Milli Parkın isminin verilmesini sağlayan yedi adet heyelan gölü
bulunmaktadır 2019 Hektar Büyüklüğündeki Yedigöller havzası;kayan kütlelerin
vadilerin önlerini kapaması sonucunda oluşan ,yüzeysel ve yer altı akışları i le
birbirlerine bağlı ,güneyden kuzeye 1500 m lik mesafe içerisinde sıralanan
Sazlıgöl(5950 m2 ),İcegöl(1036 m2),Nazlıgöl(15780 m2),Küçükgöl(2170 m2) ,Deringöl(15063
m2),Büyükgöl(24895 m2) ve Seringöl(1758 m2),gibi yedi heyelan gölünden
oluşmuştur.
SAZLIGÖL
derelerden gelen malzemelerle büyük bir kısımı dolan göldür.gölün üst
kısımlarında sazlar bulunduğundan bu ismi almıştır.içerisinde gümüş balığı ve
diğer alabalık türleri bulunmaktadır.bu gölde avlanmak yasaktır.
İNCEGÖL
ince ve uzun olması nedeni ile İncegöl ismini almıştır. 2 M derinliğe
sahiptir.(1036 m2) alana sahip oldukça küçük göldür.Milli parktaki bungalowların
kenarında olup ,fotoğraf ve filim çekimi için uygun bir göldür.içerisinde gümüş
balığı bulunmaktadır avlanmak bu gölde yasaktır.
KURUGÖL
Nazlıgöl'ün hemen yanında bulunan Kurugöl,Nazlıgöl'ün sularının fazla olduğu
zamanlarda(Nisan-Mayıs ) aylarında su ile dolmakta yaklaşık 150 m2 alanına sahip
oldukça küçük bir göldür.yılın büyük bir bölümünde su bulunmadığından kuru göl
olarak adlandırılmaktadır.
NAZLIGÖL
Nazlıgöl dip kaçakları nedeniyle su tutma gücünden yoksundur.Derinliği mevsimden
mevsime değişmekte ve 5-10 m arasında olabilmektedir.sularının fazla olduğu
ilkbahar aylarında büyüklüğü 20.000 m2 'yi geçmektedir.gölde bulunan
balıktürleri Gökkuşağı Alabalığı ve gümüş balığıdır.
DERİNGÖL
Deringöl,sportif avlanmanın yapılması ve çevresinde gezi patikalarının olması
nedeni ile Ziyaretçilerin dikkatini çeken bir göldür. yer yer 10 m derinliğe
sahip olan göl derin olması nedeni ile Deringöl ismini almıştır.gölde bulunan
balık türleri;Gökkuşağı Alabalığı,Dere Alası ,Abant Alası gibi balıklar
bulunmaktadır.
BÜYÜKGÖL
En büyük göl olup en derin yeri 16 m bulmaktadır.Takvimlere konu olan ahşap
köprüsü,iki adet seyir iskelesi etrafında gezilmesini sağlayan patikaları ve
alabalık avına açılması ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmektedir.Her yıl
sportif avlanmaya açılan bu gölde dere alası,Gökkuşağı Alabalığı ,Abant
Alası,Kadife Sazanı,bulunmaktadır.
SERİNGÖL
Geçmişte Gökkuşağı Alabalığı üretiminin devamlılığını sağlamak amacı ile bu
gölde anaç balıkların yetiştirilmesinde önemli görevler üstlenmiştir.ayrıca
serin gölün çıkışına yapılan beton regületörlerle tahliye olan su Hidro elektrik
santralinin çalışması sağlanmaktadır.buradan çıkan su aynı zamanda alabalık
üretme ve yetiştirme istasyonunun su ihtiyacını karşılamaktadır.gölün enderin
kısımı 2 m dir.
Sonbahar ve kış mevsiminin en güzel yaşandığı yerlerin başında, hiç kuşkusuz
Bolu, Yedigöller geliyor. Doğa severlerin yorgunluklarından sıyrılıp, doğayla
başbaşa kalabilecekleri dinlendirici ortam, birçok güzelliği gözler önüne
seriyor.
Batı Karadeniz Bölgesi''nde, dere, ırmak ve vadiler arasında yer alan Yedigöller
Milli Parkı, çeşit çeşit ağaç bezeli, ortasında yüzük taşı gibi göllerin yer
aldığı bir yöremiz. Yeşilin her türünün görülebildiği ortamda, pırıl pırıl,
oksijeni bol, soğuk sularda yaşayan alabalıklar, yaban hayatının parçası.
Geyikler, karacalar, tilki, sincap, tavşan ve kuşlar da cabası.
Renk Anatomisi
Yedigöller''e adını veren yedi göl, vadi boyunca yer kaymaları ve vadi önlerinin
tıkanmasıyla ortaya çıkan çukurlardan meydana gelmiş. Karadeniz suyunun
yardımıyla oluşan heyelan gölleri, Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl,
Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl isimleri ile anılıyorlar. Göller çevrelerinde
oluşan bitki yapısı itibariyle her biri ayrı karakter taşıyor. 2900 hektarlık
Yedigöller Milli Parkı içinde kayın, meşe, gürgen, kızılağaç, karaağaç, karaçam,
dişbudak, sarıçam, köknar, ıhlamur gibi ağaçlar var. Fındık, alıç, üvez türü
bodur bitkileri, eğrelti otlarını ve rengarenk çiçekleri de unutmamak gerek.
Her mevsim değişen renk tonlarına sahip 200''ü aşkın çeşidiyle bitki örtüsü,
sabah ve akşam saatlerinde ormanın derinliklerine süzülen asil ışıklarla
olağanüstü güzellikte bir renk armonisi sergiliyor. Dinlenme, gezi, piknik
amaçlı gelenler olduğu kadar, botanikçiler, hatta fotoğraf tutkunlarına da
rastlanan Yedigöller de doğa, ziyaretçilerine mükemmel bir görsel şölen sunuyor.
Kademeli vadide yer alan yedi gölün aralarındaki çağlayanlar, seyir terasları
ile görsel lezzet yöreye has özelliklerle bütünleşiyor.
Göllerin arasında
Dört mevsimde dört ayrı güzellik taşıyan yörede, şüphesiz en şiirsel ortam
sonbaharda yaşanıyor. Sık çam ağaçları arasından Yedigöller''in kalbine Bolu
yönünden inenleri, önce küçük bir kulübe karşılıyor. Arazi düzleşince Orman
Bölge müdürlüğünün konaklama üniteleri karşınızda yer alırken, solunuzda tarifi
kelimelerle ifade etmenin oldukça zor olduğu iç içe girmiş iki şirin göl,
görenleri tam manasıyla büyülüyor. Birinci gölün kıyısında yürümeye
başladığınızda uzun boylu ağaçlar etrafınızı sararken doğanın gizli, saklı
ikinci sürprizi yansıyan ışıkları ile sizi teslim alıyor.
Bu bölümde doğa yapısı göle güçlü bir akustik sağlıyor. Konuşmalarınız,
çevredeki kuşların seslerine karışan suses efektleri bile, ekolu ve farklı
duyuluyor.! Göl yüzeyinin bir kısmını yeşil bitki örtüsü örterken gölün uzak
kıyısı yosunsu bitkiler, bodur çalılıklarla son buluyor. Ayrılmak istemiyorsunuz
fakat, gezi parkuru kuytu bölümleriyle ziyaretçileri daha bir çok kez şaşırtmaya
devam ediyor. Konaklama üniteleri önünden göl isimleri veyerlerinin gösterildiği
harita panoya paralel ilerlediğinizde araçların park edildiği alan bitiminde
daha büyükçe bir göl ile,küçük çaplı şelalelerin oluştuğu bölüm sağınızda
kalırken, solunuzda beliren panoramik tablo karşısında ifade zorluğu
yaşıyorsunuz.
Bu bölüm piknik masaları ile düzenlenmiş, kıyıda bir de ağaç masalı teras
barındırıyor. Tartışmasız Yedigöller''in en keyifli bakış açısına sahip teras ve
çevresi, her mevsimde suya vuran farklı renklerle başkalaşan kocaman göl
yüzeyinde, ayna misali gördüklerinizi ikiye katlıyor. Zamanın durduğu hissine
kapılmanıza neden olan durgunlukta, tüm kaslarınız gevşiyor, eğer varsa kafanızı
kurcalayan sorunları unutabiliyorsunuz. Tek tük kapı çalınır gibi duyacağınız
tak tak sesinin nereden geldiğini merak ederseniz başınızı ağaçların uç
kısımlarına doğru bakarak bu merakınızı giderebilirsiniz.! Gri renkli gövdeleri,
güçlü gagaları ve kuvvetli boyun yapısına sahip ağaçkakanlar, bıkıp usanmadan
çıkardıkları seslerle varlıklarını hissettiriyorlar.
Sonbaharın lütfu, kızarıp dökülen yapraklarla adeta kırmızı halı döşenmiş gibi
uzanan zemin üzerinde yürürken bazen ilginç şekilli, melon şapkalı oldukça iri
mantarlar fotoğraf severlere kompozisyon olabiliyor. Büyük gölün en süslü yerini
kolye misali ahşap bir köprü tamamlarken, kıyı yamaçları ağaç masalar ters
ışıkla yıkanıp renkleniyor. Özellikle Güneşin dik geldiği öğle saatlerinde
aydınlanıp, sihirli renklere boyanan Büyük Göl ve diğerler göller, günün
ilerleyen saatlerinde ışık huzmelerini çabuk kaybedip, akşama da erken veda
ediyorlar.
Milli parkta, piknik için gelenlere hazırlanmış ahşap masalar ve ocaklar
bulunuyor. Yiyecek ve içeceklerinizi beraberinizde getirdiyseniz göl manzaralı
masalardan birine yerleşebilirsiniz. Yakacağınız mangalda et,balık, tavuk ızgara
yapabilirsiniz. Mönünüzü daha da zenginleştirmek istiyorsanız, alabalık üretim
çiftliğinden alabileceğiniz veya bilet karşılığı gölden tutabileceğiniz göl
alası ve gökkuşağı türü alabalıklarınlezzetine güvenebilirsiniz.
Çeşitli çeşmeler su ihtiyacını karşılarken, şarap ve benzeri içecekleri
beraberlerinde getirenler yudumlarında doğayı damaklarında hissediyorlar. Bolu
Dağı üzerindeki bal ve yöresel meyveler dikkatinizi çekecektir. Koru Otelin
marketi yöresel peynirlerin, reçellerin ve çeşitli gıda ürünleri ile hediyelik
eşyaların alternatifli olarak bulunabilen yerlerden biri.
1965 yılında milli park statüsüne alınan Yedigöller''e giriş için her iki yön
den de alternatifiniz bulunuyor. İstanbul-Ankara yolunun Bolu il sınırları
içindeki Yeniçağa Kavşağı''nı döndükten sonra karşınıza çıkanyol, sizi cennete
götürüyor. Yaz, kış açık olmasına rağmen, 42 kilometrelik manzaralı orman
yolunun ilk kilometreleri asfalt, sonraları virajlı ve stabilize durumda. Bolu
kent merkezinden başlamak üzere orman içi yolculuğunuza yön tabelaları ile devam
ediyorsunuz. Bir tarafı dağ diğer tarafı yamaç olan iki şeritli orman içi yol
boyunca kış mevsiminde seyredenler, mümkün olabildiğince yolu ortalamalı, yol
kenarlarında oluşan zemini sulu, alçak seviyeli çukur bölüme düşmemeye özen
göstermeliler.
42 km lik parkurun ilk 15-20 kilometresinde yol karlı ve buzlu olsa da göller
bölgesinde nispeten karsız bir ortam bulunuyor. Aracınızın yakıt deposunu
doldurabileceğiniz son istasyon, Bolu Dağı, Koru Motel yanı Petrol Ofisi
olabilir. Yedigöller Milli Parkına gitmek için, eğer kış aylarının yoğun
hissedildiği bir zamanı seçtiyseniz ve dozerle yolaçma çalışmasına rağmen
ilerlemekte güçlük çekiyorsanız, aynı yere Devrek yönünden gelmek de mümkün.
Araçlar bu güzergahla daha düşük bir kot seviyesinde yol aldıkları için, hiç
karlı zemin görmeden aynı noktaya ulaşabiliyorlar.
Bu hatta yol boyunca akan dere, size paralelinizde eşlik ederken, yatağında yer
alan ve suyun yüksek zamanlarında etkisinde kalarak deforme olmuş oldukça ilginç
gövdeli ulu çınar ağaçları da görmenize olanak tanıyor. Gezinizin devamında yol
ikiye ayrılıyor. Devrek, Mengen, Bartın ve sayısız tünel geçilerek ulaşılan
Yenice-Karabük yolu sonrasında Safranbolu, Yörük Köyü, Pınarbaşı kendine has
özellikleri ile sizleri bekliyor.