönemlerde karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. Yalova bölgesinde
kuzeyden ve güneyden gelenlerle, sakin nitelikte olmak üzere üç tür hava akımı
egemendir. Bunların dışında doğu ve batı rüzgârlarına bağlı hava tipleri de
bulunmasına karşın, söz konusu yönlerden gelen kütleler, ilçe iklimini
etkileyecek kadar önemli değildir.İlde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve bol
yağışlıdır. Yalova’da yıllık ortalama sıcaklık 14,3 Co’dir. İlde deniz suyu
sıcaklığı; en yüksek Ağustos ayında 22,9 Co, en düşük ise Şubat ayında 7,4 Co
olmaktadır.
Mart ayı yağış miktarı 742,6 kg/m2’dir. Yıllık yağış ortalama çevre illerden
İstanbul’da 673,4 kg/m2, Bursa’da 729,28 kg/m2 ve Kocaeli’nde 784,6 kg/m2’dir.
En yağışlı geçen aylar; Aralık ve Ocak aylarıdır.
En az yağışsız olarak geçen ay ise Temmuz ayıdır. Uzun dönem meteorolojik
verilere göre, yağışlı gün sayısı 135’tir. Yalova’da ortalama rüzgar hızı 1.82
m/sn. olup, hızlı esen rüzgar ise kuzeybatıdır.
Eski ismi Pythia olan Yalova Kaplıcaları bir yer sarsıntısı neticesinde M.Ö.2000
yılında meydana gelmiştir. Eski Yunan, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlılar
devrini yaşayan Yalova Kaplıcaları, Kral Constantinus, Kral Iustinianos, Sultan
Orhan, Sultan Hamit ve Sultan Mecid tarafından muhtelif tarihlerde restore
edilmiştir. Iustinianos ile karısı Sophia, Constantinus’in annesi İmparatoriçe
Helen, Theodora ve Sultan Mecid’in annesi burada tedavi görmüş ve şifa
bulmuşlardır. Bitinya Kıtasında yaşayan Küçük Asya Kavimleri, yerden fışkıran
sıcak suların adeta bir yılan gibi kıvrıla kıvrıla yeryüzüne çıkması nedeniyle
Pythion (Piton yılanı) adından esinlenilerek Pythia olarak adlandırılmıştır.
Zaman zaman yörenin ortak adı olarak Pythia ve Pylai adları birleştirilerek
Pylopythia olarak da adlandırılmıştır.
Yöre Roma İmparatorluğunun bölünmesi ile Yunan Kültürü ve dinin etkisi altına
girmiş dil ve kültüre inançlar Yunanlaşmıştır.Bu nedenle tanrı adları da Yunanca
anılmaya başlamıştır.
Hercules yada Herakles güç ve kuvvet tanrısıdır.Bizdeki Herakles ise sıcak su
kaynağı bulma yetisine sahip bir derviştir.
Güç ve kuvvet tanrısı Herakles ile uzaktan uzaktan yakından hiçbir ilintisi
yoktur. Güç ve kuvvet tanrısı Herakles bir başka olay ile Yalova civarında
karşımıza çıkmaktadır. Argonavltlar efsanesindeki bu olayda Herakles ve
gemilerde bulunanlar, Gemlik Körfezinde , Armutlu –Gemlik arasındaki bölgede
gemilerin su almak üzere kara çıkmışlardır.Bu sırada Herakles’in erkek arkadaşı
Hylas (Ialos) bir vadi içinde kaybolmuştur, günlerce aranmış ancak
bulunamamıştır. Her yıl bu bölgeye gelinerek meşalelerle Hylas’ın aranması bir
anane haline gelmiştir.
Asklepios sağlık mabudu olarak tanınmıştır. Asklepios zamanında ve ondan sonra
Nemfler’e (Hurilere) ibadet edilmiştir.
Nemfler’e inanç, putperestlik zamanından beri devam ettiği gibi Hıristiyanlığın
başlangıcında da devam ettirilmiştir. Menodora, Metrodora, Nymphodora adında üç
kız kardeş kaplıcaların tepelerine gelirler ve Hıristiyanlık propagandası
yaparlar. Bunu haber alan İmparator Galerius Maksimianus Yalova Hâkimi Fronto’ya
bu üç kız kardeşi 4.Asrın 1.yarısında idam ettirir.
Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte Yalova’nın antik çağlardan bu yana kaplıca
kenti niteliği, yeni boyutlar kazanmış ve pekişmiştir. Kuşkusuz bu koşulların
ortaya çıkışının en önemli nedeni Atatürk’tür. Zira doğal güzelliğine hayran
olduğu Kaplıca’ya 1929 yılında Termal Atatürk Köşkü ile Yalova’ya da köşkler
yaptırmış ve hem dinlenme hem de çalışma yapmak üzere belirli zamanlarda
Yalova’ya gelmiştir.
Ayrıca Prof.Dr. Arif Müfit Mansel’e yörenin tarihi geçmişi ile ilgili
araştırmalar yaptırmıştır.Mansel’in çalışmaları 1936 yılında yayınlanmıştır.
Termal; Yalova’ya 12 km. mesafede bulunur ve ulaşımı kolaydır. Çok işlek bir hat
olan ve gece gündüz gidiş dönüş olanağı bulunan Yalova-Termal karayolunun yanı
sıra Termal-Çınarcık yolu da ulaşım kolaylığına sahiptir.
Dünya insanının özlem duyduğu muhteşem bir doğa harikası, bulunmaz bir şifa
kaynağı Termal. Yemyeşil ormanları, doğal bitki örtüsü, tarihi değeri, şifalı su
kaynakları ile dünyada eşine az rastlanan ender yerlerden biridir.
2200 metre derinlikten geldiği saptanan termal suyu, içinde taşıdığı maddeler
nedeni ile 1911 yılında Roma’da yapılan Dünya Termal Suları
Değerlendirilmesi’nde Dünya Birinciliği Ödülünü kazanmıştır.
Kaplıca suları romatizmalı ve metabolizmalı hastalıklarda, sindirim sistemi,
karaciğer, safta kesesi, böbrek ve idrar yolları hastalıkları, ortopedik
operasyonlar sonrası, deri hastalıkları, psikolojik hastalıklar kadın
hastalıkları gibi rahatsızlıklara şifa dağıtmaktadır.
Termal yağışlı ve ılımlı bir iklime sahiptir. Yıllık ortalama sıcaklık 14,30
C’dir. En sıcak aylar 40–41 derece arasında değişen Temmuz ve Ağustos aylarıdır.
Eksi 10 ile en soğuk aylar ise Ocak ve Şubat aylarıdır. Karadeniz ile karasal
iklim arasında (Makro-Klima) bir özelliğe sahiptir. En hızlı rüzgâr yönü
kuzeybatıdır. Karadeniz ve Akdeniz bitki örtüsü çeşitleri vardır.
Termal; 6 Haziran 1995 tarihinde 550 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İlçe
statüsü kazandı.
Termal’e bağlı iki köy bulunmaktadır. Bunlar;
1- Akköy
2- Yenimahalle Köyü’dür.
YALOVA KENT ORMANI
Yalova’ya 29 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır. Kent Ormanı 2005 yılında
düzenlenmiş ve halkın kullanımına açılmıştır. Yalova Orman İşletme Müdürlüğü,
Çınarcık Orman İşletme Şefliği sınırlarında yer alan Çınarcık İlçesi, Teşvikiye
beldesi, Erikli yaylasında yer almaktadır. Yalova istikametinden gelecek
kullanıcılar, Çınarcık, Teşvikiye güzergahını takip ederek Armutlu, Gemlik;
Bursa istikametinden gelecek olan kullanıcılar yolu asfaltlanmış olan Hayriye,
Selimiye köyleri ve Delmece yaylası istikametinden kent ormanına ulaşabilirler.
Büyüklüğü 95 ha. olan Kent ormanının içinde görülmeye değer şelaleler, 2 km.
yürüyüş patikası, çok amaçlı salon, çocuk oyun alanları, spor alanları, oturma
ve dinlenme gurupları, tuvalet, çeşme, piknik yerleri, içme suyu ve lavabolar,
asma köprü, seyir terasları, Erikli çifte şelaleleri, ıhlamur, kestane, meşe,
gürgen, kayın ve çam ağaçları ile bezenmiş, her türlü kuş sesi eşliğinde doğanın
insanlara sunduğu tüm güzelliklerin bir arada yaşanabilecek nadide güzelliklerin
bulunduğu eşsiz bir mekândır.
Kent ormanlarının kuruluş amacı ve özelliği gereği kullanıcılar tarafından ateş
yakılmaması öngörülmekte, halkın rekreasyon ihtiyacının karşılanması
hedeflenmektedir. Giriş ücretsiz olup, mangal yakmak isteyenler için Kent ormanı
yakınında şahıslara ait yerler mevcuttur.
Kent ormanının bulunduğu alanda asli orman ağaçlarından kayın, karaçam, meşe
geniş yayılış göstermekte olup, az miktarda kestane, gürgen, dış budak,
Akçaağaç, çınar, kızılağaç, ıhlamur, yabani kiraz, yabani erik mevcuttur.
Çalımsı veya otsu bitkilerden katırtırnağı, yabani sarmaşık, kekik, hiperikum,
güzellik çalısı, kocayemiş, pençe çalısı Kent ormanına ayrı bir güzellik
katmaktadır.
Bu alanda hayvan ve kuş türleri arasında ayı, yaban domuzu, tilki, sincap,
kertenkele, çakal, porsuk, kirpi, tavşan, kaplumbağa, yılan, üveyik, tahtalı
güvercin, bıldırcın, çil, karatavuk, sığırcık, sakarmeke, çulluk, atmaca, çil
keklik, ağaçkakan sayılabilir.
DELMECE YAYLASI
Yalova’nın en çok tanınan yaylaları, Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin
güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası Çınarcık
İlçesi’ne bağlı Teşvikiye Beldesinden çıkılan ve sahilden 17 km içeride, tamamı
asfalt yol olan ve çok geniş düzlük bir alanı kaplayan, eşsiz doğal güzelliklere
sahiptir.
Bu büyük alanda çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan çeşitli ağaç
türlerinin, yakın çevresinde şelalelerin ve “dipsiz göl” olarak bilinen derin
bir krater gölünün bulunduğu doğa harikası’nın yanı sıra “şifalı su” diye
bilinen birde içme su kaynağı vardır.
Ayrıca Teşvikiye beldesi’nde bulunan Delmece Yaylası doğal yürüyüş parkurları
ile farklı doğal güzellikleri yaşayarak ulaşabileceğiniz seçenekler sunması
bakımından çok ilgi çekicidir. Delmece Yaylası alanı 400 dönüm olup, üzerinde 60
hane ahşap ve 20 hane kargır bina bulunmaktadır. Yaylanın bulunduğu alanın
tamamı 2/B orman arazisi kapsamındadır.
Bu doğal güzelliklerin tanıtımı amacıyla 2004 yılında TÜRSAB yönetim kurulu
üyeleri ile ulusal ve yerel basın yayın kuruluşlarıyla tanıtım amaçlı İnfo
gezisi düzenlenmiştir. Ayrıca ilki 2005 yılı temmuz ayında, ikincisi 24–25
Haziran 2006, üçüncüsü 30 Haziran -01 Temmuz 2007 tarihlerinde olmak üzere 2 gün
süreli ve yaklaşık 15-20 bin kişinin katılımıyla Delmece Yayla Şenlikleri
düzenlenmiştir.
Bölgeye olan ilgi her geçen gün artmakta olup, özellikle doğaseverler ve büyük
şehirlerin stres ve gürültüsünden kaçmak isteyenler tarafından yoğun olarak
tercih edilmektedir.
KARLIK YAYLASI
Çınarcık İlçesi, Esenköy Beldesinin merkezinden 8 km mesafede olup doğal yürüyüş
parkurlarıyla ve motorlu araçlarla olmak üzere ulaşılabilir konumdadır. Denizden
700 mt yükseklikte olan yayla etrafında her türlü orman ağaçları, içme suları ve
endemik bitkiler bulunmaktadır.
Kış aylarında sularla kaplı olmasından dolayı göl görünümünde olan yayla yazın
gelmesiyle birlikte yemyeşil bitki örtüsüyle kaplanır.
BÜYÜK DİPSİZ GÖL
Teşvikiye beldesine yaklaşık 10 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır. Yalova
Orman İşletme Müdürlüğü, Çınarcık Orman İşletme Şefliği sınırlarında yer alan
Çınarcık İlçesi, Teşvikiye beldesi, Erikli yaylasında yer almaktadır. Yalova
istikametinden gelecek kullanıcılar, Çınarcık, Teşvikiye güzergâhını takip
ederek, Armutlu, Gemlik; Bursa istikametinden gelecek olan kullanıcılar yolu
asfaltlanmış olan Hayriye, Selimiye köyleri ve Delmece yaylası istikametinden
kent ormanına ulaşabilirler.
Kent ormanından 2,5 Km mesafede 530 metre rakımda bulunan büyük dipsiz göl
çevrelerinde bulunan zengin orman florası ve yaban hayatı yönünden yedi göller
bölgesindeki güzellikleri aratmayacak niteliktedir.
KÜÇÜK DİPSİZ GÖL
Teşvikiye beldesine yaklaşık 10 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır. Yalova
Orman İşletme Müdürlüğü, Çınarcık Orman İşletme Şefliği sınırlarında yer alan
Çınarcık İlçesi, Teşvikiye beldesi, Erikli yaylasında yer almaktadır. Yalova
istikametinden gelecek kullanıcılar, Çınarcık, Teşvikiye güzergâhını takip
ederek, Armutlu, Gemlik; Bursa istikametinden gelecek olan kullanıcılar yolu
asfaltlanmış olan Hayriye, Selimiye köyleri ve Delmece yaylası istikametinden
kent ormanına ulaşabilirler.
Kent ormanından 4 Km mesafede 570 metre rakımda olan küçük dipsiz göl
çevrelerinde bulunan zengin orman florası ve yaban hayatı yönünden yedi göller
bölgesindeki güzellikleri aratmayacak niteliktedir.
SUDÜŞEN ŞELALESİ
Termal İlçesi Üvezpınar Köyü'nden 8 km uzaklıkta bulunan Sudüşen Şelalesi ve
çevresi doğa tutkunlarına muhteşem bir şölen sunar. Şelaleye giden yol, rahat ve
doğal bir yürüyüş parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun
olarak tercih edilmektedir. Şelaleye çıkarken eşsiz bir baraj gölü, Marmara
Denizi manzarası ve çok çeşitli orman faunası ile karşılaşılır ki, bu güzergâh
foto safari, doğa yürüyüşü ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Panorama
tepesi denizden 120 m. yükseklikte ve her mevsim yeşil bitki örtüsü ile kaplı
çok güzel görüntülere sahip bir alandır.
ERİKLİ ÇİFTE ŞELALELERİ
Kent Ormanı içinden geçilerek ulaşılabilinen ERİKLİ ÇİFTE ŞELALELERİ ve çevresi
, doğanın eşsiz güzelliklerini bünyesinde barındırmakta ve ziyaretçilere
sunmaktadır. 2 km patika yürüyüş yolunu kullanılarak, asma köprü ve seyir
teraslarından geçilerek ulaşılan şelaleler, kamp kurmak ve trakking yapmak için
harika bir mekandır.
ESENKÖY ŞELALESİ
Esenköy Beldesi, Çınarcık İlçesine bağlı batısında Armutlu ilçesi sınırında
bulunan Çalıderesi, doğusunda Şenköy sınırında bulunan Engere mevkii, kuzeyinde
Marmara Denizi ve güneyinde Samanlı Dağları ile çevrilidir. Çınarcık İlçesine
uzaklığı 15 km olan Esenköy’ ün Yalova İline uzaklığı 32 km’dir. 10 km’lik bir
sahil şeridine sahip olan Esenköy Marmara’nın en güzel tatil Beldelerinden
biridir.
Eski adı "Katırlı" olan belde yüzyıl başında Yalova bölgesinin en kalabalık, en
zengin Rum köylerinden biriydi. Çalışkan köylüler, deniz kıyısından başlayıp,
yürüyerek 1,5 saatte ulaşılan sarp dağ tepelerine kadar her yeri zeytinlik
yapmış, aralarını kestane, ceviz ve meyve ağaçlarıyla zenginleştirmişti.
1970’lerin başında balık ihracatı ve pansiyon turizmiyle hareketlenen köy
ekonomisi, 1980’lerde tamamen turizme yöneldi. Bunun yanı sıra beldenin en
önemli gelir kaynakları balıkçılık,dağcılık, pansiyonculuk ve zeytincilik olarak
sayılabilir. Az miktarda da olsa hayvancılık ve sebze üretimi de vardır.
Beldenin iklimi yazları sıcak, kışları ılık ve yağışlıdır. Belde genelde poyraz
ve lodos rüzgarlarının etkisindedir.Bitki örtüsü, zeytin ağaçları ve yeşilin her
rengini taşıyan gür ormanlıktır.
Çalderesi, 920 metre yüksekliğindeki Taz Dağından doğar ve kısa bir süre sonra
(7-8 km) denize dökülür. Bu yüzden Doğukaradeniz derelerine benzer şekilde
yüksek debili ve bol şelaleli bir fiziksel yapıya sahiptir. Parkur hemen
başlangıçta, adeta derenin karakteristik yapısını tarif eden bir şelale ile
başlar. Ama bu ilk şelale ile başlayan ilk kaya tırmanışı, yürüyüşçülerin
adrenalinini bir miktar arttırır. Dere içinde, ağaçların gölgelediği bu serin ve
zevkli parkurun büyüsüne kapılıp, dikkatinizi bastığınız yerden de fazla
ayırmayın. Mümkünse parkurun sonuna kadar yürüyün ve büyük şelaleye tırmanıp,
havuzunda suya girmenin zevkini tadın. Yürüyüş bu şekliyle gidiş dönüş yaklaşık
beş-altı saat sürer. Karlık parkuru tamamen ormanlarla kaplı olup bitiş
noktasında kış aylarında masmavi bir göl yaz aylarında ise yemyeşil bir yayla
olarak sizi karşılar.